Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi “Hacc-ı Nebi” Geleneği

Dinî hayatı çok zengin gelenekler ile zenginleştirerek yaşayan ve yaşatan Osmanlı İslam Kültürü’nün izlerini takip ederken karşımıza çok manidâr örfler çıkmaya devam etmektedir. Bunlardan bir tanesi de Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi yapılan “Hacc-ı Nebi” kutlamalarıdır. Evet yanlış okumadınız: Osmanlı Medine-i Münevveresinde Mi’raç kandili zamanlarında yapılan Hacc-ı Nebi kutlamaları. Bu kutlamalardan bizi haberdar eden Hüseyin Vassaf…

Read more

Bir Zannın Vebali: Şeyh Hadi’nin Hikayesi

Gördüklerimiz her zaman hakikat midir? Yoksa gözümüzün gördüğü, kalbimizin zannına mı yenik düşer? İşte bir mahalle halkının “takva” adına nasıl bir yıkıma sebep olduğunun ve yirmi yıllık bitmek bilmeyen bir pişmanlığın öyküsü. Yaklaşık 20 sene önceydi. Namaz kılmak için genelde mahallemizdeki camiye giderdik. Camimizin hocası Şeyh Hadi adında bir hocaydı. Mahalleli tarafından sevilen, sayılan ve…

Read more

Büyük İslam Mütefekkiri Merhum Ahmed Selim’den Vecîz Hakikatler

1- Özeleştiri yapamayan, eleştiri de yapmamalıdır. 2- Ailenin kalp atışları medeniyetin şaşmaz göstergesidir. 3- Parasız hiçbir şey olmuyorsa, parayla da hiçbir şey olmaz. 4- Düşünce üretme gücünde ve samimiyetinde olanlar çözüm, olmayanlar ise düğüm üretir. Goethe, “Çözüme katkı sunmayan, problemin bir parçası olur.” diyor. 5- İnsan kendini yabancılaştırarak da yalnızlaşır ve hiç farkına varmaz. 6-…

Read more

Yol, Yolcu, Yolculuk, Yolluk ve Yolun Sonu -Sâlik, Sülûk, Meslek, Meşreb ve Maksat-

Tasavvufta sâlik, sülûk, meslek, meşreb ve maksad (vuslat) kavramları vardır. İslam Tasavvufunun modern çağlarda doğrudan asr-ı saadetten filizlenmiş bir dalı olan Risale-i Nur Mesleğinde de, bu kavramlar ve bunların eşanlamlıları veya çağrıştıranları olarak ‘yol, yolcu, yolculuk, yolluk ve yolun sonu” manasına pekçok metaforlar sıkça kullanılır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ne göre her insan, kainat çöllerinde…

Read more

Gez-Göz-Arpacık Metaforu ‘Risale-i Nur Tasavvufu’na Bir Nazar-ı Vukûfî: Tahmîdiye Örneğine Giriş

          Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) “Tarikatsız Cennete gidenler çoktur, fakat imansız Cennete giden yoktur.” (Nursî, Mektubât / 5. Mektup) gibi sözleri, “velayet-i kübra” ile “velayet-i suğra” arasındaki farkı, talebelerine görsel bir temsille anlattığı o meşhur tesbih hatırası ve “Zaman tarikat zamanı değildir, imanı kurtarma zamanıdır” şeklindeki yönlendirmeleri sebebiyle, Biz,…

Read more

Afganî Ali

İster büyük annemin Şia aşkına verin isterseniz vesile-i dünyamın Aliliğine verin. Ana diyârımın Acemliği, ata diyârımın Araplığı beni Özbek diyarımdan uzak eylemesin. Gel… Gel ey Oğuz boyu… Gel ey Hub soyu… Gel ey Hazar yolcusu, gel! Yeşiller diyarında kalan bir oyundu! Gel oyun bitmeden, gel! Yolcu küsmeden gel! Ruhumu üzmeden gel! Gel ey can yoldaşım!…

Read more

Başörtülü Kadınların Değişen Hükümetler ile Değişmeyen Kaderi

Türkiye’de yaşanan birçok ciddi toplumsal hareketin yan oyuncusu, deyim yerindeyse figüranı ve adeta kuklası hep başörtülü kadınlar olmuştur. Bu tespit her ne kadar „dost acı söyler“ kabilinden ağır bir itham gibi görünse de tarihsel gerçeklik bu tabloyu desteklemektedir. 28 Şubat döneminde ellerine kelepçe vurulup hapse gönderilenlerin ezici çoğunluğu, hatta tamamı; başörtülü, dindar ve muhafazakar bir…

Read more

Neden Sen

Hayat bazen hiç beklemediğiniz bir yerden sorular sorar size. Bir anda omuzlarınıza çöken bir ağırlık, kalbinize düşen bir sızı ve zihninizde dönüp duran o inatçı soru: “Neden ben?” Hâlbuki her “Neden?” sorusu, aslında gizli bir davetin kapısını aralar. Belki de sorulması gereken asıl soru şudur: “Neden ben olmayayım?” Bir imtihanla karşılaştığınızda “Neden ben?” demeyin. Çünkü…

Read more

Halîlü’l-İnsan : Halîlu’r-Rahman İnsânî Dost’luktan İlahî Dost’luğa

“… Saadet kendinin olan kuvvet demektir; umutla kâinata emniyet demektir. Varlıkların tam saadet verebileceklerine inanmak, geçici ve aldatıcı olana bağlanmaktır. Ruh ise kuvvetlerin kuvvetini yaratıcıdır. Ruhun bütünlüğüne ulaşamayan insan kuvvetsizdir. O benliğe yabancıdır, kâinatın kör bir esiridir. Bu insan, kuvvetini yok edici insiyakların tatminile iktidarsızlığa gömüldükçe benliğinden her gün bir parça uzaklaşmaktadır. (Mabedde) umumî bir…

Read more

Aşıklar (!) gördük kafirleşmişler. Mâşuk zannedilenleri gördük putlaşmışlar !

Bizi bekleyin. Seferdeyiz. Sabredin. Size söyleyeceğiz…. “Aşk” demiştik. Başka bir sevdâ değildi bu. Vedûd diyarının sesi idi Aşk ! Aşk idi “levlâk” Sahibi’ne kavuşan. Aşk idi Hz.Adem’e (a.s) maya olan ! Aşk idi “Benî Adem”e nur olan, huzur olan. Mâdem “Kâbemsin” demişti aşkın küçüğü Aşk’ın Ekber’ine ? Aşk idi sarhoş serserileri ayıltan ! Aşk idi…

Read more

Vuslat

Kavuşmak bir gündüz heyecanı, bir bahar nağmesi, kocaman bir umudu insanın. İçinde yıllarca arayıp dolaştırdığı çiçek… Bir ummanın nihayetini merak ettiğinde, bulduğun bir yunus balığı belki. Rüzgârın deli deli eserken çıkardığı ses… Dalgaların kıyıya çarparken çıkardığı o muazzam yayılışı… Vapurun kıyıya yanaşırken lastiklere çarpışının iç gıcırtısı… Her şey bir şeye kavuşuyor. Her âşığın bir maşuku…

Read more

Kırk Satır

Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben derdime nâmeleri dökülürken dilinden, bir derviş kalenderliğinde tevâzu örtüsüne bürünmüştü benliği. İnsan kendini kime şikâyet edebilirdi ki, kendini kendine dâhî şikâyet edemezken üstelik. Her vukû kendi irâdesine bağlı değil miydi insanın? Ah kesip atabilseydi kangren olmuş tüm merhabaları, yediği tokatın tadına doyamamış gibi diğer yanağını da çevirmemeyi becerebilseydi insan. Zannettiklerimin…

Read more

Uçurumun Kenarındaki Hayatlar: Dışlanmışlığın Vicdani Sorumluluğu

Reels izlerken bazı gençlerin bir kaç videosuna rastladım. Edindiğim izlenimlere göre; hayatı boyunca şiddet gören, kişiliği -çarpık ilişkilerin gölgesinde- fıtrata ters şekillenen, talihsiz hayatlara sahip, sayıları hiç de azımsanamayacak kadar çok bir sürü genç insan batılı bir takım bozuk güruhun “deforme olmuş ahlâki mirasçısı” gibi yakışmasa da kendilerine ait olmayan çok çirkin bir bayrak yarışı…

Read more

Sessizleşen Vicdan: Şeytanın En Ustaca Fısıltısı

İnsanlara beklemedikleri anlarda, beklemedikleri yönlerden pusu kurarak telkinlerini veren şeytan, fısıldadığı kötü düşünceleri etkili kılmak için kişinin vicdanının devreden çıkması gerektiğinin bilincindedir. Bu nedenle gerçek kimliğini saklar ve verdiği telkinleri insanlara vicdanlarının sesiymiş gibi göstermeye çalışır. Bunun için kullandığı yöntem ise, ‘Allah’ın adını kullanarak yaklaşmak’tır. Organize ordusuyla birlikte insanları gözleyen şeytan, onların zayıf noktalarını, nelerin…

Read more

Sokakta Beşinci Gün 2

    Yine isteksizlik vardı ama nedeni farklı idi sanki. Görünen o ki, sokağa alışıyorum. Bu iyi midir? Cevabını verebilmek için çok erken. Zaman hükmünü verecektir. İsteksizdim, çünkü birkaç gün önce sokakta aradığım cevaplarımla ilgili bir dostumla görüşmüştüm. Kadın ve inanç, dedim, en önemli iki konu. Kendim için cevaplarımı bulmalıyım. Kendime rağmen, gerektiğince, dayanabildiğimce tüm…

Read more

Samimiyetle Ebeveyn Olmak : Kalpten Kalbe Bir Yolculuk

Her evin bir dili vardır. Kahkahanın eksik olmadığı evler de vardır, sessizliğin ağır bastığı evler de… Kimi evde çocuklar koşuşturur, kimi evde bir sandalye yalnız bekler. Ama tüm evlerin ortak bir duası vardır: “Birbirimizi anlayalım. Kaybetmeden sevelim.” Ebeveynlik, insanın kendi içine yaptığı en derin yolculuktur. Bir ucunda şefkat, bir ucunda sabır, bir ucunda da içimizi…

Read more

İdrakin Sınırları ve Kalbin İzdihamı

Gözler O’nu idrak etmez, Gözleri O idrak eder; öyle Latif, öyle Habîr’dir O. Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah’ındır. Allah, her şeyi kuşatandır. (Her an yaratan ve varlıkta tutandır.) Aynalar da susar. Ârif ifadesi ‘ayn’ına çarptığında anlarsın susman gerektiğini. ‘Ayn’ın sustuğunda aynalar da susar.Susar aynalar aynı olduğunda; yani kendine değil, kendi özüne bakmaya başladığında…

Read more

Özgürlüğün Sınırları ve Modern Birey

Modern birey dendiğinde akla, teorinin dışında, insanın algısında; eğitimli, çağdaş düşünen, farklı yaşayan, toplumla mesafeli, her türlü yeniliğe açık ve saygı duyan, bireysel yaşamayı seven, haz düşkünü (hedonist), bedensel haz ve doyumunu önemseyen, bencilce günü yaşayan, geleneksel değerlerinden arınmış, kendi standartlarında medenileşmiş bir „bedevi“ imajı şekilleniyor hafızamda. Modern yaşam biçimini içselleştirmiş bazı kişiler, şefkat, merhamet…

Read more

Elimizdeki Sermaye Eriyor

Sermaye olmadan bir iş, bir başarı olabilir mi ? Her işin ve kazancın olmazsa olmazı elbette sermayedir. Peki en şerefli yaratılan insan için sermaye nedir? İnsan için verilen her şey sermayedir. Hayatın kendisi, hayatı oluşturan devam ettiren ve hayata hizmet eden her şey sermayedir aslında. Ama insan, bunca nimet olarak verilen sermayenin farkında mı. Eğer…

Read more

Alınterinde Yetişen Saadet Çiçekleri

“Fransız resim sanatının önemli simalarından Henri Matisse (1869-1954), Auguste Renoir’dan (1841-1919) 28 yaş daha genç olmasına karşın, iki ünlü ressam iyi arkadaşlardı ve sık sık görüşürlerdi. Hayatının sonlarına doğru Güney Fransa’da bir köye yerleşen yaşlı Renoir, son on yılında evinden çıkamazken Matisse onu hemen her gün ziyaret etti. Romatizma nedeniyle neredeyse hiç hareket edemeyen Renoir…

Read more

KAFİR OL Kİ MÜ’MİN OLABİLESİN!

Lâilâhe illallâh. Nefy ve ispat içeren iki karşıt cümlecikten oluşan, ve imanın cevheri ve İslam’ın temel taşı olan bu kelime-i tevhide göre: Önce münkir, sonra mü’min olunur. İnkar et ki iman edebilesin. Kafir olmadan mü’min olunmaz. Önce tam ‚kâfir‘ ol, sonra tam mü’min olursun. Yarım kâfir, yarım mü’mindir. Yarım mü’min, yarım kâfirdir. Bütün tanrıları inkar…

Read more

Çocuğun Anavatanı: Sevgi

Çocuk eğitiminin en temel koşulu, belki de tüm süreçlerin merkezinde yer alan unsur sevgidir. Çünkü sevgi yalnızca bir duygu değil; insanın varoluşunda yer alan en derin ihtiyaçlardan biridir. Sağlıklı, mutlu ve kendisiyle barışık bireyler yetiştirebilmek, çocuğun fıtratında var olan bazı beklentilerin karşılanmasına bağlıdır. İnsan, dünyaya geldiği andan itibaren şu beş temel mesajı duymaya ihtiyaç duyar:…

Read more

Cânım

Selam olsun sana ki bende bu akşam değişik elemlerden gelipte geçtim. Halim beni işgâl etsede ifşâdımı sen duyur. Tarih beni utandırdı da ne oldu ki? Atideki beni yeter ki sevindirsin. Tarihi başkasına bıraktım. Atiye kollarımı açtım. Ben koşuyorum. Belki de gönlümü kendimden emin yerlerde koşturuyorum. Orasını bilecek değilim. Ancak bu azab, dilimi konuşturyor. Bu hicrân…

Read more

Kaderini Sev ve Ölümü Unutma Üzerine

  Tevbe Suresi 51. ve Nahl Suresi 61. ayetlerin zevkiyle, “Ölümü unutma, kaderini sev” bakışıyla: De ki: “Allah bizim için ne yazdıysa, başımıza gelecek ancak odur. O bizim Mevlâmız’dır. Mü’minler, yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar.“ “Ecelleri geldiğinde de onu ne bir an geri bırakabilir, ne de bir an öne alabilirler.“ Ecel ve mevt arasındaki farkı anlamak…

Read more

Bu Devran Böyle Sürüp Gitmez

Sustuğumuz ama bizi derinden yaralayan o kadar çok şey var ki şu hayatta…Belki birçok şeye değmiyor ama insanı kendi içinde üzmeye, zehirlemeye yetiyor… Neticesi bir sürü düşünce kirliliği, yitik zamanlar ve içimizde kaybolup giden insanlar silsilesi… Eskisi kadar kafama takmasam da bazı şeyleri, bazen yine de içimin almadığı, ruhumun kabullenmediği haksızlıklar yakamı bırakmıyor.Hak ettiklerimle vazgeçtiklerimi…

Read more

Aşkın Gittiği Kapı

Defalarca gittiğin ama bıkmadığın yol… Her seferinde ayağına batan dikenleri çıkarıp, yeniden yeniden bastığın yer… Hiçbir şeye, hiç kimseye aldırmadığın ve içinde doyasıya yaşamaya devam ettiğin iklim… Zihninde gezen hayaline, yüreğinde yanan kor her eklendiğinde, bir kat daha harlanan o ateş… Aşk… Binbir türlü labirent… İçinde farklı muhayyileler, değişik kapılar ve öğrendiğin/öğreten onca şey… İçinden…

Read more

Sokakta Beşinci Gün 1

Yine isteksizlik vardı ama nedeni farklı idi sanki. Görünen o ki, sokağa alışıyorum. Bu iyi midir? Cevabını verebilmek için çok erken. Zaman hükmünü verecektir. İsteksizdim, çünkü birkaç gün önce sokakta aradığım cevaplarımla ilgili bir dostumla görüşmüştüm. Kadın ve inanç, dedim, en önemli iki konu. Ve sordum: Erkekler neden mini şort giymiyor? Herhangi bir konuya odaklandığımda,…

Read more

Değişmeyen Tek Gündem

Hayatta değişmeyen gündem var mı? Her şeyin değişip dönüştüğü şu hayatta tek değişmeyen bir şey varsa o da ölümdür. Her şeyin çok hızlı değiştiği zamanımızda gündemler de çok çabuk değişiyor. İnsan çok hızlı geçen zamana ve içinde akan hadiselere ayak uyduramıyor artık. Bu kadar çok değişime ve uyaran şeylere maruz kalmak insanı hem yoruyor hem…

Read more

Büyük Ortadoğu Projesi: Gördüklerimiz Bir İllüzyon Olabilir mi?

Hayat, algılardan ibarettir. Platon’un mağara metaforunda belirttiği gibi, yanılsama (illüzyon), aldatmaca yoluyla olmayanı olmuş gibi gösterme ya da göstermek istediği gibi yansıtmadır. Esas gerçeklik, hareketli güncel gündemlerle tozlandırılır; tarihsel arka plan düşünülmeden, olayların toplumun doğal sürecinden oluştuğu imajı verilir. Metafiziksel Çerçeve Kutsal Kitap Kur’an-ı Kerim’de, Yüce Yaratıcı’nın arş ve kürsi (yücelik ve kudret simgeleri) sırrından…

Read more

Zincirli Ömür Tamlaması

Akreple yelkovanın kavuşmamak için and içtiği gecenin içinden, derdine bir türkü saplanmış insanın içine nazar eyle gel.. Gel ki; çareyle çilenin ne kadar hısım ve bir o kadar da hasım olduğunu göresin. Gör ki; gökkubbenin kimisine yâr kimisine dâr olduğunu bilesin. Bir şiirin mısrasında yitirdiğin hayallerine sarıl ve öyle gel. Ana kucağından, baba ocağından, yâr…

Read more

Irak Çayı: Sessiz Bir Vedanın Hikâyesi

Onlarla geçen sene tanıştık. Bir arkadaşımın aracılığıyla, on yıl önce Irak’tan Türkiye’ye sığınmış bir aileyle yollarımız kesişti. Şehrin kenarına sıkışmış, duvarları yorgun ve rutubet kokan üç odalı bir evde yaşıyorlardı. Ev, bir yandan yoksulluğun sessizliğini, diğer yandan umudun ve sabrın sıcaklığını taşıyordu. Baba bir süredir ortalarda yoktu. Anne, beş çocuğuyla ayakta kalmanın yollarını bulmuştu. Sabahın…

Read more

Bir ile Sıfır

Bir! 1’in önünde ne vardır?! Sıfır! O sıfırın içinde ne vardır? Bir’den sonra ne varsa! İşte Bir olanlar vardır! Nefislerini tamamen öldürmüş yiğit oğlu yiğitler vardır! Gel, sen de sıfırla şu nefsini kardeşim! Gel, sen de çıkart at şu sayıları! Sadece Bir (c.c)’in önünde sıfır olarak! Hestiyi geride bırakarak! Terk-i hest-i değil! Terk-i terk! Sıfırlan!…

Read more

Sokaktaki Dördüncü Gün

Biraz değişiklik olsa da aynı şeyleri yaşadım. Son gün hazırlandım yine. Yazıcım arızalansa ne yaparım diye düşündüğüm halde. Gitmemek için sürekli mazeretler aradım. İlk gün yağmur nedeniyle iptal ettim, çıkmadım sokağa. Ama elimde tahtam ve masam, yola düştüğümde bazılarının garip garip bakmaları rahatsız etmedi. Şartlar sanki imtihan eder gibiydi. Tren seferlerindeki aksamalar, son anda yapılan…

Read more

Yesfikuddem Kandaki Muazzam Anlam

Allahu Teâlâ, Âdem’in bedenine “yesfikü’d-dem” kelimesiyle işaret edilen “fika” özelliğini yerleştirmiştir. FİKA; iki ayrı cevherin bir araya getirilmesi demektir. Kur’an-ı Kerim’in Bakara Sûresi 30. ayetinde geçen bu kök, yalnızca savaşçı bir mizacı değil, aynı zamanda erkek ve dişiyi oluşturan X ve Y kromozomlarının ledünnî anlamını da işaret eder. Zira Allah, Âdem’in bedeninde onun eşini de…

Read more

İslam Medeniyeti ve Terör Diyalektiği

Medeniyet, belirli bir insan topluluğu veya topluluklarının belirli bir coğrafya üzerinde belirli bir zaman içinde ortaya koydukları değerler bütünüdür… Diyalektik nedir: Zıtların birliği anlamına gelen diyalektik kavramı ise, hoşgörü dini olarak lanse edilen İslam’ın nasıl terörle bağdaştırıldığını daha net anlamak için burada vurgulanan bir kavramdır. İslam medeniyeti kavramı ise her bir kavmin ürettiği kültür değer,…

Read more

Çisenti

    İnsanın, isyânın, ikrâmın ve sevdânın sahibine hamd ile.. Asırlar boyu sevda denilen er meydanında; gölgesine sığınan, gölgesinden kaçan ve gölge olanlar kendileriyle çarpıştı. Kiminin amacı zaferdi; bir gül uğruna küle dönmeyi göze aldı. Kimi oraya nasıl ve neden geldiğinin bile idrâkinde değildi; kalbinde patlayan bir tomurcuğun heyecanıyla yetindi. Kiminin revan olmak için can…

Read more

Kaybolan Ritüeller

Bir zamanlar sabahlar, mis gibi çorba kokusuyla başlar; Akşamlar, dua sesleriyle son bulurdu. Türk aile kültüründe sofraların kalbinde, vaktiyle çorba kaynar; sonra çayın buharı yükselirdi. Sofralar kurulurken biri ekmeği böler, biri çorbayı karıştırır, biri sessizce “Afiyet olsun” derdi. Diğerleri sanki bu sözü beklermiş gibi, hep bir ağızdan ya da mırıltı hâlinde “Eline sağlık” diye karşılık…

Read more

Yalnızlık

    Geçen akşam yalnızlığın ne olduğunu düşündüm kendi kendime… O sırada ben de yalnızdım. Yalnızlığın tanımı neydi ve neye göre değişiyordu? Kimi kalabalık bir topluluğun içinde bile kendini yalnız hissedebiliyordu veya insan kendi düşüncelerini savunduğunda bile yalnız kalabiliyordu. Eşler arasında bile ödün veren, fedakâr davranan eş, kendini yalnız olarak addediyordu. Farklı düşündüğüm zaman ise…

Read more

NUH’UN GEMİSİ MÂ BAKIŞI ESİR MADDESİ

ESİR MADDESİNDEN HEM BİLİMSEL OLARAK HABERDARIZ HEM DE BİR ÇOK ÂLİMİN ANLATTIĞI NOKTADA HEM FİKİRİZDİR. Herşey Onun içinde yüzer Nihâyet Allah’tan: “Ey yer suyunu yut! Ey gök suyunu tut” emri geldi. Mim ve Ayn harfleri  ile sıçrayış yapalım Mim Mâ suyu yani esir maddesi iken Ayn bakış demektir İnsan KEŞF SEYİR VE GÖZLEMCİ KONUMUNDA İKEN…

Read more

Hayatın Anlamını Bulmak: Logoterapi, Din Psikolojisi ve Varoluşsal Sorumluluk

Modern çağın karmaşasında kaybolmuş hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Çoğumuz, bir boşluk duygusuyla mücadele ediyor ve hayatımızın daha derin bir anlamı olup olmadığını sorguluyoruz. Varoluşsal bir boşluk hissi, hayatı ve eşyayı anlama çabası, sadece modern insanın en sık karşılaştığı sorunlardan biri değildir. İlk insanlıktan bu yana insanoğlu karşılaştığı her şeyi anlama çabasında olmuştur. İlk insanın anlama çabasını…

Read more

Kökten Ufka

Gönlü güzel insan, bugün sana bir hikâye anlatmak istiyorum…   Bazı ağaçlar vardır, kökleri o kadar derinlere iner ki, toprağın katmanlarını aşar. Fırtına çıktığında, yağmurlar günlerce yağdığında ya da mevsimler kurak geçtiğinde bile dimdik ayakta kalırlar. Çünkü kökleri onlara hem geçmişin hatırasını hem de bugünün gücünü taşır. İnsan da tıpkı o ağaç gibidir. Köklerimiz; çocukluğumuzda…

