Hz. Peygamber’in Pazartesi Günü Doğmasının Hikmetleri

Hz. Peygamber’in Pazartesi Günü Doğmasının Hikmetleri Siyer-i Nebi’deki Kutlu Pazartesiler ve Faziletleri Dr. Musa Hub Peygamberimizin hayatında Pazartesi günlerinin bazı dönüm noktalarını teşkil etmesi, Pazartesi gerçekleşen kutlu doğumun tes’îdini (bayram edilip kutlanmasını) güçlendirir. Prof. Dr. Muhammed Hamidullah’ın (1908-2002) da dikkat çektiği bu hususu, Siyer-i Nebî’de Pazartesilere tevafuk eden hadiseleri ve yorumları bizlere, kutlu doğumu kutlamanın,…

Naat-ı Nebi

Naat-ı Nebi Leyla Hanım (Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün) Devâdır hâk-i kûyuñ haste-gâna yâ Resûlallâh (Semtinin toprağı hastalara devadır yâ Rasûlallah) Şifâ bahş itdi nutkuñ cism ü câna yâ Resûlallâh (Konuşman beden ve rûha şifa verdi yâ Rasûlallah)   Kevâkib saymadan ‘isyânımıñ ta‘dâdı müşkildir (Yıldızları saymadan benim isyanımın sayısına ulaşmak zordur) Eger ‘afv itmeseñ sıgmaz cihâna…

Kutlu Doğuma Sevinmek mi, Kutlu Ölüme Üzülmek mi?

Kutlu Doğuma Sevinmek mi, Kutlu Ölüme Üzülmek mi? Dr. Musa Hûb Biliyor musunuz Mevlid-i Nebi günü aynı zamanda vefat-ı Nebî günüdür.  Peygamberimiz (sav) Rabiülevvel ayının 12’si (miladî 20 Nisan 571) Pazartesi günü doğduğu gibi, yine aynı Kamerî ayda ve aynı günde yani Rabiülevvel’in 12’si (miladî 08 Haziran 632) Pazartesi gününde vefat etmiştir. Burada şöyle bir…

Şîşe-i Dîlim

Şîşe-i Dîlim Tugay Mola        Dağ gibi dağdan da geçtim. Bağ gibi bağdan da geçtim. Azap gibi azaptan da geçtim… Beni dinle gece vakti dostum. Dediler ki: “Ben buradayım.” Sen neredesin? Ses kimden geliyordu? O soluk kimden ki kime ulaşacaktı? “Sükût ettiler… Ses çıkartmadılar desem” yalan söylemiş olurum. İnan ki acının en büyüğünden…

Küllerinden Doğmak

Tahmidiye Duası Üzerine – 3 Küllerinden Doğmak Yüksel Kurtoğlu        Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise herşey dosttur. Yaran istersen Kur’an yeter. Evet, ondaki enbiya ve melaike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder. [1] Bu metin; Risale-i Nur’un ‘hakikat’ mesleğiyle, Tahmidiye Duası’nın ‘şifa’ sırrını, modern insanın ‘bunalım’ sokağında buluşturma…

En Zor Öğrendiğimiz

En Zor Öğrendiğimiz Sedat İlhan        “Şey nedir?” diye sordu bir dostum. “İnsan, en iyi neyi biliyorsa onu en zor öğrenir,” dedim. İstediği cevabı alana kadar ısrar etti; tabii ki ben de söylemimde ısrarcıydım. İnsanın, özgünlüğünde yaşadığı hayretleri konuşmak istemiş. “En zor öğrendiğimiz şey insandır,” demekteydi. Bildiğimizi sandığımız sürece insanı öğrenmekte zorlanacağız; bu…

Safları Sıklaştırmak Kalpte Başlar

Safları Sıklaştırmak Kalpte Başlar Elif E. Bayraktar         İnsan, çoğu zaman niyetini ve ahlâkını tek başına değil beraber yürüdüğü insanların istikametiyle inşa eder. Aynı istikamete yürüyenlerle omuz omuza olmak, insanı diri tutar, samimi destek cesarete dönüşür. Saflar sıklaştıkça güçleniriz. “Safları sıklaştırmak”, sadece omuz omuza durmak değil; niyeti, istikameti ve sorumluluğu birlikte taşımaktır. Bu…

İçkinliğin İçinden Hiçkinliğin Hiçinden Vuslata

  İçkinliğin İçinden Hiçkinliğin Hiçinden Vuslata Gülşah Karabörk        İçkinliğin içinden, hiçkinliğin hiçinden, sanmaların viranesinde aşkınlığın Kerbelâ’sından ve dahi yokluklar harabesinden geçtik. Hurûf-u Mukatta alfabesinden bir nehir aktı da var zannettiklerimizin suskunluğu batırdı gölgelerimizi. İçkinliğin derin sularından, hiçkinliğin en koyu karanlığından geçtikçe; var sandığımız bu fani âlemi, umut diye tohum gibi ektik gönlümüzün…

“Nesyen Mensiyye”

“Nesyen Mensiyye” Havva Küçük Konur        Bir ikindi çaresizliği düştü gökten; yangın yeri oldu her yer. Çırpınan, çırpındıkça derinleşen, ağır sancısını yeryüzüne çıkaramayan bir yürekti ondaki. Bir kalbin sessiz duruşu, teslimiyetiydi. Yutkundukça gitmeyen bir yumru, boğazda cam kırıkları… Yutsan kanatır, çıkarsan çıkmaz. Ve bir ân-ı seyyâlede akan hayatın içinde, kabullenişin sessiz çığlıkları… Uçsuz…

Büyük Oyunun Perdesini Yıkmak

Büyük Oyunun Perdesini Yıkmak: İranlı Alimler Şii miydi, İslam’ın mıydı? Tuba Çiçek        Bugün modern dünya ve özellikle İslam coğrafyası üzerinde oynanan en sinsi oyun, tarihimizi mezhepçi bir gözlükle okutmaktır. Bugün “İran” dendiğinde sadece “Şiilik” üzerinden bir kutuplaştırma üretenler, aslında İslam medeniyetinin DNA’sını yok etmek isteyenlerdir. Oysa bugün Sünni dünyasının baş tacı ettiği…