DüşünceEdebiyatHaziran-Temmuz '26Meryem Pîrim

Ahmet Selim’den Tekamül Notları 4

Meryem Pîrim

  1. Sevgiyi bilen sevmeyi bilir. Biz sevgiyi öğretmeden sevmeyi öğretmeye çalışıyoruz.
  2. Yaptığınız işin tarifiyle uğraşmanız, özünden uzaklaştığınızın alametidir. Yazdıklarının şiir olduğunu ispata çalışan, olmadığını itiraf ediyor demektir.
  3. Gerçek öğretmen, insanı kendinin öğretmeni yapan ve bu sırrı öğrencisiyle paylaşan kişidir.
  4. Batı’nın kuyruğuna takılan Batı’nın beynini göremez.
  5. „Yerine göre“ konuşulur ama ölçüsüz konuşmanın yeri yok.
  6. Öyle boş yaşıyoruz ki hiç vaktimiz yok! Boş şeylerle tıka basa doldurulmuş bir ömürde vakit de yoktur vakit şuuru da.
  7. (Zahiren) gördüğünü ve bildiğini anlamayana, görmediğini ve bilmediğini anlatmak bir fayda sağlamaz.
  8. Yahya Kemal önceleri Yunus’u önemsemezmiş ama „Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun“u duyunca nedamet gözyaşları süzülmeye başlamış.
  9. Bir konunun uzmanı, diğer bütün konuların câhili ise onun uzmanlığına da güvenilmez.
  10. Kendini kendinden (nefsinden) kurtaramıyorsan ne başkası seni kurtarabilir ne de sen başkalarını kurtarabilirsin.
  11. „Hürriyet, esaretten daha ağırdır.“ Diyor Rousseau.
  12. Öyledir. Peki, Hz. Ömer ne diyor: „Zorlukla ve kıtlıkla denendik, sabredebildik; bolluk ve refahla denendik, sabredemedik.
  13. Nefsimize dokunan her şeyin dokunulmazlığı var! Onları, tartışmalardan değil, kendi vicdanlarımızdan bile uzak tutmak istiyoruz.
  14. Okuma, bir diyalog gibi gerçekleşmeli. Sadece red ve sadece tasvible yetinip kitapla konuşmazsanız ya yazarın monoloğu vardır ya sizin. Zihninizi yormayacaksanız gözlerinizi hiç yormayın!
  15. Öğretirken öğrenmeye devam etmeyen, öğretmeyi de devam ettiremez.
  16. Çocuk, sâfiyetiyle öğretmendir; aklıyla öğrenci. Ondan gerekini almazsanız ona bir şey veremezsiniz.
  17. „Saygı duymak“ ile „saygısızlık etmemek“ farklı kavramlardır. Herkese saygı duymaya değil, kimseye saygısızlık etmemeye mecburuz.
  18. İnsan başkalarını anlatırken kendini de ortaya koyar.
  19. Zalime taviz vermek, zulmüne uğramak için sıraya girmektir.
  20. Herkes lütfu ve kahırı bilir fakat kahırda gizlenen lütfu ve lütufta gizlenen kahrı herkes göremez.

 

 

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment