Sükût Her Zaman Erdem midir?

Susmanın koruyan, saklayan ve haksızlığa zemin hazırlayan yüzleri üzerine Bazen susmak, söylenmiş en doğru sözden daha yerinde olabilir. İnsan öfkesinin en yoğun anında konuşmadığında, yalnızca karşısındakini değil, sonradan pişman olacağı kendi cümlesini de korur… Bir tartışmanın ortasında durabilmek, kırıcı bir sözü dilin ucundan geri çevirip yutkunmak veya konuşmak için daha sakin bir zamanı beklemek her…

Ben Yoksam Siz Varsınız

Karanlık koridorların sonunu göremezsiniz bazen. Her tünelin sonundaki ışık bir türlü gelmez. İnsan dertlenir, kederlenir, yalnızlık ve hüznün binbir türlü halini konuk eder ruhunda. Çaresizliğin sükûtu iner üzerine. “Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat..” dediği gibi Sâbit’in… Gam saatleri uzadıkça uzar, dakikalar demlene demlene geçer. Ve insan sessiz…

Dertlenseydik Aldanmazdık

Dertlenseydik Aldanmazdık Dr. Musa Hûb   Aşk gibi, dert de söyletir; dertli, söylegen olur. Dert, buldurur. Buldurur, çünkü düşündürür. Belki de şahıs, aile, millet, ümmet ve insaniyet çapındaki çoğu problemlerimizin kökeninde “dertsizlik, yeterince düşünmemek, anlamamak ve anladığı hakikatlerle ve doğrularla hareket etmemek” vardır. Hep nefsimizin hevalarına kapılıyoruz, şeytanımızın iğvalarına aldanıyoruz. Toplum mühendislerinin makyevalist toplumsal manipülasyonları,…

Kurduğum Dengelerim

Kurduğum Dengelerim Sedat İlhan   Formüllerim, tezlerim, kriterlerim… İnsana, hayata dair… Bir hazan rüzgarı esti sanki. Sonbahar mıydı yaşadığım yoksa. Ayrılığı, yıkılışı anlatmak için destanlaştırdığımız o güzelim sonbahar… Sarının, kırmızının binbir tonu ile bir başka heybetlidir oysa. Edindiğimiz tecrübeler uğruna ödediğimiz bedellerden kurtulma fırsatıdır bir nevi. Saflaşmanın, yeniden dirilişe hazırlanmanın adıdır o. Severim sonbaharı, en…

Haziran’da Üşümek

Haziran’da Üşümek Münzevî Çiçekler çok oldu açalı ağaçlarda Niyetleri yok mu acep meyveye durmaya Hechecikler ümitle geldiler bu düz bayıra. Sana nefes’im, sana mestim, hem de sermestim…   Havaya mı yoksa kayaya mı okyanusun öfkesi Sahile attığı ölü martılar neyin sillesi, Kaşlarını çatar durmadan bulutlar silsilesi Sana Şirin’im, sana Leyla’yım, sana Zühre’yim. ..   Her…

Meçhulüm

Meçhulüm Havva Küçük Konur Dalgalarının koyu karanlığı geliyor kulaklarıma. Hırçın, derin ve her daim kıpırtılı… Yeknesaklığı kabul etmeden hep hareket ve kıyılara başkaldırı… Rengin flu, ruhun engin… Hep bir sancının sıkıntısı, varoluşun sicim sicim gözyaşları… İçimi bulduğum sen miydin, yoksa sen mi döktün içini içime, anlayamadım. Belki de hiçbir zaman anlayamayacağım. Hep meçhulüm kalacaksın. Yâdımda,…

Ahmet Selim’den Tekamül Notları 4

Ahmet Selim’den Tekamül Notları 4 Meryem Pîrim Sevgiyi bilen sevmeyi bilir. Biz sevgiyi öğretmeden sevmeyi öğretmeye çalışıyoruz. Yaptığınız işin tarifiyle uğraşmanız, özünden uzaklaştığınızın alametidir. Yazdıklarının şiir olduğunu ispata çalışan, olmadığını itiraf ediyor demektir. Gerçek öğretmen, insanı kendinin öğretmeni yapan ve bu sırrı öğrencisiyle paylaşan kişidir. Batı’nın kuyruğuna takılan Batı’nın beynini göremez. „Yerine göre“ konuşulur ama…

Yüreğimin Aşk Mabedi

Yüreğimin Aşk Mabedi Zeynep Yalçın   Kays gibi dillere düşüp Mecnun’a çıkmamıştı adım henüz… Gerçi dillere düşersem eğer O’nu içimde yaşamama izin vermezlerdi bir başıma, belki de bundan korkuyordum… Gerçi Mecnun’dan farksız şiirler yazıyordum yârime; Leyla gibi duyamasa da yazmak haz veriyordu ruhuma. Eğer bir erkek olsaydım ya Kays gibi çöllerde yaşar ya da Şems…

Geceye Sesleniş

Geceye Sesleniş Katrenur Deniz Güneş bütün zarafetiyle gününü tamamlarken, Gölgeler inlerinden yavaş yavaş çıkarır benliklerini. Kâinat, etekleri tutuşan bir çocuk misali, Daha bir telaşlı ve çığırtkan; Geceye hazırlanmakta beşeri âlem. Gün geceye kucak açarken, Gece nazende bir gelin; Sarılıp sarmalanmak istemez.   Gündüzün keşmekeşi, Sokakların çığlığı nasılda sükûta erer gelişinle! Zarif, siyah, narin bedenindeki ateş…

Girift

Girift Hatice Derin Silahlı Her kelime incedir, her insan biraz kalın… Biraz bülbül, biraz gül, biraz isyan, biraz zul… İyiliğin içinde sağa sola yatar, çamura batar da “Kendim ettim, kendim buldum,” diyemez gururundan. Kader suçludur, kaderi kötüdür, nazara gelmiştir; bir abdestsizlik vardır da çözememiştir. Kendini suçlayacak değil ya; “Bahtım kara,” der, çıkar işin içinden. Üstelik…

Kalemim mi Kurudu Yoksa?

Kalemim mi Kurudu Yoksa? Sedat İlhan Bilemiyorum. Bir şeyler yazmak gelmiyor içimden. Dostlarla iletişimimde birkaç kriter göz kırpıyor olsa da… Şikayetlerimizi bir bir çözmek üzere elele, gönül gönüle vererek yeni ufuklara yelken açmayacak isek… Neyi konuşuyoruz ki? Bir dostum… Onunla yaşadıklarıma rağmen hala beni arayıp sorması: iyi niyetine, affediciliğine delil. Kimin haklı olduğunun bir önemi…