Antakya

Yunus Emre, Mesihiyyetin gölgesinde ruhi seyrini tamamlamış bir gönül insanı, gönüllere taht kurmuş bir ülkü insanıdır. Taptuk’un kazanında kaynayıp pişmiş, dülger mürşidlerin elinde yontulup cilalanmış, çorak gönüllere Hızır iksirini, gök ilhamlarını boşaltan bir irşad dolabı haline gelmiş inanç eridir. Antakya’da Mesihiyyetin bir başka sevdalı şehidi, sonsuzluk yolcusu sevgili Dülger, Habib Neccar Hazretleri var. Antakya’nın ilk…

Sonsuzluk

Hep bir alışılmışlığın izi.. Zaten hep bizimle dediğimiz.. Kendine sonsuzluk biçip kendimize eklediğimiz.. Hep taze doğan bir şafağın mahmurluğuyla beklettiğimiz.. Alıştık işte, alışageldiklerimiz.. Bir gün aniden.. Hiç beklenmedik bir yerde.. Beklenmedik bir zaman.. Aniden gelen bir telefonla.. Yolumuzun önüne düşmesiyle.. Biniverecek olduğumuz bir dolmuşla, otobüsle.. Dank eden.. Aaa buradaki ev yıkılmış. Neden yıkılmış, niye yıkılmış?…

“Hayat Kısa… Kuşlar Uçuyor”

Gökyüzünde ne zaman uçan bir kuş sürüsü görsem hayatın kısalığı geliyor hatırıma. Ve ne zaman hayat gerçekten kısa diye düşünsem, “Evet” diyorum “hayat kısa, kuşlar uçuyor ve zaman hızla ölüme doğru akıyor…”   Bu sebeple dikkatli olmamız lâzım. O zaman dünya hayatına karşı da daha açık, şuurlu olabiliriz. Hayatımızda yok olacak şeyleri sıralayıp üstünü çizdiğimizde,…

body of water between green leaf trees

Sen

Sen zincirlerle bağlansan da dostluğunu gecelerde faş et! Aşk yolunda ölmeye gelsen de vefânı “lâ ilâhe illallah” busenle ölümsüzleştir! Açlık midene vursa da sen ruhunu Aşk’ın sofrasında doyur! Nerede o yeminler? Nerede o duağı açılmamış geceler? Nerede o fistanı henüz yere değmemiş heceler? nerede? Nerede, doğdugu gece kelâma saklanan bilmeceler? Nerede cepheden geri dönmeyen Şehit…

Hekimoğlu İsmail Ağabey’in Ufku / Yusuf Alptürk

Asıl adı Ömer Okçu olup, yazılarında kullandığı “Hekimoğlu İsmail” müstearı dedesinin adıdır. 1932’de Erzincan’da doğup, burada ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1952’de Zırhlı Birlikler Okulu’ndan mezun olmuştur. Daha sonra astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nden 1972’de emekli olmuştur. 2009 yılı itibarı ile 80 baskıyı geçen, bir dönem yasaklanıp daha sonra serbest bırakılan Minyeli…

activity bicycle bike biker

Yaşamak İçin mi Çalışıyoruz, Çalışmak İçin mi Yaşıyoruz? / Zeynep Haşemi Bayraktaroğlu

Kapitalizm egemen olmaya başlayınca, tüketim çılgınlığı tüm dünya üzerinde yaşanmaya başlandı. 16. yy ve sonrasında Kapitalizm görünür hale geldi.  ABD nin keşfi, koloniler halinde abd kıtasına akın ederken Avrupa – ingilizler işgal – sömürü dönemini fiilen kapatıp ruhen kapitalist sistemle devam etti. Bin dokuz yüzlü dönemlere gelindiğinde artık sistemler hızla  kapitalist çalışma metodunu benimsedi. “Her…

abstract painting of nature

Kalbi Kırık Muhabbet Fedaisi / Fatih Sinan Yıldırım

Kalbi kırık bir muhabbet fedaisi ol(a)maz elbette.. olmamalı da zaten. Dünyanın kalbi kırıklarını onarmaya giderken sen kırılıyorsun, bu nasıl olacak ki!?. O zaman aklımıza hemen; “Gören görmez, işiten işitmez, anlayan anlamaz, sarsılan sarsılmaz, konuşan konuşmaz, söyleyen söylemez birisi mi olacağız?..” diye bir soru gelebilir. Yanıbaşımızdakilerle bir hayatın içindeyiz daim; sürtüştüğümüz, konuştuğumuz, bakıştığımız, darıldığımız, sevdiğimiz, gönül…

grey concrete pyramids on the middle of the dessert during daytime

Yusuf Gönlüm

Ses İskenderiye’den geliyor gibi gözükse de, o nefes ötelerden gelmişti. 111 ayetle 3 safhayı iç içe girmiş boyutlar halinde seyredebilenlere selam olsun… “Ya ebetî!” … “Ey babacığım… Güneşi, kameri, kevakibi bana secde ederlerken yakaladım”. “Ya Buneyye!” Aman oğulcağızım ! Ey biricik cancağızım… Ey kutlu tâcım… Sakın hikayeni kardeşlerine anlatma. Onlara hikayeni anlatma ki şeytan da…

orange and yellow neon lights

Canan 2

Canan Benim adım Canan sen kimsin? Bunu duyan orman şaşırmıştı şaşırmasına da hemen toparlamıştı kendini. Beni duymuyorsun sanıyordum! Canan: İçimde sürekli farklı sesler oluyor; erkek sesleri ve çocuk sesleri, bu seslerin hangisinin kime ait olduğunu bilemiyorum. Onun için aylardır gözlemliyorum bu sesleri. Sesle birlikte farklı duygu ve düşünceler de sarıyor beni. Kimi zaman duygusuz bir…

light bulb beside books on shelf

Âh İtidal Sen Ne Büyük Bir Sırsın! (1)

Yıllar önce okumuştum Necip Fâzıl’ın bu sözünü. Şeytanın mübalağanın yanında olduğunu söyleyip; ‘’Âh itidal, sen ne büyük bir sırsın.’’ diye devam ediyordu. Rûhum tanımıştı bu sözü, aklım idrak edemese de… Yaş aldıkça, yaşadıkça daha derin anlamaya başlar insan; anlamak da zamanla, anlamak da katman katman… Bu kısacık söz ile Üstad ne demek istiyor acaba diye…

light bulb beside books on shelf

Ânın Hâleleri

Gönül ummanının hâlelendiği, hârelendiği yerde duran, durdurulan bir gönl-ü hazindir içim. Hâlin aynasına ezel gelir, mazi vurur, istikbâl bakar. Ama sen beni hep ilerde zannedersin. Hep yürüyor, koşuyor, ilerliyor görürsün. Oysa ânımdır benim gönül çeperim. Duamdır şimdim. Durduğum yer mazinin gölgesi, istikbâlin şafağıdır. Ben sadece âna üflerim. Ey dost! Bana hâl, sana istikbâl aynalar. Hicranıma…