Dr. Musa Hûb

Dr. Musa Hub

Bartın, Ulus, Kumluca (Gocanaz), Uluköy doğumlu. Nüfusta Safranbolu’lu. Babası Molla Hasan Efendi, annesi Zülfiye Hanım. Beş erkek, üç kız, sekiz kardeşlerin altıncısı. Ulus Merkez Atatürk İlkokulu (1981), Zonguldak Merkez İHL Ortaokulu (1984), Bursa Merkez İHL (1988) ve Uludağ İlahiyat mezunu (1992). Sakarya Üniversitesi, Tefsir Anabilim Dalı’nda “Muhammed Ali es-Sâbûnî, İlmi Kişiliği ve Ravâiu’l-Beyân’ı” konulu teziyle yüksek lisans yaptı (1998). Ankara Üniversitesi, Tasavvuf Anabilim Dalı’da “Bediüzzaman Said Nursî’ye Göre Seyr ü Sülûk” konulu teziyle doktorasını tamamladı (2019).

1988’den itibaren muhtelif dergi ve gazetelerde, internet sitelerinde makaleleri yayınlandı. İngiltereLondra’da çıkan Avrasya Gazetesi’nde ‘köşe yazarlığı’ yaptı. Basın-yayında editörlük, genel yayın yönetmenliği ve şirket genel müdürlüğü; eğitimde danışmanlık/rehberlik görevlerinde bulundu. Kendi projesi olarak yıllarca “Kur Sistemiyle Risale-i Nur Dersleri” yaptı. Birçok ulusal ve uluslararası sempozyumlarda tebliğler sundu. Bazı tv ve radyo kanallarında konuşmalar yaptı. Yurt içi veya yurt dışı yüzlerce konferans verdi: İngiltere, İskoçya, İrlanda, Belçika, Hollanda, İsviçre, İsveç, Norveç, Danimarka, Kanada, Amerika, Mısır, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Irak ve Suudiarabistan. Bazı veciz sözleri sehven Mevlânâ’ya nisbet edilerek sanal ortamda yayıldı; sosyal medyaya, sitelere, yazılara, dergilere, gazetelere, kitaplara, filmlere, dizilere ve hatta şarkılara girdi.

“İnsaniyetli İslamiyet” merkezli din anlayışıyla kendisi hâlen “Hadis Felsefesi: Hadislerle İnsanlık Dersleri” ve “Kur’ânî Esintiler” ünvanı altında tefsir dersleri vermektedir. Videoları “Hub Tv” youtube kanalında, yazıları aylık Körpe Kalemler Dergisi’nde yayınlanmaktadır. “Duygu-Düşünce Günlüğüm” dediği Twitter ve Instagram hesapları vardır. 16 adet basılmış kitabı, 1 tane Arapça’dan tercümesi ve yayına hazır 100’ü aşkın eseri bulunmaktadır. İngilizce ve Arapça bilen Dr. Hub, 2021’den beri ‘Katre – Uluslararası İnsan Araştırmaları Dergisi’nin hakem kurulundadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

 

Eserleri:

