Doğal Afetler ve Bazı Kavimlerin Helakı

Doğal afetler, insanın yaratılışından günümüze kadar kişileri ve toplumları hep olumsuz yönde etkilemiş, hatta zaman içinde derin izleri kutsal kitaplarda ve ilk yazılı kaynaklarda dile getirilmiş, dile getirilmeye de devam etmektedir. Toplumlarda teknolojik yönden ulaşılan seviye veya edinilen olanaklar nasıl olursa olsun, insanların yeryüzünü kendi ihtirasları doğrultusunda yaşamaya devam etmesi, doğal afetlerden ve Allah’ın azabından…

İslam Coğrafyası ve Kurban

Kurban Allah’ın bir emri olarak Kevser sûresinde namazla birlikte yer alıyor. Bu iki emrin yan yana aynı cümlede olması bize gösteriyor ki her iki ibadet Allah’a yakınlaşmak için en güzel vesiledir. Kurban bir yönüyle kes dediğini kesmek yani hem fiilî olarak, hem kalbî olarak malı kesmektir. Çünkü insan, yapısı itibariyle mala düşkün olduğundan onu Allah…

MEZARTAŞIMDA BİR GÜL-İ EHAD

Demek sen söze gelecektin ey abd-i Ehad, vahîd-i Ehad? Demek sen konuşacaktın kalemimde? Ben de seni dinleyecektim ey deha ahid? O halde buyur, dök içindekileri. Ne o, yoksa derdin sadece beni konuşturmak mı? Benim zaten içimde durmadan konuşan bir ses var, ve şu an senin için söyleşiyor. Ipıssız kuytulara sızar yazdığım mektuplarım… Hayalimin en mahfuz…

Aydınların Issız Yolculuğu

Nice farklı dünya görüşüne ve milliyete mensup aydın, mütefekkir, kalemden oluşan silahlarını yere indirdiler. Bedeli hayatları olsa bile, hangi görüşten olurlarsa olsunlar ilkeleri adil olmaktı. Bu aydın kişilikler tarihin sivil itaatsiz isyancıları, çağlara yön veren gür seslileri idiler. Çağların zulmü kutsayıcı, haksızlıklar karşında itaatkâr memurları değil, haksızlıklara karşı hayır diyen cesur yürekleriydiler. Aydın denince, genel…

GÜNÜMÜZ NESLİ VE ANNE BABALAR

Hayatın gerçeklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler için gözyaşı döken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen onbinlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor. Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir…

AYRILIK

İçimde kocaman bir hüzün yumağı. Yaptığım her şeye siniyor gibi düşündüğüm. Sevdiği ne varsa onu yapayım, konuşmaktan hoşlandığı ne varsa onlardan keyifli sohbetler yapalım, dinlediğimiz müzikler, keyif aldığımız filmler. Her şeyi baştan tekrar konuşalım dediğim… Ama hepsine, her şeye biraz sinen o ayrılık acısı… Sürekli zihnine gelen düşünceler… Üç beş gün sonra gidecek ve bir…

Kalbinize İyi Bakın

Kur’an’da söz edilen akıl, ruhta yaşanan üstün bir özelliktir. Birçok Kur’an ayetinde “akleden kalpler”den söz edilir. Allah’ın tanıttığı gerçek akıl, beynin işlevlerinden biri olan zekâdan çok farklıdır. Kur’an bize aklın vicdan ile aynı yerde, -kalpte- bulunduğunu haber veriyor. Kalpleri kapalı olanların da akledemeyen kişiler olduğunu ayetlerinde açıkça ifade ediyor: Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların…

BEŞERÎ MEŞRÛİYET SEÇİMLE, İLAHÎ MEŞRÛİYET ADALETLE OLUR

“Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur. Hatta haberi olmadığından dahi habersizdir.” (Noam Chomsky). Çünkü habersiz bırakılır, haberlerle aldatılır. Doğruyu söylediğinde de dinlemezler. O sebeple “açıklamalarla vaktini harcama; insanlar sadece duymak istediklerini duyarlar.” (Paulo Coelho). Anlamak istemeyene zorla duyuramazsın. “Uğraşma boşuna. Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Gördükleri de ancak kendi anladıkları kadarı olacak.” (Hz.…

“Tufandan Önce” Kitabı Üzerine Notlar

Türk hikâye sanatı en yakın Sami Paşazade Sezai’ye kadar uzanır. Ama hikâye denince Ömer Seyfettin ve Ahmed Hikmet Müftüoğlu’nu hatırlarım. İsmini zikrettiğim bu iki kıymetli hikâyecimiz ülkenin en karanlık dönemlerinde yaşamış olmalarına rağmen, milli kimliklerini saklayarak kalem oynatmayı akıllarının ucundan bile geçirmediler. İşte bu duruşları yüzünden “hikâye” denince aklıma ilk bu iki isim gelir. Zira…

Seviyorum Diyebilmek

Sokakta gördüğümüz herhangi birisine, herkese, tüm insanlara, insanlığa, yaratılmış olan herşeye seviyorum diyebilmek… Çünkü herhangi birisini, bir şeyi hariç tuttuğumuzda gerçek sevgi olamaz kalbimizdeki. Bence böyle. Bazıları ütopya deseler de bence böyle. Bir insanı sevmek daha zor aslında. Tüm yaratılmışları sevmek ise bir bakış açısı. Veya bir ilk adım; sonsuzluğa, huzura, mutluluğa, mutluluk kaynağı olmaya……