Read more

Ulu Ağaçların Gölgeleri mi, Müstakilliğin Yalnızlığı mı? (2)  

(…) En Büyük Yalnız, Allah’tır. Allah kendine özel seçtiklerini yalnız kılar; onları halkla beraber olsalar da, Kendisiyle birlikte tutar, Kendisine mahsus eyler. Eşya ve insanlardan onu ruhu itibariyle o kadar ayırır ki nihayette ona Hz. Peyamber (sav)’e bırakmadığı gibi, halil (insanî dost) bile bırakmaz. Çünkü O, Allah’ın halilidir. Nitekim Allah’ın En Sevgilisi Habib-i Kibriya Efendimiz…

Read more

Ulu Ağaçların Gölgeleri mi, Müstakilliğin Yalnızlığı mı? (1)  

  Ulu Ağaçların Gölgeleri mi, Müstakilliğin Yalnızlığı mı? Mutlak tercih konumunda her ikisi de hem isabetli, hem de isabetsiz bir tercih olabilir. Bu, o şahsın ilmî ve manevî konumuna bağlı olduğu gibi, kaderin kendisine biçtiği fıtrî ve tabii ki iradî misyona da bağlıdır. Ailevî yapının, içtimâî düzenin, zamanî ve mekânî şartların fıtrî ve iradî tercihler…

Read more

Dünyayı Kıyamete Çağıran Olaylar

İnsanlığın son hızla yok oluşa sürüklendiği bu zamanda müslüman kalabilmek ne kadar zorlaştı. Halbuki insan olmak o kadar zor iken birde orda durmak daha da güç hâle geldi. Kıyametin yaklaştığını  belirten manevi ve ahlakî tüm alametler çıkmışken birde gözle görülür derecede fiziki ve doğal alametler görülmeye başlandı. Tarık yıldızının dünyaya yaklaşması gibi Zamanın kısalmasi ve …

Read more

Gelmekte Olan Tufan

Beşer büyük bir buhran, kaos  ve şaşkınlık içinde âdeta manevi bir tufan yaşıyor. Tufan hadisesi Kur’anda tekraren geçiyor, ki bu bizim için bir ibretlik levha gibi durmaktadır. Acaba o toplum helak olmadan önce nasıl bir manevi ve sosyolojik tufanı yaşıyordu. Gerçek tufanı hazırlayan nedenler, toplumu her cihetten, her yönden alçaltan şeylerdir. Bunun için şu klasik…

Read more

Kelebek

Kelebek deyince aklımıza dünyanın en güzel hayvanlarından biri gelir. Hepimizi büyüler, hiçbiri diğer eşcinslerindekilere benzemeyen kanatlarında doğanın en çarpıcı renklerini ve motiflerini taşıyan o narin yaratık. Her kelebek farklı farklı kanat desenlerine, renklerine sahiptir bilindiği gibi. Karakterleri de birbirlerinden değişik midir acaba? Havada umarsızca uçuşurken eşsiz bir zerafeti anlatır bu sevimli mahluk; insanlarda çok hoş…

Read more

Tanımlarımız

Herhangi bir konuyu ele alırken en evvel yapılacak olan şey, kavramlarımızı tanımlamak olmalı. Böylece anlaşabiliriz, anlaşılabiliriz. Herkesin hava gibi, su, ekmek gibi sürekli elinden, dilinden düşürmediği kavramlar olsa bile. Bunu yapabildiğimizce görebiliriz ki, çok farklı şeylerden bahsetme riskimiz her zaman için var imiş. Çok üstenci bir giriş oldu. Sanki bilinmiyor. Kendimle çelişiyorum. Ne olacak şimdi?…

Read more

İdeal Hayaller ve Hayal İdealler

– Nesilleri Yönlendirmede İdeal-Reel Dengesi Üzerine –   Gençliğimin ‘idealler listesi’ne çivilenen gözlerimden madde madde (damla damla) süzüldü gönlümün âhları, keşke’lere düştü. Keşke’lerim geçmişi/kaderi değiştiremezdi. Hâlin kalemi, maziye bir çizgi çekemezdi; ancak istikbali yazabilirdi. Kalemle değil, amelle yazmalıydım. el-Kalem’in yazgılarını ellerimle yaparak gerçekleştirmeliydim. Gençliğim kan-ter içinde emeklerle, emellerle, ideallerle ve hayallerle geçmişti, bari olgunluk yaşlarımı…

Read more

İnsan Nedir? 2

Bir tanım yapabilmek için mümkün olduğunca tüm kümeyi, geniş bir zaman diliminde, değişen şartları da değerlendirerek ele almak zorunluluktur. Bunu sağlayabildiğimiz ölçüde doğru sonuçlara ulaşabilmemiz mümkün olabilir. Aksi halde Sofistler gibi „Herkesin kabul etmesi gereken genel doğrular yoktur. Gerçek ve doğru dediğimiz şey, tek tek insanlara göre değişir.“ derken bulabiliriz kendimizi. Böyle bir ifade insan…

Read more

Körpe Kalemlere Merhaba

V”Dİ”SİN”İ G”ÖRENİN onu ÂN”latması Gördüğümü, kelimelere dökecek bir ses arıyorum… Emin olduğum tek şey, eğer gördüğüm benim sesimle söylenmezse, hiç söylenmeyecek olmasıdır. [And Our Faces, My Heart, Brief as Photos] Aslında, olanca netliğiyle çarpar hakikat, bir yerlerde yüzüne herkesin… Ne var ki olup biteni idrake ve ifâdeye yok imkân Eğer bir şeyi, normalde konuşulamayan yeni…

Read more

Dünya Nereye Gidiyor?

Dünyanın gidişatı hakkında herkes bir şeyler biliyor ve kötüye doğru gittiğini görüyor. Ama görmediğimiz kötülükler ne olacak? Peki bilmediğimiz ve görmediğimiz kötülükten veya günahtan sorumlu değil miyiz? Eğer bizim şerri ve günahın her çeşidini bilmemiz gerekmeseydi, Kuran’da bunlar ne diye tek tek anlatılacaktı. Kişi kötülüğü ve kötüyü tanıyacak ki ondan çekinsin ve kurtulsun. İmam-ı Âzâm’ın…

Read more

İnsan Nedir? 1

Bu soruya cevap bulabilmek için binlerce ciltlik kitaplar yazılmış. Yine de yeterli gelmiyor ki, dostlarla sohbetlerimizde cümleler cümlelere, tecrübeler tecrübelere eklenirken yolumuz bu soru ile kesişiyor. Nedendir acaba? Bilmiyor muyuz, yetinmiyor muyuz, kabul edemiyor muyuz, yaşanmışlıklarımızı açıklayamıyor muyuz? Aradığımız ne ola ki? İlmine itimat ettiğim bir şahsın, Kuran’a göre insan psikolojisinin henüz yazılmadığını söylediğini duymuştum.…

Read more

Rüya mıydı?

  Rüya mıydı, hakikat mi, seçemedim; seçilemedim. Bir sille daha yedim. Ayrılık zehrine bir kez daha yenildim. Ne olurdu, atıp gitseydim her şeyi… Terk etseydim, geriye bakmadan, zelil hapishanemi. Koşarak… Uçarak… Hızır (a.s) hızında ulaşsaydım kutlu meclisinize. Dizlerinizin dibine. Sımsıcak, sıcacık beytinize. Kabul eder miydiniz, dünyanın binbir günahını çekmiş bendenizi? Günler, haftalar, aylar sessiz sedasız……

Read more

Felsefesiz Edebiyat 1

Veya edebiyatsız felsefe? Birisini tercih etmemiz istense idi, neler söylerdik? Herkesin kendisince düşünceleri var. Bekleyişlerinin, arayışlarının, kapasitesinin, kabiliyetlerinin, tercihlerinin izlerini taşıyan… Bu çok normal bir şey. Ama ilerlemek şart. Tabii ki özgürce. İstiyorsak eğer, istediğimiz kadar, isteyenlerle birlikte. Kızım yeni evlendi. Birkaç gün önce „Nasılsınız?“ diye sordum ona. Alışmaya çalışıyorlarmış. Duygularını pek anlatmayı sevmediğini düşündüğüm…

Read more

68’li Bir Yazar

Atilla Keskin. Dernekte söyleşi organize etmişler. Programı haber veren dostum katılmaya değer olduğunu söyledi. Beni can evimden vurarak. 80 yıllık bir ömür, tecrübe, yaşanmışlık… Politik-kültürel gelişimimizi-değişimimizi ele alabilirdik, muhasebe yapabilirdik, neyi farklı yapmamız gerektiğini masaya yatırıp tartışabilirdik. Çünkü istenilen sonucu elde edemediğimiz aşikar. Atilla Keskin kimdir? Merak edenlerin, öğrenmek isteyenlerin hiç zorluk çekmeden yeterince bilgiye…

Read more

Depremlerin Arkasındaki Sebep

-Deprem ve Ötesi- Depremlerin Ege’yi beşik gibi salladığı şu günlerde, bunun ilahi bir tehdit olması ve daha önceden olmuş büyük helâkları hatırlatması açısından oldukça ürkütücü ve düşündürücü. Santorini Adası’ndaki yanardağın her an volkanik patlama yapabileceği ve bundan bin beş yüz yıl önce büyük bir patlamayla şehirleri küller altında bıraktığını biliyoruz. Bölgede yer hareketlendi. Bütün bu…

Read more

Ramazan, Bedir ve Bugün

Ramazan gelince, genelde Ramazan’la özdeşleşmiş olan şey sanki “dünyadan biraz daha el-ayak çekip, daha bir ruh ve kalbe yönelme.” Resulullah (sav) ve daha sonra nice Müslüman hele son on günde, mümkün olduğunca kendilerini ibadete vermişler. Yalnız cevap aramamız gereken bir soru var. Ne derece Dünya, ne derece Ahiret olacak. Aslında bu, genelde Müslüman’in dengesiyle ilgili…

Read more

Umut

Umut baldan tatlıdır, ama düş kırıklığı ihtimali ile mâlüldür. Kliniğe karmakarışık duygularla gittim. Beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Resmî işlemler tamamlandıktan sonra odama götürüldüm. Beni odama götüren görevli hanım gittikten sonra yatağıma oturdum ve bir hayli süre kalacağım odama şöyle bir göz gezdirdim. Dikkatimi çeken ilk şey duvardaki yağlı boya bir tablo oldu; üzerinde ‘Umut’ yazıyordu.…

Read more

Çocuklarımızın Ruhuna Dokunmak: Fedakârlığın Gerçek Anlamı

“Çocuklarım için her tür fedakârlığı yaparım.” Bu cümle hepimize tanıdık gelir. Onların iyi bir eğitim alması, sağlıklı beslenmesi, güzel kıyafetler giymesi için elimizden geleni yaparız. Ancak çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir şey vardır: Çocuklarımızın ruhsal sağlıkları. Onların iç dünyasında neler olup bittiğini ne kadar merak ediyoruz? Bu yazıda, çocuklarımızın ruhsal ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve…

Read more

DÎL ü DİL

Dîl ve dil. Gönül ve söz. Cevher ve araz. Ruh ve cesed. Zâhir/görüntü ve bâtın/hakikat. Birbirinin ikizi olması gereken bir ikili değil bunlar. Bunlar aynı şeyin iki ayrı şey olarak mevcudiyeti belki. Belki de değil, sadece zarf ve mazruf gibi bir şey. Mühim olan ikilik görüntülü birliği farketmektir. Kâinatta cebrî olan bu hassas hakikatin insanda…

Read more

 Kâfir de Kaybetti, Mü’min de Kaybetti

Musa Hub Hocamızın Hubistan köşesindeki, insanların eserlerinin de misyonlarına uygun olarak adlandırıldığı konusundaki câmi’ mülahazalarını okurken, roman üzerine bir beyanına takıldım ve o gün ve gece düşündüm, sonra sabah trende işe giderken yine camdan dışarı bakarken de üzerinde düşünmeye devam ettim. Trende yanımda uygunsuz giyimli bir bayan oturmuştu, dedim ki, “Bu insan kaybetti.” Sonra, “Eyy,…

