Tahmidiye Duası Üzerine – 4

Tahmidiye Duası Üzerine – 4 Madde Hapishanesinden Beka Ufkuna Yüksel Kurtoğlu Matla-i a’lâyı ev ednâyı cây etsek n’ola Tir veş ettik makam-ı ‘kâb-ı kavseyn’i güzâr [1] (Nâdirî) Tablo yapmak isteyen Ressam’ın, resim yapma isteği kalpten gelir, zihinde tasarlanır ve eldeki fırça darbeleriyle icra edilir. İçteki istek, tablonun Evvel’i, tablo bittiğinde ortaya çıkan eser ve o…

Yâr-ı Güzîn

Yâr-ı Güzîn, Bu metin, Dr. Musa Hûb Hocamızın, “Kimesne-i Mahrem” (Körpe Kalemler Dergisi, Nisan ’26 sayısı) yazısındaki muzdarip intizar ve arayışına bir Mukabele-i Kulûb ve zeyl niyetiyle kaleme alınmıştır. Yüksel Kurtoğlu Kelime anlamı itibarıyla “seçilmiş, seçkin, en has sevgili veya dost” anlamına gelen Yâr-ı Güzîn, farsça kökenli olup, sıradan bir arkadaşlığın çok ötesinde, ruhun ruhu…

Bekâ Ufku

  Bekâ Ufku Yüksel Kurtoğlu    İftitah tekbiriyle ışık doldu kalbime, Geride kaldı dünya, açıldı yol Rabbime.. Bir vecd sardı içimi, genişledi alemim, Kayıp gitti gönlümden gamım, ye’sim, kederim.   Kadem bastım Kürsi’ye, tasavvurun merkezi; Arş tecelli yeridir, Rahmetin ilk menzili. Her emir bir dokunuş, kâinat tualinde, Her çizgi bir sır taşır, Kudretin hâl dilinde.…

Gecenin Eşiği

Gecenin Eşiği Yüksel Kurtoğlu   İçime çökerken o dipsiz kabus, Cebimde iflastan donuk bir makbuz. “Bitti” dediğim an, kırıldı fanus, Kederim savruldu rahmetin rüzgârında Umudum yeşerdi takdirin kararında   Ölü kalpler bulur İsa’yla hayat, Hayy ismiyle kalkar canlanır memat. Yusuf’un sabrıyla dinlenir feryat, Kuyudan saraya yol, Kayyum izince, Nefsimi fethettim “Allah” dedikçe.   İdris’in kalemi,…

Tahmidiye Duası Üzerine – 2

Muhatabiyet Muştusu Bir zaman, bir Budist arkadaşımla otururken, mevzu sıkıntılara, endişelere, hastalıklara ve çözüm yollarına geldi. Bana, “Biz meditasyon yaparak bütün dertlerimizden kurtuluyoruz. Özel bir oturuş şeklimiz var. Oturup kafamızdaki bütün tasaları unutmaya çalışıyor, hayalen bizi mutlu edecek yerlere gidiyor ve huzur bulduğumuz aktiviteleri yapıyoruz” deyince, cevaben “Bizim yöntemimiz biraz farklı. Dertleri, tasaları, sıkıntıları unutmaya…

Hû’ya Doğru

Dert dediğin aşığa, Sultan’dan gelen davet, Kaçmak değil bizimki, yaraya bin şükretmek. Neşet’in sazındaki kadere teslimiyet, „Yok iken, var eden var,“ sığın budur emniyet. NİDÂ-İ FERD FASLI Her tekbir bir basamak, İlim’den Kudret’e yol, „Kün“ sedası yükseldi, yokluğa dedi: „Var ol!“ Ferd ismi tecellisi, benzersiz her nakışta, Vahdetten haber verir, kapı açar bakışta. NEFHA-İ HAYY…

“Dil” Miracı

Yükselir sinelerden, şifaya açılan kapı, On tekbirle kurulur, kalbin mana yapısı. İftitah tekbiriyle dünya arkada kalır, Kâinat Sultanı’nın huzurunda yer alır.   ​İlk yedi kat semada, Nebiler selamlanır, Her basamakta gönül, bir erdemle nurlanır. Kimi sabır dersidir, kimisi de hitabet, Yükseldikçe her Sâlik, artar kalpteki hayret.   ​Sekizinci tekbirle biter cisimler faslı, Kürsî’de yankılanır varlığın…

Tahmidiye Duası Üzerine – 1

On Tekbirin Manevî Mi’racı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin, “maddî ve mânevî hastalıkların” bir nevi şifası olduğunu belirttiği ve özellikle hastalık dönemlerinde ‘hususî bir virdim’ diyerek sıkça okuduğu Tahmidiye Duası, yine kendisinin derlediği Hizbü’l-Envâri’l-Hakâikı’n-Nûriye (Büyük Cevşen) isimli mecmuanın içinde yer alır. [1] Risale-i Nur’un 1950 yılında Bursa’ya ulaşmasına vesile olan Ali Çakmak Ağabey’in de ‘Kardeşim, her…

Gez-Göz-Arpacık Metaforu ‘Risale-i Nur Tasavvufu’na Bir Nazar-ı Vukûfî: Tahmîdiye Örneğine Giriş

          Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) “Tarikatsız Cennete gidenler çoktur, fakat imansız Cennete giden yoktur.” (Nursî, Mektubât / 5. Mektup) gibi sözleri, “velayet-i kübra” ile “velayet-i suğra” arasındaki farkı, talebelerine görsel bir temsille anlattığı o meşhur tesbih hatırası ve “Zaman tarikat zamanı değildir, imanı kurtarma zamanıdır” şeklindeki yönlendirmeleri sebebiyle, Biz,…