grey concrete pyramids on the middle of the dessert during daytime

Yusuf Gönlüm

Ses İskenderiye’den geliyor gibi gözükse de, o nefes ötelerden gelmişti. 111 ayetle 3 safhayı iç içe girmiş boyutlar halinde seyredebilenlere selam olsun… “Ya ebetî!” … “Ey babacığım… Güneşi, kameri, kevakibi bana secde ederlerken yakaladım”. “Ya Buneyye!” Aman oğulcağızım ! Ey biricik cancağızım… Ey kutlu tâcım… Sakın hikayeni kardeşlerine anlatma. Onlara hikayeni anlatma ki şeytan da…

orange and yellow neon lights

Canan 2

Canan Benim adım Canan sen kimsin? Bunu duyan orman şaşırmıştı şaşırmasına da hemen toparlamıştı kendini. Beni duymuyorsun sanıyordum! Canan: İçimde sürekli farklı sesler oluyor; erkek sesleri ve çocuk sesleri, bu seslerin hangisinin kime ait olduğunu bilemiyorum. Onun için aylardır gözlemliyorum bu sesleri. Sesle birlikte farklı duygu ve düşünceler de sarıyor beni. Kimi zaman duygusuz bir…

mountain range under beige sky

Saraydan Çobanlığa Hz. Musa (as)

Peygamberlerin hayatları çok çeşitli imtihanlar, meşakkatli yolculuklar ,zahmetli aşamalarla doludur. Kuran-ı Kerim bu çetin ve zor mücadelelerin bir kısmını bize aktarıyor. Elbette Nebilerin başından geçen bu kıssalar bize yalnızca hikaye olsun diye anlatılmıyor. Fevkalade mühim işaretler veren, bizim için hayati önem taşıyan dersler veriliyor, adeta bizim yaşantımıza ayna tutan birçok yönlü hakikatler ihtiva ediyor.İşte kitabımızda…

light bulb beside books on shelf

Âh İtidal Sen Ne Büyük Bir Sırsın! (1)

Yıllar önce okumuştum Necip Fâzıl’ın bu sözünü. Şeytanın mübalağanın yanında olduğunu söyleyip; ‘’Âh itidal, sen ne büyük bir sırsın.’’ diye devam ediyordu. Rûhum tanımıştı bu sözü, aklım idrak edemese de… Yaş aldıkça, yaşadıkça daha derin anlamaya başlar insan; anlamak da zamanla, anlamak da katman katman… Bu kısacık söz ile Üstad ne demek istiyor acaba diye…

gray and brown fish in close up shot

Pirana Isırığı

Sen ceketini alıp çıktın yaGüneş prematüre doğdu bugünSarısı küvezde, kızılı sarılık geçirenKundak bezi diye naftalinsiz gökkuşağına sardıkBit pireyle bezenenAküsü boşalmış maviyeCıvataları gevşemiş sarıya, yeşile…Sonra terk ettik“Süt anne” diye, pirana ısırığı gecelere Sen yıldızların ceyranını kestiğin geceDolunay kıyametin önsözünü yazdıKum saatiydi aklını oynatan,Kumlarda akrep,Alacakaranlıkta yelkovan kovalayanNavigasyonu bozulan ufuk çizgisindeBulutlar dilsiz şeytan Sen ısırgan otundan üstüme kepenek…

blue blur bright close up

Berat (Yaşanmış Hatıra)

Rabbime bir şükran ifadesi yazısıdır. Bir ağustos günü ve insanların sıcaktan buram buram terlediği bir gündü. Sıcaklardan dolayı dışarıda yapmam gereken işlerimin birçoğunu ertelemiş nedense dışarıya çıkmak istemiyordum. O gün ise dışarı çıkma arzusu benliğimi sarmıştı. O gün sıcağa aldırış etmeden Rabbimin izniyle yola koyulmuştum. Gayr-i ihtiyari sevk-i İlahi beni bir yerlere sevk ediyordu. Mü’minler…

Gelin Kardeşliğimizi Muhafaza Edelim

Kardeşliğin unutulduğu ve kalleşliğin maskelendiği bir zaman diliminden geçiyoruz. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, kimsenin kimseye tahammül etmek istemediği, herkesin birbirini yemek için fırsat aradığı, birbirini kandırmanın “akıllılık” olarak adlandırıllığı bir dönemden geçiyoruz. Konunun absürt tarafı ise, herkesin bu konuda şikayetçi olması ama bununla birlikte kanayan bu yaraya hançer vurmaktan geri durmamamız…. İnsanlık tarihinin kanlı…

light bulb beside books on shelf

Ânın Hâleleri

Gönül ummanının hâlelendiği, hârelendiği yerde duran, durdurulan bir gönl-ü hazindir içim. Hâlin aynasına ezel gelir, mazi vurur, istikbâl bakar. Ama sen beni hep ilerde zannedersin. Hep yürüyor, koşuyor, ilerliyor görürsün. Oysa ânımdır benim gönül çeperim. Duamdır şimdim. Durduğum yer mazinin gölgesi, istikbâlin şafağıdır. Ben sadece âna üflerim. Ey dost! Bana hâl, sana istikbâl aynalar. Hicranıma…

Mekke’nin Fethi

Tevazu zirvesini O’nda gördü…Devesi Kasva’nın üzerinde.Yanında güzide ashabı…Yolculuk Mekke’ye…Hasretiyle kavrulduğu,Birgün sana döneceğim dediğin Kutlu Belde’ye… Devesinin üzerinde iki büklüm bir Nebi.Ve yaklaşıyor yaklaşmakta olan.Buralar ki yıllarca çilenin izini taşıyan yerler…Göz gezdiriyor Mahzun Nebi hatıratın izlerine…İlk şehid ve şehidenin şehid edildiği,Hz.Bilal’in iniltilerinin yüreğini dağladığı yerler… Hicranıyla düştüğü yerdesin..Hatice Validemizin mezarı başında,Derin vefa hissin ile duadasın…Herkes anlar…

snowy mountain

Hasret

Hayat hızlıca geçerArkadaş olduğun yıldız batarSinende çok ateşler yanar sönerAma hasret bitmez. Nice fikirler gelir geçerSaça sakala ak düşerGünler mevsimler yıllar geçerAma hasret bitmez Hayat seni yorarBenzin solarKalmaz sende bir cevherAma hasret bitmez. Ne çocukluk ne gençlik kalirNe vefa ne yarHepsi geçer giderAma hasret bitmez.

vivid autumn leaves scattered on ground

Seneler Hızlı Da Geçse Ölüm Gelip Buluyor

1 Aralık 2022; Bediüzzaman’ın, “Hayatım hayatınla devam edecek” dediği Mustafa Sungur Ağabeyin vefat yıldönümü. Bu âlem-i fenadan âlem-i bekaya terhisinin üzerinden tam 10 sene geçti. Allah rahmetiyle sarsın. Nasihat istiyorsak elbette bize ölüm yeter. Biz arkamıza baktığımızda-ki yaşımız kaç olursa olsun- “seneler ne de hızlı geçti” diyoruz. Gerçekten de hızlı geçiyor. Ancak gelecek de kuşkusuz…