Read more

Hayata Vurulan Son Darbe: Azrail’in Ölümü

“Külli nefsin zâikatü’l-mevt.” “Her nefis ölümü tadacaktır.” diyor Allah Kur’an’da. Bu minvalde, ölüm sözcüğünün ve ölümün günlük hayatımızın her ayrıntısında yer edindiği şu günlerde, ölümü irdelediğimizde şunlar söylenebilir: Hayat, doğum ile ölüm arasında yaşanan bir mücadele alanıdır. Bu anlamda, farklı bilim dallarında her bir filozof ve bilim insanı, kendi branşlarına uygun olarak yaşamı ve ölümü…

Read more

Zamanı Okumak

Çok önemli olduğunu söylemişti bir dost. Hatta öyle ki, hakiki iman ile bile ilişkilendirmişti. Bunu hangi gerekçelere dayandırdığını bilemiyorum. Belki grupçuluk taassubu ile söylenen bir ifade bile olabilir. Ama tamamen yanlış diyemiyorum. Çünkü son günlerde zamanı okumaya çalışıyorum. Bunun yeterli olmadığını bildiğim halde. Gerçekten imanım mıdır, bunu bana yaptıran? Ne gibi bir fayda gözetiyorum ki?…

Read more

Saygının Yalnızlığı

İki dostun telefonda dakikalarca hiçbir şey söylemeden ağladıklarını duymuştum. Bu yaşanmışlığa kendimce bir anlam yüklüyorum. Sanki sonsuzluk içime doluyor. Veya bir ortamda „Tüm sorular sorulabilmeli, utanmadan, sıkılmadan, dışlanmadan…“ dediğimde bir dostun itirazı gelmişti. “Arkadaşları peygamberimizin etrafında oturmuş dinlerler ama soramazlar. Birisi gelse, sorsa, biz de öğrensek diye beklerler.“ Bu iki durum aslında birbiri ile çelişiyor…

Read more

Helal Olmayan Gıdanın Hayatımıza Etkisi

Bugün Müslüman olarak en büyük imtihanımız, helal gıda ile haramın arasında kalmaktır. Modern hayat, bize kendi kültürünü tüm çarpıklığıyla dayattığı gibi, gıda kültürünü de öyle dayatıyor. Yeme içme tarzı onlara benzedikçe ahlakımız onlara benzedi. Şu anda ahlâkî çöküntünün altyapısında haram gıda ve tüketim olduğu gibi, imânî zaafın temelinde de bu var. Düşünce ve fikir dünyasında…

Read more

Risale-i nur Anaokulu Üzerine Bir Teşekkür E-maili

Kıymetli Musa Hocam, (…) Galiba Risale-i Nur Anaokulunda başarılı olmaya başladım, hamdolsun. Akşam, başta Resulullah (sas), Hz. Ömer (ra) ve Bediüzzaman (ks) olmak üzere diğer evliya ve melâikeden bir heyet adeta odama teşrif ettiler gibi hayal ettim. Bir melek, yatağımın dört tarafına büyük kurdeleler bağladı, onlar da dualar ettiler. Ben de “okulda başarılı olunca bana…

Read more

Modern İnsanının Anlam Sorunu

Modern insanın en temel problemlerinden birisi de “manayı” anlama problemidir. Yani hayatın anlamını öğrenme yönteminden yoksun olmasıdır. Bu durumun nedeni ise, modern insanın hayatı ve varlığı yaratan Allah’ın, varlığı anlamlandırdığı gibi anlamlandırmamasından kaynaklanmaktadır. Bir diğer problem ise varlığı yaratan Allah’ın, varlığa verdiği değerden modern insanın daha fazla veya eksik değer vermesinden kaynaklanıyor olmasıdır. Konuya Doğu…

Read more

Olmak veya Görünmek

“Biz üç şeyi kaybettik -ki kaybetmeyenleri çevremde tek-tük görüyorum-: 1.  Güzel yüzlerden iffeti, 2. Güzel sözlerden diyaneti, 3. Dostluklardan sadakati kaybettik.”   Hicrî üçüncü yüzyılın ahvâlinden haber veren Yahya b. Muâz er-Râzî’nin (ö.258/872) hâlen geçerliliğini sürdüren bu sözü, 11 asır önce kendi devrindeki sadakatsiz dostluklardan, diyanetsiz güzel sözlerden ve iffetsiz güzel yüzlerden dert yanmasıyla, kısaca…

Read more

Miras Haktır

Sedat İlhan   Ama hak etmeyene fayda verdiği görülmüyor. Bu konuda o kadar fazla örnek var ki, yine de üzerinde konuşma ihtiyacı duymam nedeniyle şaşkınlıklar içindeyim. Buna rağmen, “istisnalar kaideyi bozmaz” diyelim ki kimsenin kendisiyle arasına girmeyelim. Diğerlerinin sınırlarını veya sınırsızlıklarını belirleme aymazlığına düşmekten kaçınalım. Önyargılarımızı bir yana koyalım. İnsanlık, eğer bilgiyi veya bilgeliği gelecek…

Read more

Bir Ortadoğu Tasavvuru

Ortadoğu denince günümüz dünya toplumunda oluşan ilk algı savaşın, nefretin, yoksulluğun, cehaletin kısacası kaosun olduğu, önümüzdeki yıllar içinde düzelmesi mümkün olmayan parçalanmış ve daha da parçalanıp yok edilmeye çalışılan dünya üzerindeki kanayan coğrafya akla gelmektedir. Ortadoğu tarihine baktığımız zaman birçok dinin, kültürün, dilin, milletin o topraklar üzerinde gün yüzüne çıktığını görürüz. Yine üç semavi dinin,…

Read more

Bir Garip

  “Ölmüş diyeler. üç gün sonra duyalar, soğuk su ile yuyalar, şöyle garip bencileyin.” der Yunus, bilirsiniz. Garip kime denilir? Herkes garip olsa garip kalır mı insan? Zor sorular. Kendim için bile henüz cevabını bulamadım. Ömrüm aramakla geçti desem yeridir. Sürekli insanlığımızı sorguluyorum. Bazılarının söylemlerini temel edinerek üzerine bina ettiğim düşüncelerim beni bir noktaya getirdi,…

Read more

Helal Gıda Niye Önemli?

Hayatımız harama karşı takvâ, helale karşı itina dengesi içinde geçmesi gerekirken, ne yazık ki çoğumuzda bu çizgi şaşıyor, dengeyi aşıyor ve devamlı düşüş yaşıyoruz. Modern hayat bize, dışı süslü, içi pislik dolu; önü parlak, ardı karanlık, baştan sona haram ve günahlarla sarılmış bir hayat hediye etti. Kendimizi kaçınılmaz bir kıskacın içinde buluverdik. Bugünün en önemli…

Read more

Allahım Aşkım!

Ey Allahım, sana insanca nasıl seslenilir? İnsanın seninle irtibatı nasıl olur? İnsan seni nasıl memnun eder? Bir çoban “gel sana süt vereyim, çarıkların yamayım” deyince onu sevmişsin. Ben de çiftçi ailesindenim, din bilgim kıt, ben de benzer sözler söylesem, beni de sever misin? Sana gönlümü daha fazla nasıl versem, sana daha ne kadar aşık olabilsem, daha ne…

Read more

Medet Yâ Seyyid Bedevî!

Günlerden 19 Ocaktı, 2010. Eve kapanmıştım. Yenice dışarı çıktım. Kendime bir kahve ısmarladım. Biraz mahmurluk var üzerimde. Sanki ben gökte ve herkes yerde gibi bir hal bu. İnsan günde 99 defa değişim yaşar. Özgürlük bu ise… Kalb kırıldıkça ruh kemâle erer. İnkisâr yaşanmadan ruh olgunluğa er(e)mez. Keşke doğuştan müslüman olarak kalsaydık. Keşf-i zamâiri bağrında barındıran…

Read more

Yönetimin Ayna Olması

‘‘Nasıl olursanız, öyle idare edilirsiniz.” Hadis-i şerifinde olduğu gibi,bir toplumun karakterini, değer yargılarını, ahlak anlayışını, adalete, eşitliğe verdiği önemi o toplum da yaşayan halkın seçtikleri yöneticilere bakarak anlayabilir, çıkarımda bulunabilirsiniz. Zira yöneticiler içinden çıktıkları toplumun ürünüdürler. Bu durumu Türkiye üzerinden değerlendirirsek; Türkiye halkının çoğunluğu iktidarda kim varsa sorgusuz sualsiz ona uyar, ona benzer ve itaat…

Read more

Ben Deliyim

Sadece, başkalarına deli olmadığımı ispat etmenin anlamsızlığı bilebilecek kadar aklım var. Ve deli olduğumu kabul etmem bana huzur veriyor. Çünkü ortada kavga edecek, tartışacak herhangi bir argüman kalmıyor. Kısa bir süre önce bir dostumla düşüncelerimi paylaştım. Uyardı, deli derler, dedi. Beni takdir ettiğini belirtti. Daha kapasiteli imişim, tecrübeli. Teşekkür ettim mi, hatırlamıyorum. Çünkü o düşüncelerin…

Read more

Rüzgârdaki Tohumlar: Umudun Gücü ve Sonsuzluk

  İnsanoğlu tarih boyunca yaşamın anlamını, ölümün ardındaki gerçeği ve umudun hayatta kalmadaki rolünü sorgulamıştır. Umut, her zaman karanlık zamanlarda dahi bizi ileriye taşıyan, görünmez bir ip gibidir. Yaşamın karmaşası içinde, zorluklar ve kayıplar karşısında umudun varlığı bizi yeniden canlandırır. Ancak ölüm gerçeği, çoğu zaman bu umudu sınayan en güçlü kavramlardan biridir. Psikolojik çerçevede bakıldığında,…

Read more

Düşler Ülkesine Veda

   Bir Nisan akşamı köşede sokak lambasının aydınlığında iri yağmur taneleriyle buluştuğumuz gençlik günlerinden sorunsuz ve sorumsuz hercailikler akıyordu kaldırımlara. Islak sokaklar, üşüyen taşlar kadar taşkın suların oluklardan şimşeklerce iniverdiği duvar diplerinde ıslanan paçalarımızla mutluluk rüzgârlarını tanımıştık bizler! Mahalle denilince, Rahm-i Mader misali sığınağımızla ortalarda ve tüm benliğimizle ait olduğumuz evlerin duvarlarına diziliyordu umutlarımız. Aşımızı…

Read more

Ah Bu İnsanlar! Izdırap Cehennemi

Bir süre tatile gittim, geldim. Gerçi bana tatil ne gezer, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin bahsettiği türden bir ızdırap insanına ızdırabından kurtuluş yeri olsa oraya koşarak giderdim belki ama öyle bir tatil yok. Üstad Hazretleri gibi bir tevafuk olarak son günlerde beni bunaltan bir konuya değinilmiş okuduğum bir makalede. Resulullah (sav), daha çocukluğundan bu yana her insan…

Read more

İnsanın Bitmeyecek Sorgusu

Kâinat denilen bu evrende bizler; akıl sahibi, bilinçli, farkında lığı olan, varlıklar olarak, akıl melekelerimizin geliştiği andan itibaren sorgulamaya başlarız: ben kimim? Neyim? Nereden geldim? Nereye gideceğim? Gibi birçok farklı sorunun muhatabı etmiştir insan kendisini, Bilincinde, iç dünyasında. Bu sorgulama, anlama, anlamlandırma aşamaları insanı bazen boşluluğa, karambole, bilinmezliğe ve hatta uçurumun kenarına itmiştir. Sorgulama süreci…

Read more

Sünnet Minhâcı

 (1) – Hz. Peygamber’in 7 Sıfatı ve Dine Hizmetin 7 Prensibi –   Minhâcü’s-Sünnet Âyeti’nin Gölgesinde: Hz. Peygamber’in Vasıfları ve Peygamber Yolunun Prensipleri ﴾ لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ﴿  “(Ey insanlar ve ey araplar!) Size kendinizden bir rasul/elçi geldi. (O sizdedir ve) sizin herhangi bir zahmete…

Read more

Alim Çiftçi

Dostum bir video gönderdi. Birçok kez biraraya gelip fikir alışverişi yapmıştık. Beni bilir yani. Hassasiyetlerimi, arayışlarımı, bulduğumu sanışlarımı… Kesinlikle samimiyetinden şüphem yok. Ama hiç mi hiç problemimiz yokmuş gibi davranabilmesini anlayamıyorum, henüz. Benden de beklediği, bana tasiye ettiği de bu. Onu hafife almıyorum. Yeterince öğrendiğimde sadece kendi etki alanıma odaklanabilirim, sakince, bilgece. Ondan önderlik yapmasını…

Read more

Hayattan Daha Gerçek Olan “Ölüm”

Her şeyin gerçeğini aramak insaniyetin gereğidir. Akıl sahibi her insan hayatı sorgular, varlığı en ince ayrıntısına kadar tetkik eder. Ne için yaşıyoruz sualini daima kendine sorar, zira bu mesele herkesin en büyük cevaplaması gereken sorusudur. Bunun cevabı malum olsa dahi her kişinin kendine özel cevabı olacaktır. Bu noktada insan aklıyla fikriyle vereceği cevap  gerçeğe yakınlığı kadar onu…

Read more

Ayartılmak ve İnsan

İnsanoğlunun hikayesi cennette şeytanın ayartması ile başladı ve yaratılıştan itibaren daima kandırılma, aldatılma ve ayartılma ile karşı karşıya kaldı .Bu serüveni onun hem sınavı hem kaderidir. Peki insan neden kanar ve aldanır. Halbuki o en akıllı varlık değil miydi? Nasıl bir etki onun aklını fikrini manipüle edip  ayartıyor. Adem ile Havva annemizin  yasak ağaca  yaklaşırken…

Read more

Duygusal Tepkiler Ve Anlam Yükleme

Duygusal tepkilerin boyutu, ona yüklediğimiz anlamla doğru orantılıdır. Bir olay ya da durum, ona verdiğimiz değere göre bizde farklı duygusal tepkilere yol açar. Mesela, aynı söz veya davranış, bir kişi için gereksiz bir durumken, başka birisinde derin yaralar açabiliyor. Bu durum, yaşadıklarımızın öznel doğasını ve bireysel bakış açılarımızın ne kadar belirleyici olduğunu gösterir. İnsanın zihin…

Read more

Yusuflar Kuyu’dan Nasıl Çıkar?

