Kimseyi gül kadar olsun incitme, har olur (şiddetli hararet)
Kırdığın kalpteki yarık, önünde yar olur. (uçurum)
“Karıncayı bile incitmem deme!”, hâr olur (diken)
“Bile’den bile incinir karınca”, âr olur (utanç, ayıp)
Gülerek günah işleyen, ötede zâr olur (ağlayan)
Verdiğin her bir acı vicdanında nâr olur (ateş)
Aldığın her âh mahşerde sırtına bâr olur (yük)
Batırdığın her kıymık söz, idamlık dâr olur (ağaç)
Gıybetçi dilin, boynunda zehirli mâr olur (yılan)
Helallik aldığın gönül, yanına kâr olur
Eski düşman yeni dost olur, belki yâr olur
Nerdesiniz dediğin yoklar birden var olur
Cehennem karası haller, bembeyaz kar olur
Daraldığın yerler genişler, koca dâr olur (yurt)
Dünki yalnızlığın Hira-misali ğâr olur (mağara)
Dünyada sevdiklerin âhirette câr olur. (komşu)
İncittiğin, başına püsküllü zarar olur
Özür dile, tövbe et; en iyi karar olur
İstidrâk eder Allah; kışların bahar olur (örter; eksiği tamamlar; telafi eder)
Küçük iyi hayallerin dahi yarar olur
Hasenâtın seyyiâtına bir mezar olur (iyilikler; kötülükler)
Hâsılât-ı hayatın matmah-ı nazar olur. (hayatının ürünleri; ilgi odağı)
Güzel sözlerin dillerde akan pınar olur.
Bittiğin yerden bitersin; ulu çınar olur.
Yoksa kalben bozulursun, herşey batar olur
Hiç kötülük etmediğin, sana çatar olur
Anandan emdiğin süt burnundan akar olur
En güçlü yeteneklerin bile bîmâr olur, (hasta)
Maddî-manevî türlü belâlara giriftâr olur (mübtela)
İnkisarlar yaşarsın, ayn-ı intihar olur. (intiharın aynısı)
Hep kahır, hep kahır; iraden tam nâçâr olur. (çaresiz)
Ölsen ölemezsin, bu dünya sana dar olur.
Hâlini düzeltirsen, herşey hizmetkâr olur
Yüzüne bakmayanlar bile vefâdâr olur (vefalı)
En büyük fitne-i belalar, yâr-i ğâr olur. (mağara arkadaşı)
Acı kahırların tatlı bir yâdigâr olur. (hatıra)
Hannân ü Mennân’dan hususî bergüzâr olur. (hediye; armağan)
Ömrünü israf eden dahi ümitvâr olur (umutlu)
İsmin ism-i gâlibinden sırra mazhar olur.
Allah sana yâr olur, Rasulü dildâr olur. (gönül alan sevgili)
Musa Hub
28 Eylül 2026
Pazartesi / Londra

