Ayrılığı Tercih Edip Vuslat İçinde Sızlayanım

Cancağızım… Gönül yoldaşım… Allah’ın (c.c) Azamet’ini aracı yaparak meşgul olduğunuz anlarda beni gönlünüze hapsetmenizi istemiştim. Hatırlarsınız sabahın bitiminde ki halleri. O an ayrılışınızla bana Allah’ın (c.c) Celâlet’ini ve Azamet’ini azda olsa hissettirmeye çalıştınız. Öyle bir sefere râm oldum ki elem gecelerimde ağlayan kalpcağızım yine dayanamadı. Geçicide olsa ayrılığınız hicrana gark eyledi yüreğimi. Sırlar kezzâb. Sözler…

Bir Yaşanmışlık

Paylaştım sizlerle. Ben çok şey öğrendim ama siz ne anladınız bilmem mümkün değil. Zaten konumuz da bu. Birbirimizi anlıyor muyuz? Cevap veriyorum, açık seçik, net olarak, son kararımı söylüyorum. Hayır! Çıldırtıcı bir şey bu. Dostlarımız var, arkadaşlarımız, eşimiz, çocuklarımız, ailemiz, kardeşlerimiz… Yalnız kalmayı düşündükçe hafakanlar basıverir dünyamızı. Gerçek şu ki, hissetsek de hissetmesek de kabul…

BOHEMLİK VE İNSANLIK

Çağımızın hastalıklarından biri de bohemlik ve egoistliktir. Nerdeyse her kişiye bulaşmış olan bu hastalık nasıl izale edilir. Bohemlikten kurtulma yolları nedir?   Önce bohemlik nedir bunun üzerinde duralım. Kelime anlamı olarak özgür ve özgün yaşamak, sanatsal ve bireysel takılmak gibi anlamlar yüklenmektedir. Aslen çingene hayatı olarak tanımlanırken, günümüzde cazip bir hayat tarzı olarak sunulmaktadır.   Bohem hayat…

ÖRTÜYE TUTUNMUŞ DUA

Bütün tadlar senin adına vardır: Adını anmanın tadına vardır Bütün yâdlar senin adına vardır: Yâdına yanmanın tadına vardır   Dünyayı içtim bir bir, kanamadım Âbına kanmanın tadına vardır Zehirledi ağyar balı kalbimi Balına banmanın tadına vardır   Dayandığım çoklar yıkıldı gitti Tek’e dayanmanın tadına vardır Boyandığım renkler soldu silindi Yoka boyanmanın tadına vardır. Musa Hûb…

Kırılmalardan Güç Doğar: Kintsugi’nin İlhamı

   “En güzel insanlar, yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi, kaybı bilen ve derinliklerinden çıkmayı başarmış olanlardır. Bu insanlar, bir şefkat, bir nezaket ve derin bir sevgi anlayışı geliştirmiştir. Güzel insanlar rastgele ortaya çıkmaz.”      Elisabeth Kübler-Ross           Hayat, zaman zaman bizi zorlayarak kırılma noktasına getirir. İlişkilerde yaşadığımız hayal kırıklıkları, kariyer basamaklarında ilerlerken karşılaştığımız engeller, kişisel hedeflerimizdeki aksaklıklar…

Geçmişle Yüzleşmek

Duyarım, okurum bazen. Ne anlatmak isteriz acaba? Veya nedir anladığmız… Geçmişten bahsediyorsak sonuçlarını görmüşüzdür. Yüzleşelim diyorsak hatadır ele aldığımız. Görünen köyün tarifidir yapılan, bilgelik değil. Yeni yanlışlara yol açmıyorsa, devam. Birilerini suçlamak değilse niyetimiz. Veya bulabildi isek referans çizgimizi. Aksi, oyalanmaca bile olabilir. Gerçekten pişmanlık duyuyorsak geleceği planlamalı, zaman kaybetmeden. Anda yanlışlara devam etmediğimizden emin…

İNSANLIĞIN FİLİSTİN’LE İMTİHANI

  Dün, önceki günün çocuğudur. Bugün dünün, yarın da bugünün eseridir. Şimdiki sen, bütün bir mazinin birikimisin. İnsan, bütün hayalleriyle yaşadıklarının sonucu olarak bugüne, şimdiye ulaşır. Duygu-düşüncelerinin kökleri, geçmişinin derinliklerine doğru bir sinir ağı gibi uzanır. İnsanın ömrünü harcadığı bir mahalden ayrıldıktan sonra, geriye dönük çıkarımlar yapması, ilmel öğrendiği, aynel gördüğü ve hakkal yaşadığı şeylerden…

Allah’tan Razı mıyız?

Zalim Siyonistlerin katlettiği üç şehidinin arkasından Rabbine dua eden Gazze’li bir annenin sözleri kalbime saplandı. “Çocuklarımı şehit vermek Allah’ın bir lütfudur. Ben bu çocuklarımı kaybetmedim, tam tersine onları cennete uğurladım. Allah’a hamd olsun hiç bir çocuğum kalmadı. Onlarla cennette buluşurum inşaAllah. Kimse ölümsüz değildir. Hepimiz öleceğimize göre neden şehid olarak ölmeyelim ki! Biz Senden razıyız,…

Ezberlerin Bilimsel Kılıklısı Bir Felakettir

Kelimeler ve kavramlar insan hayatı için çok önemlidir. Bu yönüyle kavramlar, herkes için bir araçtır. İnsanların bir kavramdan faydalanması için onu geliştirmesi gerekir. Eğer var olan kavramları geliştiremezsek kimsenin yeni şeyler söylemesi mümkün değildir. Bir kavramı geliştirmek demek o kavramın tüm inceliklerine vakıf olmak demektir. Yeni kavramların üretilmesi ise düşünce kapılarını ardına kadar açmamızı sağlayacaktır……

Sarsıl ey Tunusânî…

Ben yabânî, sen barrânî. Hani var ya bir Harranî? İbrahimî. Şimdilerde zeval perdesinin ardında. Tanrı bağıma bülbüller geldi. O bağ ki şimdilerde hâristan oldu… Bir gülüm kalmıştı. Bahçebân ağladı, güller soldu. Bir gelirler.. bir de gidiverirler. Ses yok el-ân… El-ân, her zaman… Derdime dermân yoktur. Derdimden daha çok dermân. Dert olur ki bazen derman… Sen…

Sinor Kavgası

Etimolojisini tam bilmediğim, Kürt’ler arasında sınıra “Sinor,” denildiği için; Etimolojisinin Kürtçe olduğunu düşündüğüm, Türkçe (sınır hudut ) anlamına gelen Sinor. Sınır veya hudut hükumetler, devletler veya bir ülkenin idari olarak birbirinden bağımsız bölümleri gibi politik varlıkların coğrafi bitiş noktalarını yâda yasal yetki alanlarını tanımlayan bir terimdir. Hudut sözcüğü ile eş anlamlıdır. Wiki sözlükten alıntı yaptığım…