Malum en büyük derdimiz çocuklarımız olunca onlar üzerine düşünmek ve konuşmak için Yusuf (as) örneği çok münasip geldi. Nasıl olmasın ki? O hikayede Yusuf (as,) kardeşleri tarafından kuyuya atılırken, bugünün Yusufları şeytanın kardeşleri tarafından helak olmaları için ölümcül kuyulara itiliyor. Çocuk Yusuf (as) kuyuda kalsaydı, onun yalnızca bu dünyası mahvolur giderdi ama buna mukabil ebedî…

Read more

BOHEMLİK VE İNSANLIK

Çağımızın hastalıklarından biri de bohemlik ve egoistliktir. Nerdeyse her kişiye bulaşmış olan bu hastalık nasıl izale edilir. Bohemlikten kurtulma yolları nedir?   Önce bohemlik nedir bunun üzerinde duralım. Kelime anlamı olarak özgür ve özgün yaşamak, sanatsal ve bireysel takılmak gibi anlamlar yüklenmektedir. Aslen çingene hayatı olarak tanımlanırken, günümüzde cazip bir hayat tarzı olarak sunulmaktadır.   Bohem hayat…

Read more

Kırılmalardan Güç Doğar: Kintsugi’nin İlhamı

   “En güzel insanlar, yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi, kaybı bilen ve derinliklerinden çıkmayı başarmış olanlardır. Bu insanlar, bir şefkat, bir nezaket ve derin bir sevgi anlayışı geliştirmiştir. Güzel insanlar rastgele ortaya çıkmaz.”      Elisabeth Kübler-Ross           Hayat, zaman zaman bizi zorlayarak kırılma noktasına getirir. İlişkilerde yaşadığımız hayal kırıklıkları, kariyer basamaklarında ilerlerken karşılaştığımız engeller, kişisel hedeflerimizdeki aksaklıklar…

Read more

Geçmişle Yüzleşmek

Duyarım, okurum bazen. Ne anlatmak isteriz acaba? Veya nedir anladığmız… Geçmişten bahsediyorsak sonuçlarını görmüşüzdür. Yüzleşelim diyorsak hatadır ele aldığımız. Görünen köyün tarifidir yapılan, bilgelik değil. Yeni yanlışlara yol açmıyorsa, devam. Birilerini suçlamak değilse niyetimiz. Veya bulabildi isek referans çizgimizi. Aksi, oyalanmaca bile olabilir. Gerçekten pişmanlık duyuyorsak geleceği planlamalı, zaman kaybetmeden. Anda yanlışlara devam etmediğimizden emin…

Read more

İNSANLIĞIN FİLİSTİN’LE İMTİHANI

  Dün, önceki günün çocuğudur. Bugün dünün, yarın da bugünün eseridir. Şimdiki sen, bütün bir mazinin birikimisin. İnsan, bütün hayalleriyle yaşadıklarının sonucu olarak bugüne, şimdiye ulaşır. Duygu-düşüncelerinin kökleri, geçmişinin derinliklerine doğru bir sinir ağı gibi uzanır. İnsanın ömrünü harcadığı bir mahalden ayrıldıktan sonra, geriye dönük çıkarımlar yapması, ilmel öğrendiği, aynel gördüğü ve hakkal yaşadığı şeylerden…

Read more

Allah’tan Razı mıyız?

Zalim Siyonistlerin katlettiği üç şehidinin arkasından Rabbine dua eden Gazze’li bir annenin sözleri kalbime saplandı. “Çocuklarımı şehit vermek Allah’ın bir lütfudur. Ben bu çocuklarımı kaybetmedim, tam tersine onları cennete uğurladım. Allah’a hamd olsun hiç bir çocuğum kalmadı. Onlarla cennette buluşurum inşaAllah. Kimse ölümsüz değildir. Hepimiz öleceğimize göre neden şehid olarak ölmeyelim ki! Biz Senden razıyız,…

Read more

Sinor Kavgası

Etimolojisini tam bilmediğim, Kürt’ler arasında sınıra “Sinor,” denildiği için; Etimolojisinin Kürtçe olduğunu düşündüğüm, Türkçe (sınır hudut ) anlamına gelen Sinor. Sınır veya hudut hükumetler, devletler veya bir ülkenin idari olarak birbirinden bağımsız bölümleri gibi politik varlıkların coğrafi bitiş noktalarını yâda yasal yetki alanlarını tanımlayan bir terimdir. Hudut sözcüğü ile eş anlamlıdır. Wiki sözlükten alıntı yaptığım…

Read more

Hediyeleşmek

Birkaç gün önce yaşadığım iki derin duygumun etkisi yavaş yavaş azalmakta. Beklememek ve vermek… Oysa sürekli söylemlerimde dile getirir dururdum bunları. Neden bu kadar sarsıldım acaba? Belki içimde bulduğumu sandığım, dünyalara sığdıramadığım özenerjimin en ufak bir terslikle yok oluvermesidir beni şok eden. Belki de dostlarımın, dost bildiklerimin masumane refleksleri. Güvercinleri yakalamak üzere sessizce yaklaşan bir…

Read more

ÇOCUKLARI NEREDE KAYBETTİK?

Hayatın bir yüzü de evlatların üzerine dönmekte ve onlara  hizmet etmektedir. Cenabı Hakk’ın koyduğu nizam gereği insanla birlikte diğer mahlukatın hayatı ve neslin devamı yavrular üzerine dönmektedir. Ancak kalpler evlatlar üstüne titrerken,bütün gayretler onlar içinken, ne oldu da, bu yavrular kalpleri kıran, gönülleri burkan birer mahluka dönüştüler. Bu bedbaht hâlin alt yapısında ne var. Çocuklarımızı fıtratın…

Read more

Çağın Hastalığı: Anlamsızlık Girdabı ve Kurtuluş Yolu

İçinde bulunduğumuz modern çağ, bizi ruhsuz ve gayesiz bir yaşama sevk etmektedir.  Bu sevk edilişin sonucunda hayatın anlamını kaybeden çağın insanı zombileşti, bedenen varlar ama ruhen yoklar. İnsan hem bedeni hem de ruhsal yönü olan bir varlıktır. Bu iki yönden birinde aşırıya kaçmak, birini ihmal etmek veya birini ötekine tercih etmek insanın insani dengesini bozmaktadır.…

Read more

KÖRPE GÖNÜL MAKAMI’NA…

Elest bezminden tanıştığımız kıymetli büyüklerimiz, sevgili dostlarımız! Kağıtlara gönüllerinin muhtevasını resmeden genç ruhlu düşünürler, olgun ve göynük dökümlüler! Modern yüzyılda belki fiziken birbirinden çok uzak yaşayan, ancak kalben ve ruhen birbirine yakın, hatta yan yana, omuz omuza, kol kola bulunan bizim Gönül Dostlarımız, Can! Şu Şubat soğuna inat, tâ ezel cânibinde ruhlar âleminden beraberimizde, içimizde…

Read more

GELECEĞİNİ BİLİYORDUM…

Evet! Geleceğini biliyordum. Alimallah geleceğini biliyordum. Lâle-zârım benim. Son nefesimi, geleceğini bildiğim için geciktirdim. Senin için bir kere daha acılara sabrettim. Huda bizi bu dünyada son anda kavuşturduğu gibi öbür âlemde de buluştursun. Ben susacağım orada. Sen konuş n’olursun o anda. Bu dünyada sustuğun gibi ben de öbür âlemde susmak istiyorum. Bir sabah vakti bir…

Read more

İSLAM’IN UMUDU, İSRAİL’İN KÂBUSU: FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR!

“Tarihte bir ülkenin %80’inin yok edildiği, nüfusun %100’ünün yerinden edildiği ve ölenlerin %50’sinin çocuk olduğu bir savaş hiç yaşanmamıştır…” Bütün soruların kalbinde can alıcı soru şu: İsrail neden hunharca Filistinli bebekleri, çocukları öldürüyor, öldürebiliyor? Bu sorunun İsrail’in genetik mantalitesine bakan tarafına geleceğiz, fakat Müslümanlara bakan tarafı şu: Çünkü İslam ümmeti uyuyor! Uyananları da yeniden başka…

Read more

NEVRUZ VEYA NEWROZ YADA NOWRUZ

İlk defa olarak; 21 Mart baharın gelişini muştalayan, müjdeleyen bayramda diğer adlarıyla Newroz veya Nevruz kutlamasında bulundum. Yüzlerce yıldır insanlar bu kutlamayı farklı coğrafyalarda, çeşitli ritüeller – ayinler ve farklı isimler ile kutluyorlar. Newroz. Nowruz, Nevruz gibi. Açıkça herhangi bir isim takıntım yok. Newroz kutlamasına gitmeden önce poğaça, kek. Sarma. Dolma yapıldı. Hatta termosta çayda…

Read more

HAKİKAT Mİ HAYALLER Mİ?

Kur’an’daki bir kıssada Hz. Musa’nın (as) Firavun’un sarayına gidişi anlatılır. Firavun, Musa’nın âsâsının mucizesine şahit olur ama sihir olduğunu düşünür. Kendince küçük duruma düşürmek için bilgin-sihirbazlarıyla bir karşılaşma yapmasını teklif eder. Mısır’ın dört bir yanından toplanan sihirbazlar, Firavun’a gelirler. Bir bayram günü, Firavun’un sarayının bahçesinde, büyük bir kalabalık önünde karşılaşma başlar. Firavun’un, üstün geleceğine kanaati…

Read more

ATEŞ SİZE DOKUNURSA?

Haber: “İsrailli askerlerin, Gazze’nin kuzeyinde yardım konvoyuna ulaşmaya çalışan Filistinlilerin olduğu bölgeye doğru ateş açması sonucunda en az 112 Filistinli hayatını kaybetti, 760’ı da yaralandı.” 1 Mart 2024.       Vahşi siyonist çete Gazze’de bugün de 112 canımıza kıydı. Soykırımcıların katlettiği şehitlerimizin sayısı 30 bine ulaştı bugün itibariyle. Gazze’den 5 aydan bu yana yaralanmış/öldürülmüş…

Read more

GÖLGELENMİŞ BİR TALİH: AMERİKA’YA GÖÇ

Yunus Emre der ki: “Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti.” Bu iki kapılı Han’a gelmiş, penceresinden bakmış ve gitmiş. Zamanı, ismi, sanı, belli zatı muhteremleri anlatacağım, kelimelerim döndüğünce ifade edeceğim, rasgele diyerek. Yazıma konu olan hayat hikâyesi; insan yaşamı da zaten bir hikâye, masal veya roman gibi değil midir? Bahse konu olan hayatlar, güzel ülkemizin doğu…

Read more

İSRAİL’İN FİLİSTİN KATLİAMLARI NE ÖĞRETTİ?

