Kendini Gerçekleştiren Fitne (3)

İyi niyetli eleştirileri, fıtrî farklılıkları ve sıradışı fikirleri kötü niyetlilikle itham ede ede sonunda kötüleştirmeyi başardık, bravo bize! Halbuki çoğu kötü niyetliler bile iyi niyetle ve hüsnüzanla ikram edile edile ‘pygmalion etkisi’yle sonunda niyet düzelterek iyileşebilirdi. Sürekli hüsnüzan kılıflı suizan ve adem-i itimatçı söylemler, muhatapları ya kendinden bile şüphe eder hale getirir ya da ‘o…

Zihnin Eski Eşyaları

Bir eve taşınırken en zor iş kolileri doldurmak değildir; hangi eşyaların yeni eve götürüleceğine karar vermektir. Yıllardır kullanılmayan bir eşya, odanın bir köşesinde sessizce bekler. Artık işlevini yitirmiştir ama onu elden çıkarmak yine de kolay olmaz. Çünkü bazen sakladığımız şey eşyanın kendisi değil, onun taşıdığı hatıra, aidiyet ve geçmiş duygusudur. Zihnimizin de böyle odaları vardır.…

Modern İnsanın Üç Hastalığı

Modern insanda üç şey göze çarpıyor. Birincisi; okumaktan ve tefekkürden alabildiğine kaçış, okumadan da bilmiş gibi yapmak. İkincisi; dostluğu peşin menfaatlere indirgemek, en küçük bir olumsuzlukta hemen uzaklaşmak ve kalabalıklar içinde yalnızlaşmak. Üçüncüsü; iltifat budalalığı. Yüz iltifat yap, bir tane doğruyu, bir hatayı söyle, anında irtibatı kesmek. Bu üçü birbirinden ayrı değil. Aynı kopuşun üç…

Kronik Hastalıklardan Korunmak İçin Yol Haritası (Fonksiyonel-Bütüncül Tıp/Nörobilim/Hakikat Penceresinden)

(İnsülin direnci/Diyabet, Hipertansiyon, Migren, Demans/Beyin Sisi, İnme (SVH), Obesite, Kabızlık, Kolestrol Yüksekliği, Epilepsi, Huzursuz Bacak Sendromu, Huzursuz/Geçirgen Bağırsak Sendromu, Parkinson, Multipl Skleroz, Uyku Bozukluğu, Kronik Polinöropati, Miyastenia Gravis, Depresyon, Kronik Tatminsizlik, Panik Atak, Otoimmun Hastalıklar)   1- Kronik hastalıkların ana-kök sebeplerinden en önemlisi, Bagirsak floramızın(mikrobiota) bozulmasıylaolusan GEÇİRGEN-BAĞIRSAK SENDROMU olduğundan beslenme tarzımız Enflamasyonu soğutmaya/durdurmaya yönelik olmalıdır.…

Ne Elif’i Bilebildim Ne Mîm’i

Gül bahçelerindeki gonca gülüm… Ne Elif’i (c.c.) bilebildim ne Mîm’i (s.a.v.)! Keşke, Elif gibi dimdik duran rûhunuz karşısında bir “dal” olsaydım! Mecbûriyetten değil… Hele “görsünler beni” diye hiç değil! İçimden geldiği gibi… Bütün mahlûkata aldırış etmeden… Senelerdir aşkın ateşiyle inleyenim… O zamandan beri seni hayal ederek aziz rûhunu çağıranım… Hem uykumda hem de uyanıklığımda… Yolda……

Bir Tanı Ne Zaman Kimliğe Dönüşür? Bir ekran, birkaç belirti ve “Ben kimim?” sorusu arasında

Giriş “Anne, bak… Bende bunların hepsi var.” Telefonu uzatan genç, ekrandaki maddeleri tek tek gösteriyor: Dikkatini toplamakta zorlanmak… Bir işe başlayıp bitirememek… Kalabalıklardan çabuk yorulmak… Bazen kimseyle konuşmak istememek… Fazla düşünmek… Anne ekrana bakıyor. Birkaç saniye sonra, biraz da gülümseyerek: “Bunların yarısı bende de var,” diyor. Genç telefonu geri çekiyor. “Sen anlamıyorsun anne.” Belki de…

Kus İbn-i Sâide ve Ukkaz Panayırı’ndaki Tarihi Hutbesi

Cahiliye Dönemi Arap Yarımadası, çok tanrılı inançların, kabile asabiyetinin ve ahlaki buhranların hâkim olduğu karanlık bir devirdi. Bu karanlığın ortasında, tevhit inancını korumaya çalışan, putperestliği bütünüyle reddeden ve Hz. İbrahim’in tebliğ ettiği haniflik yoluna bağlanan az sayıda şahsiyet bulunuyordu. Bu isimlerin başında, bilgeliği, edebi dehası ve basiretiyle tanınan İyad kabilesinin reisi Kus İbn-i Sâide gelir.…

Ahmet Selim’den Tekamül Notları-6

Bu düzen lafla değişmez. Samimiyetle, şuurla, fikirle-mefkûreyle, aksiyonla (amelle) değişir. Kendini değiştiremeyenler, düzen müzen değiştiremezler. “Balık baştan kokar” madalyonun bir tarafıdır, unutmayalım ki “ağaç da köklerinden çürür.” (30.09.1994) Doğrulardan taviz vererek yanlışları düzeltmek asla mümkün değildir. Uzlaşayım derken yozlaşırsınız, yaklaşıp tutayım derken tutulup sürüklenmeye başlarsınız. (28.09.1994) Osmanlı, matematikle, kimya ile uğraşmadığı için batmadı; yeterince düşünmediği…

Kadim Topraklardan Yarının Düşüne: Bir Ortadoğu Tasavvuru

Ortadoğu denince günümüz dünya kamuoyunun zihninde beliren ilk imge; savaşın, nefretin, yoksulluğun ve cehaletin kucağında bocalayan bir kaos coğrafyasıdır. Sanki kanayan yaranın hiç kabuk bağlamayacağı, parçalanmışlığın kader haline geldiği ve geleceğe dair umutların tükendiği bir yeryüzü parçası… ​            Oysa tarih sahnesinin perdesini biraz araladığımızda, bu toprakların insanlığın beşiği olduğuna şahit oluruz. Ortadoğu; nice dinin, dilin,…

Sömürgecilik Atlası II

Daha önce Sömürge Atlası başlıklı yazıda dört kıtanın sömürgecilik dönemlerinde yaşadığı acıları, yıkımı ve direnişi paylaşmıştım. Bu yazıda Avrupa devletlerinin Afrika’da yürüttüğü sömürgecilik süreci ve buna eşlik eden kıyımın tarihsel, insanî ve ahlâkî boyutlarını yine özetle anlatmaya çalışacağım. Kendini aydın sayan Avrupa ülkelerinin, karanlıkta gördükleri halklara götürdükleri ‘medeniyet ışığı’, ateşin ta kendisiydi. Kısaca hatırlayalım…  …

Yeni İşim 2

İnsan her zaman haklıdır derdim. Her ne yapıyor olursam olayım bir yerlere dayandırdığımı görüyorum. Bunu yapan sadece ben miyim? Zaten bildiğimizi kendimizden biliriz. Yalan söylemeye meyilli isek tüm insanların da yalancı olabileceğini düşünebiliriz. Yanılıyor muyum? Bir dostum vardı. Bir dönem vakti müsait olduğundan birlikte araştırmalar yapabildik. O mu beni geliştirdi yoksa ben mi onu? Tabii…