Derdime Devâ Aradım..

Derdime devâ aradım… Meğer derdim benim devâm imiş… Kitaplarda değilmiş, lâ ve lâ vellâ… Geleceğe sakladım, şimdilik sakıncalı sırların bugün açıklanmasını… Aklanmasını, pâklanmasını… Nurlanmasını… Zuhur etmesini… Gelecekte ben toprak olsam da, sesimi tek başına alıp da dünya âlemlerine duyuracak o sabah güzeli melek seslendirecek… Şiirler dökülecek… Mersiyeler tütecek… Kâfiyeler kâfiyelenecek… Abdallar çalmaya başladığında şarkılarımı… Haydi…

İnsanın Bitmeyecek Sorgusu

Kâinat denilen bu evrende bizler; akıl sahibi, bilinçli, farkında lığı olan, varlıklar olarak, akıl melekelerimizin geliştiği andan itibaren sorgulamaya başlarız: ben kimim? Neyim? Nereden geldim? Nereye gideceğim? Gibi birçok farklı sorunun muhatabı etmiştir insan kendisini, Bilincinde, iç dünyasında. Bu sorgulama, anlama, anlamlandırma aşamaları insanı bazen boşluluğa, karambole, bilinmezliğe ve hatta uçurumun kenarına itmiştir. Sorgulama süreci…

Sünnet Minhâcı

 (1) – Hz. Peygamber’in 7 Sıfatı ve Dine Hizmetin 7 Prensibi –   Minhâcü’s-Sünnet Âyeti’nin Gölgesinde: Hz. Peygamber’in Vasıfları ve Peygamber Yolunun Prensipleri ﴾ لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ﴿  “(Ey insanlar ve ey araplar!) Size kendinizden bir rasul/elçi geldi. (O sizdedir ve) sizin herhangi bir zahmete…

Alim Çiftçi

Dostum bir video gönderdi. Birçok kez biraraya gelip fikir alışverişi yapmıştık. Beni bilir yani. Hassasiyetlerimi, arayışlarımı, bulduğumu sanışlarımı… Kesinlikle samimiyetinden şüphem yok. Ama hiç mi hiç problemimiz yokmuş gibi davranabilmesini anlayamıyorum, henüz. Benden de beklediği, bana tasiye ettiği de bu. Onu hafife almıyorum. Yeterince öğrendiğimde sadece kendi etki alanıma odaklanabilirim, sakince, bilgece. Ondan önderlik yapmasını…

Hayattan Daha Gerçek Olan “Ölüm”

Her şeyin gerçeğini aramak insaniyetin gereğidir. Akıl sahibi her insan hayatı sorgular, varlığı en ince ayrıntısına kadar tetkik eder. Ne için yaşıyoruz sualini daima kendine sorar, zira bu mesele herkesin en büyük cevaplaması gereken sorusudur. Bunun cevabı malum olsa dahi her kişinin kendine özel cevabı olacaktır. Bu noktada insan aklıyla fikriyle vereceği cevap  gerçeğe yakınlığı kadar onu…

Ayartılmak ve İnsan

İnsanoğlunun hikayesi cennette şeytanın ayartması ile başladı ve yaratılıştan itibaren daima kandırılma, aldatılma ve ayartılma ile karşı karşıya kaldı .Bu serüveni onun hem sınavı hem kaderidir. Peki insan neden kanar ve aldanır. Halbuki o en akıllı varlık değil miydi? Nasıl bir etki onun aklını fikrini manipüle edip  ayartıyor. Adem ile Havva annemizin  yasak ağaca  yaklaşırken…

“Amellerin En Sevgilisi”

“Farz ibadetlerinden sonra Allah yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır.” (Hadis-i Şerif) Müminler birbirlerinin kardeşleridir. Hâlık’ı aynı, Kitab’ı aynı, yolu aynıdır samimi müminlerin ve aynı duyguları taşırlar. Aynı yola baş koymuş, aynı kitaba tabi olmuş, aynı hedefe, aynı davaya sahip insanlardır. Aralarında dünyevi sevgiler gibi geçici, beklenti ve çıkarlara dayalı…

Duygusal Tepkiler Ve Anlam Yükleme

Duygusal tepkilerin boyutu, ona yüklediğimiz anlamla doğru orantılıdır. Bir olay ya da durum, ona verdiğimiz değere göre bizde farklı duygusal tepkilere yol açar. Mesela, aynı söz veya davranış, bir kişi için gereksiz bir durumken, başka birisinde derin yaralar açabiliyor. Bu durum, yaşadıklarımızın öznel doğasını ve bireysel bakış açılarımızın ne kadar belirleyici olduğunu gösterir. İnsanın zihin…

Gaflet Denen Şeyin Ne’liği Üzerine Bir Kelam

Gaflet, insanda Hakk’ı unutup kendi hayatını yaşama şeklinde veya daha çok nefsanî hayatını yaşama şeklinde bir insanî hâl. Nefis zayıfladıkça gaflet perdesi incelir, erir.  Gaflet insanın Hakkı unutup hayallere dalması bir anlamda. Hak olan ve hakikat olan unutulup hayalî bir hayata dalma. Bu durumda insan kolayca aldanır çünkü gaflet halinde olana sınır yoktur. O hayalde…

Yusuflar Kuyu’dan Nasıl Çıkar?

Malum en büyük derdimiz çocuklarımız olunca onlar üzerine düşünmek ve konuşmak için Yusuf (as) örneği çok münasip geldi. Nasıl olmasın ki? O hikayede Yusuf (as,) kardeşleri tarafından kuyuya atılırken, bugünün Yusufları şeytanın kardeşleri tarafından helak olmaları için ölümcül kuyulara itiliyor. Çocuk Yusuf (as) kuyuda kalsaydı, onun yalnızca bu dünyası mahvolur giderdi ama buna mukabil ebedî…

RUHÎ BUHRAN’DAN TAHKİKİ İMANA YOLCULUK

Eski Said’in ‘ruhî buhran’la başlayan ve Yeni Said’in tahkiki imanla taçlanan seyr ü sülûk serüveni gösteriyor ki: İnsanı buhrana sokan inkisarlar, onun insaniyet hakikatini kaplamış olan gaflet perdelerini veya duvarlarını da paramparça ediyorlar. En büyük inkisarlar, inkişafların ateşleyeni oluyor. Çünkü karanlığın dibine çakılmak, bir çakmak gibi idrake çakar ve çıkan kıvılcım şuuru ateşler ve kalpte…