“Savaşın en ahlaksızı medyada sürdürülüyor. Kendi ülkesini savunan HAMAS terörist ilan ediliyor, Gazze’yi işgal edip kadın-çocuk demeden herkesi öldüren “İsrail kendini savunma hakkını kullanıyor” deniyor. Bizim beyinsizlerimiz de -herkesin sebebi farklı- bunu dillendiriyor.” “HAMAS’ın yaptığı doğru mu değil mi? Bunu tartışabilirsiniz. Ama vakıa o ki yaptı. Şimdi bunun sonucunu değerlendirebiliriz. Yaptı da ne oldu diye…

Read more

BUGÜN SESSİZ KALDIĞIN ZULÜM YARIN SENİN İÇİN GELECEK!

Zalimlerin Müslümanlara aç kurtlar gibi saldırdığı, Müslümanların ise selin önündeki çer çöp gibi sayıca çok ama kıymeti olmadıkları bir dönemin içinden geçiyoruz. Bu vahim durumu, durumun sebebini ve çözümünü Allah’ın Resulü (sav) binlerce yıl öncesinden bizlere haber vermişti: “Öyle bir gün gelecek ki; kafirler, aç kurtların leşe saldırdıkları gibi size saldıracaklardır. Sahabe sorar: ”Biz o…

Read more

KUDÜS’TE ZAFER NASIL GELİR?

Günler insanlık için bir geri sayım başlatmışken, İslam âleminde ise tam bir keşmekeş ve zillet içinde çalkalanmalar var. Yaklaşık iki milyar ümmet coğrafyasının ortasında bir avuç çapulcu topluluk, görülmemiş vahşeti işliyor da,  tüm Müslümanlar bir şey yapamıyor. Peki neden? Zulme karşı sessiz kalmak, bir tepki verememek ve bu acizlik neden kaynaklanıyor? Evet bir sinmişlik, bir…

Read more

FELEK VURMUŞ BENDELERİ: ‘CAN YOLDAŞLARIM’*

Felek vurmuş bendeleri. Kime ne? Beldeler gezen, deryalar yüzen Bağdat kalpler! Nerelerdesiniz? Vahdet saatlerinde fenafillah olmuş ruhların dillerini seslendirdim ben.  Dilsiz söylendim. Çığlığımı mezardakilere mi duyurdum? Göklerde secde halini almış kalplere sığındım. Zalimdir yürekler. Hele benimkisi..! Bazen kibrim seslendi. Bazen kalbime akseden yüce ruhların hilmleri söylendi. Üniversite mezunu olsam da, hayat mektebinden hâlâ diplomamı alamadım.…

Read more

ALGILARIMIZ

Yaşadığımız, gördüğümüz herhangi bir hadiseyi nasıl algıladığımızı ve bu algımızın davranışlarımıza ne zaman, nasıl yansıdığını bazen olur ki kendimiz bile bilemeyebiliriz. İstisnaları daima vardır, kabul edilmeli. Kimsenin iç dünyasını kendimize göre yorumlama lüksümüz olamaz, velev ki önyargılarımız, tespitlerimiz doğru olsun. Diğer bir ifade ile, istenmeyen bir olay başımıza geldiğinde, dışarıda sorumlu aramak anlamsız. Kendi ışığımızı…

Read more

FİLİSTİN’DE KIRILAN İNSANLIK ÇİÇEKLERİ

7 Ekim 2023’ten beri ana gündemim Filistin oldu! Bir asırdır işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail toplu katliamlara başladı. Hususiyle dört bir tarafından İsrail ablukası altındaki Gazze şehrine yönelik tarihte eşi görülmemiş bir etnik kıyımı canlı yayında izliyoruz. İçim kıyıla kıyıla çaresizce ‘seyrettiğim’ videoların ve gördüğüm dramatik resimlerin zihin dünyamda oluşturduğu tablo kelimenin tam manasıyla bir…

Read more

FİLİSTİN’İ KURTARMAK DUALARA MI KALDI?

  İslam devletlerinin İslamiyeten sahipsiz bıraktığı Filistin’e dünya halkları insaniyeten sahip çıktı, destek mitingleriyle, yürüyüşleriyle, protestolarıyla insan evladları olduklarını ortaya koydular. Ne ilginçtir ki bazı müslüman devlet adamları da mitingler organize edip konuşmalar yaptılar, fakat hiçbir şey yapmamakla hiç şaşırtmadılar. Eğer İsrail’e lanet, Filistin’e destek mitinglerini sivil halk kuruluşları yapsaydı hak’tı! Devletler/Hükumetler miting yapmazlar, icraat…

Read more

BİR DERVİŞİN TÜLLENEN GÖNLÜ

Bir dervişin gönlü tüllenmişti gözümün arşına… Nasıldır, nicedir? Eğer senin hâlin Allah’tan uzaksa bana sakın beni sevdiğini söyleme, inanmam. Eğer Hak’tan geldiysem, bâtıldan geçene inanmam. Eğer Hak’tan geldiysen bâtıla kapılmam. “Sakın beni sevdiğini söyleme!” diye ihtar ederken sözlerini kime atfedeceğini şaşırmıştı. Aşkın sınırı mı vardır ki aşkı hapse atmışlar… Aşka kapı kapatmışlar… Aşkı darağacı nefislere…

Read more

SEVGİ SAYGI

Düşünce dünyamız kaos üretmekte. Savaş, gözyaşı, ayrılık, açlık, sefalet… Belki daha acısı bu halimizden memnunuz. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekliyoruz. Sürekli zorluyoruz açılmıyor kapılar, senelerce… Neden hayret ediyorum ki ben? Bilenler susmuş, nahif bir ifade ile hedef göstermekle yetinmiş. Zamanını beklemişler. Kuran’ın yeni bir tefsirine ihtiyaç var. Yeni bir tefsir demek, yeni bir düşünce…

Read more

ZEYTİN GÖZLÜ ÇOCUKLAR DÜŞERKEN

Vahyin beldesi, nebilerin yurdu zeytin dağının gölgesindeki Kudüs ve  gazze çocukları bir bir toprağa düşerken alemi İslam’ın bir kere daha bu imtihanda kaldığı âşikar oldu. Halbuki Hakkın iktiza ettiği şey zulme karşı durmak , masumu ve mazlumu tutup kaldırmak değilmiydi? Bir de dünyanın en masum varlıkları böylesine bir dehşet içindeyken. Onların mazlumiyeti, masumiyeti yanında bir…

Read more

EDİLGEN FİKİRDEN ETKİN FİKRE: GAZZE

      Nübüvvetin 7. yılında Mekke’de İslam daveti, Kureyş müşriklerinin tüm engellemelerine rağmen, hızlı bir şekilde ilerliyordu. Bu ilerleyişi durdurmak için bir çözüm arayışına giren küfrün elebaşları; Lat, Uzza ve Menat gibi ilahları üzerine yemin ederek, Müslümanlar ve onlara yardım eden tüm kişileri Ebu Talib mahallesinde muhasara altına almışlardı. Yalnızlaştırma politikası çerçevesinde nikah, alışveriş…

Read more

İnsanlık, Nesli Azalan Bir Canlı Türüdür

“Acı duyuyorsa, canlıdır. Başkasının acısını da duyabiliyorsa insandır.” Bu ölçüye göre insanoğlu, nesli tükenmekte olan bir canlı türüdür. İnsanlık ile acı özdeştir. Acımak insanîlikdir, acımamak gayr-i insaniliktir. Başkalarına acı vermekten zevk alanlar, insan olamazlar. Terör, masum insanları haksız yere öldürmektir ve bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir. Her türlü terörizm karşısında ehl-i vicdan olan insan acı…

Read more

Beden İşgal Olunca İnsan Şehit Olur, Zihin İşgal Olunca İnsan Ziyan Olur

Filistin, ümmetin kanayan yaralarından bir yurt…. Vicdanın unutulduğu, insanlığın kabul görmediği, batılı veya doğulu hemen herkes tarafından zulme karşı üç maymunun oynandığı ümmetin bir bölgesi. Modernlikte gelişmiş, medeniyette barbarlaşmış, insanlığını kendisi gibi olanlara sunan, kendisi gibi olmayanlara kan kusan, medeniyetini kan, zulüm, hırsızlık ve nefisizm üzerine kuran batılılar… Kendi varlığını ötekinin yokluğu üzerine kuran Siyonizm…

Read more

Nedir Bu Merkezinde Olmak

Son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkan bir takım kişisel gelişim sözleri var, bunlardan biri de ÂN’DA OLMAK. Egoyu besleyen kişisel gelişim sözlerini benimsememekle birlikte içlerinden bazılarını önemsiyorum; işte bunlardan birisi de ÂN’DA OLMAK. İyi de nedir bu ÂN’DA OLMAK. Bu tabir bazen karşımıza MERKEZİNDE OLMAK diye de çıkabiliyor. Bu tabirlerin çoğunun kökeni malûmâliniz Budizme dayalı. Aslında…

Read more

Kalıplarımız

Bir anı okudum geçenlerde. Duygulandım. Yazıda bir film çekiminde yaşananlar özetlenmiş. Sanatçı rol gereği namaz kılmış. Ama ağlamış. İşte öyle bir şeylerdi. Yazıyı bir kez daha bu gözle didiklemek istemiyorum. Neden böyle bir yazı kaleme alındı, bilmem mümkün değil. Kim veya hangi düşünce yerildi, hangisi bulutlara yükseltildi, emin değilim. Ben sadece bana hissettirdiklerini sizlerle paylaşabilirim.…

Read more

Sorgulamak ve Akletmek

“Allah katında canlıların en şerli olanı (hakka karşı) sağır ve dilsiz olan, akletmeyen kimselerdir.” /Enfâl 22 – Bilakis, onların çoğu akletmezler. /Ankebût 63 Hayatımıza dair inançlarımıza dair sevdiğimiz sevmediğimiz şeylere dair çoğu zaman katı kabullerimiz, ön yargılarımız, tutkularımız vardır.. Bu da doğduğumuz aileden çevreden gelir en doğru en sağlam bilgi diye görürüz.. Hangi coğrafyada hangi…

Read more

Açlıkla Sınanmak

Geçenlerde bir haberde, Yemen’de, çadırda kalan anne ve iki çocuk açlık ve hastalık sebebiyle ölü bulundu denilmişti. Kalan çocuk oniki yaşında, bir lokma ekmek, bir yudum su bekliyor ama kim el uzatacak? Bu elîm hadisenin yüzlercesi yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Bu meyanda Efendimiz (sav) “Nerdeyse fakirlik küfre denk olacaktı” (Beyhaki-Şuab) demekle, açlığın, yoksulluğun dini…

Read more

Toplumsal Ahlakın Manifestosu

Bu yazı bir ‘manifesto’dur, bildiridir. En başta haksızlıklar karşısında susmayı şiar edinmiş insana, susarak suçsuz, mazbut, mazlum, masum olduğunu zanneden kitlelere… Allah’ın yaratırken eşref-i mahlûkat dediği zata, yeryüzünün halifesine, bana, sana, ona, bize, hepimize bir nutuktur, bildiridir. Öz eleştiridir. Kişinin dünyadaki konumunu ihata etmesidir. Yüce Allah Kur’ân’da Bakara 30. Ayette şöyle buyuruyor:   Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben…

Read more

Hayatın Tek Kesin Gerçeği Ölüm

Geçtiğimiz ay 40 yaşında mide kanserinden ölen dünyaca ünlü tasarımcı ve yazar “Crisda Rodriquez”, ölmeden önce şunları yazmıştı: “Garajımda dünyanın en pahalı arabası vardı ama şimdi tekerlekli sandalyede taşınmak zorundayım. Evimde ünlü markaların giysi, ayakkabı ve değerli eşyaları var ama şimdi vücudum hastanenin verdiği küçük bir beze sarılı. Evim lüks bir malikâneydi ama şu an…

Read more

Asuman Yıldızları

Şefkatin sınırsız ufkunda, merhametin engin buudunda yakınlaştı insanlar. Suya atılan taşın halelenerek genişlemesi gibi şefkat burcunda tulu’ eden Rahmet Peygamberi’nin (asm) etrafında birleşti. Omuz verdi, el attı, yüreğini, canını koydu ortaya. Nefesini üfledi, aşkını körükledi ve bir mutlu asır çıkardı ortaya. Asr-ı Saadet dendi adına. Yıllar sonra bile heyecanla anlatılan mutluluk asrı… Kalplerin ortak bir…

Read more

Almanca Gülebilmek

Bilir misiniz nasıl olur? Veya Kürtçe, Arapça, İngilizce, Çince, Rusça… Kürtçe hariç aklıma geldiği gibi yazdım, sıranın bir önemi yok. Kürtlere kürt deyince sanki ayrıcalık yapıyorum gibi geliyor bana, demeyince hissiyatlarını, aidiyetlerini yok saymak… Hayrolsun! Bu kavramı ilk kez kayınvalidemden duymuştum yıllar önce. 1960’lı yıllarda gelin olarak gitmiş Almanya’ya. Yaklaşık 20 yıl kadar yaşamış orada…

Read more

Din ile Savaşanlar

İslam inancına göre yüce Yaratıcı, her bireyi kendi kararlarını vereceği bir irade ile yaratmıştır. İnsanları dinin varlığından haberdar edip, inanıp inanmamakta belli başlı kuralları belirterek özgür olduklarını bildirmiştir. Allah bu durumu kutsal mesajı Kur’ân’da detaylıca anlatmış, dini vecibelerin zorlamasız, iyi niyet ve rıza ile yapılması gerektiğini belirtmiştir.  Zorlama, bir kimseye hoşlanmadığı bir işi, fiili, inanç…

Read more

Bir ile Sıfır

Bir! Bir’in önünde ne vardır? Sıfır! O sıfırın içinde ne vardır? Bir’den sonra ne varsa! İçte Bir olanlar vardır! Nefislerini tamamen öldürmüş yiğit oğlu yiğitler vardır! Gel sen de sıfırla şu nefsini kardaşım! Gel sen de çıkart at şu sayıları! Sadece Bir (c.c)’in önünde sıfır olarak. Hestîyi geride bırakarak! Terk-i hest-i değil. Terk-i terk! Sıfırla!  Aklanıp paklan! Hadi…

Read more

İdealin Acıları, Reelin Hazzından Çalar

Acıların içinde tadımlık sevinçlerle imrâr-ı hayat ediyoruz. Anlık ve tadımlık sevinçlerin ucu cennete uzanıyor, iz sürebilirsek ne âlâ. Fakat mükemmeliyetçilik ve idealistlik, ânı zevketmeye mâni oluyor. İdeal(istlik), esir eder; vazgeç özgürleş… İyi de, idealsiz özgürlüğün seni mutlu edeceğini nereden biliyorsun, kemâle meyil, fıtratın isteğiyken diyor bir ses. Kendini ve hayatı mükemmelliğe taşıma idealindeki tekellüften vazgeçip…

Read more

Ben Kendime Zulmettim

Musa: “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Kasas / 16) Arapça ve Akatça’da “Zulüm” karanlık anlamına geliyor. Nitekim Fahr-i Kâinat Efendimiz şöyle söyler: “Zulüm yapmaktan sakının. Çünkü zulüm kıyamet gününde zalime zifirî karanlık olacaktır.” Yolu bulmak, düşmemek, emniyette olmak için…

Read more

Rabbin Seni Unutursa?

“Allah’ı zikretmek muhakkak en büyüktür.” (Ankebut Suresi, 45) diyor bize Kur’an. Ancak biz, zorlukta Allah’ı zikrediyor, kolaylıkta unutuyoruz. Halbuki her durumda anmalı, hiçbir durumda unutmamalıyız ki, kalpler sadece Allah’ın zikriyle mutmain olsun. Kaldı ki Allah bize bir an bile nefes aldırmayı unutmuyor. Kalbimizin atması bile O’nun kontrolünde. Ama biz unutuyoruz. Çünkü insanı, Allah’ı anmaktan uzaklaştıracak birçok…

Read more

Modern Çağın Bir Çıkmazı da Duygudaş İnsanların Yokluğudur

Son zamanlarda insan iletişiminde dikkat ettiğim konulardan bir tanesi de duygudaşlık yokluğudur. İnsanlar, birbirlerini dinlerken muhatabının sevincine, hüznüne ortak olmuyor. Bilhassa birbirini geçiştiriyor ve birbirinden nefret ediyor gibi görünüyorlar. Karşımızdaki insan bizimle derdini paylaşınca veya paylaşmak istediğinde dikkate almıyoruz. Bu kardeş benimle bir şey konuşmak istiyor veya bir derdi var, derdi ile hemhal olacak birini…

Read more

Aydınların Issız Yolculuğu

Nice farklı dünya görüşüne ve milliyete mensup aydın, mütefekkir, kalemden oluşan silahlarını yere indirdiler. Bedeli hayatları olsa bile, hangi görüşten olurlarsa olsunlar ilkeleri adil olmaktı. Bu aydın kişilikler tarihin sivil itaatsiz isyancıları, çağlara yön veren gür seslileri idiler. Çağların zulmü kutsayıcı, haksızlıklar karşında itaatkâr memurları değil, haksızlıklara karşı hayır diyen cesur yürekleriydiler. Aydın denince, genel…

Read more

Kalbinize İyi Bakın

Kur’an’da söz edilen akıl, ruhta yaşanan üstün bir özelliktir. Birçok Kur’an ayetinde “akleden kalpler”den söz edilir. Allah’ın tanıttığı gerçek akıl, beynin işlevlerinden biri olan zekâdan çok farklıdır. Kur’an bize aklın vicdan ile aynı yerde, -kalpte- bulunduğunu haber veriyor. Kalpleri kapalı olanların da akledemeyen kişiler olduğunu ayetlerinde açıkça ifade ediyor: Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların…

Read more

Bişnev

Bişnev!! Bişnev ey yolcu! Mesnevi’nin girizgâhında bişnev dendiği gibi dinle! Tasavvufta “söyle” emrinin önüne geçme “dinle” emriyle bişnev! Gerçi sen nasıl dinliyorsen dinle… Ben dinlemek istiyorum… Dinle! Yoksa sus! ”Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidayetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zeban edelim. Evet, söz kokusu ve ona derler.…

Read more

“Umut Olmadan Umulmayanı Bulamayız”

Allah, insanlara şartlar ne kadar zorlu olursa olsun ümitsizliğe kapılmamayı ve rahmetinden umut kesmemeyi buyuruyor. Ümitsizlik, her şeyin bir kader üzerine geliştiğini kavrayamamanın sonucudur. Allah’ın beğendiği tavır, ümitvâr olarak her olayın hayırla yaratıldığının bilincinde olarak, sabır ve tevekkül göstermektir.   Dünya hayatının bir imtihan mekânı olarak yaratıldığını düşünmeyen, olayların tesadüflerle geliştiğini zanneden, Allah’ın her şeyi…

Read more

Yardım Etmek 2

Gerçekten Allah rızası ise gayemiz, sadece dosta değil, düşmana bile yardım ederiz. Bu konuda farklı fetvalar verilmiş olabilir ama beni tatmin etmiyor, isyanlarım var. Çünkü Allah ile anılan söylemlerimizin derinliği sonsuz, gücü imanımızla orantılıdır. Çünkü en kötü bildiğimiz o insanın da bir yüreği vardır. Ve o yürek anlaşılmadığında acır. Her yürekten yükselen feryatların ulaştığı tek…

Read more

“Bu Toprağın Üzerinde Ve Bu Zindanî Gökyüzünün Altında”

Dr. Ali Şeriati der ki: “İnsan kendisini bu toprağın üzerinde ve bu zindanî gökyüzünün altında yalnız ve yabancı görüyor. Bu evin kendi evi olmadığını biliyor.’’ 2009 yılı, Almanya’da trendeyim. Çoğu kişi hayatın varlığını sorgular. Ben de bazen bu deryaya dalarım. Şu an öyle anlardan birindeyim. Devam edelim varoluşu düşünüp tartışmaya… Hayat biz insanlara verilen armağan…

Read more

Kalbin Temiz mi?

İnanan insan için hayatının rehberi ve yol göstericisi Kur’an’dır. Her konuda olduğu gibi ‘kalp temizliği’ için de asıl ölçü Kur’an’dır. Gerçek kalp temizliği, insanı Allah’tan uzaklaştıran engellerin kalpten arınmış olması demektir. Böyle bir insan dünya hırsından, bencillikten, korkudan, güvensizlikten uzak olur. Allah’ın sınırlarını korumayan, kendi dinini ya da ‘elalem’in dinini yaşayan insanın, “Önemli olan kalp…

Read more

Hepimiz “Seçimler”imizin Çocuğuyuz

– Allah’ın Meşîeti ve Muradı Bağlamında Sebeplere Riayetle Muvaffakiyet veya Mağlubiyet Tecellileri Üzerine Bir Tefekkür Gezisi – Hak, eninde-sonunda sahibine döner. Kâinatın işleyiş sistemi boşluk kabul etmez. Çarkların dişlileri birbirinin boşluklarını doldurarak devr-i dâim eder. Keyfimize göre kullandığımız imkânlar, gün gelir elimizden alınır ve hakkını vermeye aday olanlara verilir. İmkânlar eldeyken insan âdil olmalı, yoksa…

Read more

Yardım Etmek 1

Bir dostum sorar bu kavramın boyutlarını. Haydi hep beraber ele alalım. Sınırsızlıklarımızda dolaşalım biraz, neden yardım ederiz? Belki bazı kriterlerim çok ağır gelebilir. Öncelikle, her insan için geçerlidir, diyemem, böyle bir iddiam yoktur, olamaz. Ancak insanlığın genel özelliklerinde görülenler bizde de olabilir. Ve masaya yatırmak, anlamak isteğimizin ve ciddiyetimizin bir göstergesi… Kendimize dokunmadığı sürece hiçbir…

Read more

Aşk..!

Bizi bekleyin. Seferdeyiz. Sabredin. Size söyleyeceğiz. “Aşk” demiştik. Başka bir sevdâ değildi bu. Vedûd diyarının sesi idi aşk. Aşk idi “levlâk” Sahibi’ne kavuşan.. Aşk idi Hz.Adem’e (a.s) maya olan.. Aşk idi “Benî Adem”e nur olan, huzur olan… Mâdem “Kâbemsin” demişti aşkın küçüğü Aşk’ın Ekber’ine.. Aşk idi sarhoş serserileri ayıltan. Aşk idi Allah’ı (c.c) anlatan. Aşk…

Read more

Yabancı Gözüyle Türkler

İnsan zor tanır kendini. Kendi hakkında hüküm verirken ne kadar subjektifse, bir millete mensup bir kişi de milletini değerlendirirken o derece subjektiftir aslında. Diğer taraftan, şayet önyargılı değilse yedi kat yabancı, bir millet hakkında daha objektif değerlendirmelerde bulunur. İsmail Hami Danişmend’in “Garb Menbalarına Göre Türk Seciye ve Ahlâkı” adlı kitabı hiç okudunuz mu bilmiyorum. O…

Read more

Hüsnü Bayram Ağabey ile Nurlu Hatıralar

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) en yakın talebelerinden, yanındaki hizmetkârlarından, nüfûsuna aldığı manevî evladlarından ve vefatı sonrası vârislerinden birisi de Safranbolulu Hüsnü Bayram ağabeydir (1935-2020). Memleketim olan Safranbolu’lu ilk Nur Talebelerinden olması hasebiyle Hüsnü Bayram ağabeyi hemşehrim bir Nur Ağabeyi olarak kendime çok yakın hissetmişimdir, onunla aynı ilçeden, aynı ilden olmakla iftihar etmişimdir. Nitekim…

Read more
vivid autumn leaves scattered on ground

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

“Andolsun ki, sizin için Resûlullah´da bir güzel nümûne-i imtisal (üsve-i hasene) vardır, Allah´ı ve ahiret gününü uman ve Allah’ı çokça zikreden zât için.” (Ahzap suresi / 21) SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ? Böyle söylemiş Cemal Süreya, içli şiirinde. Yıllar önce şiiri okuduğumda tuhafıma gitmişti bu soru; ama yaşayan bilirmiş bunu. Acının kelimelere dizilişidir şiir, ciğer…

Read more

TÜRK SİNEMASININ EZBERİNİ BOZAN YÖNETMEN

On sekiz yaşımdan beri aldığım filmleri bilgisayarıma kopyalayıp bugün devasa bir film arşivi sahibi oldum. Yani bugün 43 yaşındayım ve 17 bine yakın film arşivim var. Bu filmlerin çoğu yabancı, Türk filmi oranım ise elliyi geçmez. Çünkü izlediğimiz Türk filmleri -son on yıl hariç- gerçekten klişeler yüzünden seyredilmekten ziyade eziyete dönüşüyordu. O filmlerde örneğin, bir…

Read more

ŞEREFLİ İNSANIN SÜSÜ : ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

“Daima alçak gönüllü ol, şerefli insanların süsü budur.” (Ferîdüddin Attâr) Kibir, insanın şuurunu kapatan en büyük engellerden biri. Şeytanın, Allah’a isyanına sebep olan karakter özelliğidir kibir ve insanı Allah korkusundan uzaklaştırır, vicdanî hassasiyeti zayıflatır. Bu duygu, şeytanın lânetlenmesine, kovulmasına ve cehennem azabına müstahak olmasına sebep olmuştur. Büyüklenme ve kibir, insanı dünyada ve ahirette çok büyük…

Read more

ÇAĞI OKUMAK

Her şeyden önce inançla dirilmiş, ilahi gaye ile donanmış bir insanın kendi çağını okuması gerekir. Zira her devrin şartları  ve özellikleri apayrıdır. Buna göre milletlerin algıları ve kabulleri de farklıdır. Her devirde ayrı bir  nebi, her asırda ayrı bir kitap gelmesindeki hikmetlerden biri de bu olabilir. Gelen uyarıcı zamanın bozuk düşünce,  inanç ve tutumlarını değiştirmeye…

Read more

ÜSTADIM EFENDİM..!

Efendim… “Geçmiş şeylere itiraz etmek mânâsızdır. Çünkü tamiri kabil değildir..” diyorsun ve yaşayışın ile bize misâller veriyorsun. Geçmişinin hangi ânına göz gezdirdim ise; hep tahakkümler, teellümler, mezelletler var. Bir dokunsam bin âh işitmiyorum oysa ki.. Nasıl bir yürek taşıyorsun ki: “Ben bana bu zulümleri revâ görenlere haklarımı helâl ediyorum..” diyorsun. Ve tezkiye-i nefis ile: ”Ben…

Read more

ISPARTA’NIN KALBİ BARLA’DA ATIYOR

Ne kadar zormuş damlaya ummanı sığıştırabilmek. Tek bir çiçekle baharı, baharları anlatabilmek. Bir mum ışığının titrek alevinde bütün karanlıkları delebilmek, ikbale uzanan yolları aydınlatabilmek… Nur’a sevdalıları, meftunları, dostları, kardeşleri, talebeleri ve fedaileri aynı satırda buluşturup sunabilmek… Şehirlerden bir şehri, Nur şehrini, gül şehrini, Isparta’yı yazabilmek, yansıtabilmek… Zormuş. Risale-i Nur bu şehirde, bu vatan toprağında yazılmaya…

Read more

DEPREM GEÇİRMİŞ DUYGULARIN RAMAZAN ŞÜKRÜ

Ramazan ayı, deprem geçirmiş duygularla-düşüncelerle ‘şükür içinde’ geçirilirse, sâhibini bir ayda insanî kemâlâtın zirvelerine (mi’râca) çıkarır. Ramazan ayında gizlenmiş olan büyük hayra, rahmete, berekete, mübarekiyete, sırra erebilmek için, o hayırla benliği arasındaki kalın gaflet duvarının yıkılması gerekiyor. Devasa binaları bile yerle bir eden depremler düşünüldüğünde, Ramazan ayını deprem geçirmiş duygularla idrak etmenin ne demek olduğu…

Read more

MENKIBESİ DÜNYAYI DOLAŞAN SEYYAH-I HAKİKAT

MENKIBESİ DÜNYAYI DOLAŞAN SEYYAH-I HAKİKAT – Bediüzzaman’ın Vefatı Sonrası Lehinde Yayınlanan Tek Yazı – Dr. Musa Hub Nizamettin Nazif: “Said Nursî Efendi Hazretleri”, Yeni İstanbul Gazetesi Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, 23 Mart 1960’ta Urfa’da vefat edince, Türkiye’de hiçbir gazete veya mecmuada lehinde tek haber veya yazı neşredilmez. Bediüzzaman’ın “Benim üç Sinan’ım var: Mimar Sinan,…

Read more

HAYATIN FAY HATLARINDA YAŞAMAK…

Parçalarla oluştu insanoğlu. Hep yarım, eksik kaldı. Önce çamur, sonra ruh… Ne kadar bütünleştirilse de arada bir ayrım, kırık kaldı. Bir parça içinde binlerce parça… Yaşarken bu parçalar birbiriyle iç içe geçmeye, sürtünmeye, çatışmaya başladı. İnsan artık içinde taşıyamayacağı bir enerji doğduğunda bunu dışarı atıyordu. Bazen bir yanardağ, deprem, çeşme, söz veya öfke gibi… Duygu,…

Read more

Aslında Bir İşaret Gelmişti

ASLINDA BİR İŞARET GELMİŞTİ Kevser Saba Alkaya Depremden bir hafta önce bir rüya görmüştüm, rüyamda annemlerin kapısının eşiğindeyim, içeri girmek istiyorum lakin evin her tarafı parça parça et; kimisi büyük siyah poşetlerde kimisi açıkta. Rüyanın ertesi günü aradım anacağızımı, sizin evi rüyamda gördüm deyip anlattım rüyanın tamamını, evin içinde yürümek istediğimi, etlerden dolayı yürüyemediğimi, etlere…

Read more

Depremin Düşündürdükleri

Allah’ın takdiri ile meydana gelen depremin birçok hikmeti ve ele alınması gereken neticesi bulunmaktadır. Bu mevzu ile ilgili Kur’ân’a  baktığımızda, devirler boyu milletler yoldan çıktığında, azgınlık arttığında, kötülükler çoğaldığında başlarına bu tür musibetler geldiğini anlatmaktadır. ” Başınıza gelen her musibet kendi ellerinizin kazandığı günahlar, ihmal ve kusurlar yüzündendir, bununla beraber Allah o günah ve kusurların pek…

Read more

Sıfır Noktası

Depremi en şiddetli yaşayan, binaların % 90’ını kaybeden bir ilde yaşıyordum. Çocuklarımdan ikisi İstanbul’da yaşıyor, ilde ise birisi evli, birisi liseye giden iki çocuğum var. Gecenin bir yarısı ölüm teslimiyetini iliklerimize, her zerremize kadar hissettiğimiz, öldük işte deyip dualar ettiğimiz sıfır noktasını hissettik. 4. katta yaşıyorduk. Sallantı şiddetlendikçe şiddetleniyor, bina bir sağa bir sola gidip…

Read more
aerial view of fisherman on boat

İnsan Nereye, Nelere Koşuyor?

‘Aceleci olarak yaratılmış’ insanlar yüzlerini nereye çevirmiş, nereye ve nelere koşuyorlar? Kadın-erkek, genç-yaşlı, aynı kulvarda, eriştikleri anda yitirecekleri menzile yüzlerini çevirmiş acele acele koşuyorlar… Kiminin amacı mülk edinmek, kiminin uzun ömürlü olmak, kiminin sadece sevmek- sevilmek, kiminin yalnızca günü yaşamak, hayatın tadını çıkarmak… Kimi hedefine bedeninin bencil tutkularını koyuyor, kimi bilgi sahibi olup toplumda sivrilerek…

Read more
down angle photography of red clouds and blue sky

Âh İtidal Sen Ne Büyük Bir Sırsın / Kevser Sabâ Alkaya

Epiktetos: ‘’Kendinin efendisi olmayan hiç kimse, özgür değildir.’’ der. İrvin Yalom ise onu tasdikler mahiyette: ‘’Bize gereken duygudaşlık değil, kendi duygularımıza hükmedecek gücü tekrar kazanmaktır.’’ diyerek aynı hakikate temas eder. Sûfiler, insanın içinde üç önemli kuvve var der. Geçen yazımızda bu kuvvelerle giriş yapmıştık insan âleminin gizlerine. Bunlar; şehvet, gadap ve akıl idi. Mucizevi bir…

Read more
blue blur bright close up

Berat (Yaşanmış Hatıra)

Rabbime bir şükran ifadesi yazısıdır. Bir ağustos günü ve insanların sıcaktan buram buram terlediği bir gündü. Sıcaklardan dolayı dışarıda yapmam gereken işlerimin birçoğunu ertelemiş nedense dışarıya çıkmak istemiyordum. O gün ise dışarı çıkma arzusu benliğimi sarmıştı. O gün sıcağa aldırış etmeden Rabbimin izniyle yola koyulmuştum. Gayr-i ihtiyari sevk-i İlahi beni bir yerlere sevk ediyordu. Mü’minler…

Read more
vivid autumn leaves scattered on ground

Seneler Hızlı Da Geçse Ölüm Gelip Buluyor

1 Aralık 2022; Bediüzzaman’ın, “Hayatım hayatınla devam edecek” dediği Mustafa Sungur Ağabeyin vefat yıldönümü. Bu âlem-i fenadan âlem-i bekaya terhisinin üzerinden tam 10 sene geçti. Allah rahmetiyle sarsın. Nasihat istiyorsak elbette bize ölüm yeter. Biz arkamıza baktığımızda-ki yaşımız kaç olursa olsun- “seneler ne de hızlı geçti” diyoruz. Gerçekten de hızlı geçiyor. Ancak gelecek de kuşkusuz…

Read more
orange and yellow neon lights

Aklı Doğru Kullanmak

Aklı Doğru Kullanmak Rukiye Anar Yeryüzünde hareket eden sayısını yalnızca Allah’ın bildiği bir çok canlı var. Tüm bunların sayısını bilmediğimiz gibi hakikatlerini de bilmiyoruz. İşte şu ayette Allah kendi katında en şerli mahluku açıklıyor. “Şüphesiz yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü aklını kullanmayan idraksiz canlılardır, onlar sağır ve dilsizlerdir.” (Enfal-22) Demek ki akl ı küll olan…

Read more

Derin Bir Yaranız mı var

“DERİN BİR YARANIZ MI VAR, O BİR KAPIDIR” Kevser Sâba ALKAYA Clarissa Pinkola Estes’in: ”Çok derin bir yaranız mı var, o bir kapıdır.” sözüne takıldı kalbim. Bir yara nasıl kapı olabilir insana, o kapıdan neyi görebilir insan? Kapı hayli derin bir metafor; hem açılmayı hem kapanmayı ifâde eder; hem içeriyi hem dışarıyı. Kapı sınırdır, kapı…

Read more

Cennetin İçinde Cehennemi Yaşamak

CENNET’İN İÇİNDE CEHENNEMİ YAŞAMAK!   Sema CEYHAN Hep duyarız ‘cennetin içinde cehennemi yaşadım’ diye. Zevk-i sefa içinde olan insanoğlu zevk içinde musibetlere düçar olduğunda kullanır bu cümleleri. Veryansınlar eder neden başıma bu geldi diye. Teslim ve tevekkül ile sabır etmez, sabrını tüketir. Ama hiç aklına getirmez ki; bu çektikleri, zaman geldiğinde manevi bir çekirdek hükmünde olup…

Read more

Bir Acip Muamma

BİR ACİP MUAMMA Harun ÇAĞLAYAN İnsan garip bir muamma… Yedi bin yıllık tarihi, köhne sayfalara işlenmesine rağmen; anlaşılamamış, bilinememiş. Öyle ki insan, bütün bir âlemi gezmiş, keşfetmiş kendi varlığına gelince; onu keşfetmede âciz kalmış. Kolay değil elbet. Çünkü insan, küçük bir âlem misâli ruhunda, kalbinde binler latifeler taşıyan acip bir muammalar yumağı/silsilesi… Her bir latife…

Read more

Zaman

ZAMAN Rukiye Anar Zaman akan bir nehir misali asırlardır akıp durmaktadır. İçinde binlerce çeşitliliği, binlerce farklılığı ve daha ötesi sayısız celalî ve cemalî cilveleri taşıyarak ebed tarafına doğru gitmektedir. Bu akış İçinde sürüklenen insan çoğunluk itibariyle selin önünde koşan bir yaprak gibi gayesiz, hedefsiz bir şekilde hayatını heba ediyor. İnsanoğlu bu hızla koşan ve kuşatan…

Read more