  • Güneş Mahşere Süzülürken (Risale Şerhi: 26. Mektup, 4. Mebhas, 4. Nükte) –Hekimoğlu İsmail’in tashihiyle-, Özel Teksîr, Bursa, 1993.
  • Bir Kalbin Alınyazısı (Özel Basım 1998; Merkür Yay., İst., 1998, 1999, 2000, 2001, 2006).
  • İkindi Kanaviçesi (Timaş Yay., İst., 2001).
  • Fıkhî İhtilaflarda Ölçü (Şah Veliyyullah Dihlevî, Çeviri: Musa Hûb, Yeni Akademi Yay., 2006).
  • Her Yönüyle Kurban (Işık Yay., İst., 2006).
  • İlk Nur’un Doğuşu: Mevlid Gecesi (Özel Basım, İst., 2007; Reşha Yay., İst., 2011).
  • Kurban İlmihali (Osman Halim İhsan müstear ismiyle-, Reşha Yay., İst.,2010).
  • Sedefteki İnci: Reğâib Gecesi (Akasya Yay., Ankara, 2008; Reşha Yay., İst.,2011).
  • Arş’a Çıkan Aşk: Mi’rac Gecesi (Akasya Yay., Ankara, 2008; Reşha Yay., İst., 2011).
  • Rabbânî Tenezzül: Berâet Gecesi (Akasya Yay., Ankara, 2008; Reşha Yay., İst., 2011).
  • İffet Kahramanları (Işık Yay., İst., 2010).
  • Kur Sistemi ile Risale-i Nur Dersleri: Kırk Nurlu Metin-1 (T.K.A.D. Yay., İst., 2010). (5 cild’in 1. cildi.).
  • Sultanlar Zirvesi: Kadir Gecesi (Reşha Yay., İst., 2011).
  • Zamanın Gül Saatleri: Kandillerin Dinî Kutsiyeti ve Kutlanmasının Şer’î Delilleri (Reşha Yay., İst., 2011).
  • “Nur(s)î Tecdîd Hareketi’nin Kalbi “Tecdîd-i İman”: Yeri, İşlevi, Gerekçesi, Yöntemi ve Küresel Hedefi (Tebliğ)”, Risale-i Nur ve Tecdid Ulusal Sempozyumu Tebliğler Kitabı (2013 Urfa), Harran Üniv. İlahiyat Fakültesi Yayınları, Şanlıurfa, 2014.
  • Rüya Âlemi –Heyet: – (Sufi Kitap, İst., 2016).
  • Sonsuzluk Sırrı: Ümmetin Ramazan’la Dirilişi (Kdy, İst., 2023).

 

Dr. Musa Hûb Yazıları

[lvca_spacer]

İslam Birliği, Bıçak Kemiğe Dayandığında Gerçekleşir

-İhtiyacın Şiddetinden ‘İnsaniyet Hakikati’nde İttihad-ı İslam- Bu ümmeti, ne Doğu Türkistan’daki Uygur Müslümanlarının Çin zulmü altındaki sessiz iniltileri, ne Filistindeki Müslümanların İsrail zulmü ve katliamı altındaki arşı titreten feryatları uyandırmaya yetti! Ne de kendi idarecilerinden çektikleri çileler, yaşadıkları acılar ve gördükleri kötülükler onları kendilerine getirdi! “(Savaşta bile) yaşlılara, kadınlara, çocuklara, kendisini ibadet u tâate vermiş…

Tamamını Oku

Modern Çağların Hayâ Albümü

“Çanakkale’den Kaçanlara -İngilizlere-”, nr. 5 [Şubat 1331] Sizlerde fakat sade hayânın adı varmış. Türk’ün kanı etmiş de temas öyle kızarmış Tarihinizin çehre-i bî-his ü hayâsı! Askerleriniz fenn-i firârın ulemâsı! Bir şâibe şeklinde duran öyle denizde? Nâmusunuzun derbeder enkâzını biz de Askerleriniz zannediyor aldanıyorduk!.. Biz kavmini millet, seni devlet sanıyorduk! Mithat Cemal [Harp Mecmuası, Sayı: 5,…

Tamamını Oku

Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi “Hacc-ı Nebi” Geleneği

Dinî hayatı çok zengin gelenekler ile zenginleştirerek yaşayan ve yaşatan Osmanlı İslam Kültürü’nün izlerini takip ederken karşımıza çok manidâr örfler çıkmaya devam etmektedir. Bunlardan bir tanesi de Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi yapılan “Hacc-ı Nebi” kutlamalarıdır. Evet yanlış okumadınız: Osmanlı Medine-i Münevveresinde Mi’raç kandili zamanlarında yapılan Hacc-ı Nebi kutlamaları. Bu kutlamalardan bizi haberdar eden Hüseyin Vassaf…

Tamamını Oku

Üveykin Bağrındaki Hançer

Hafakan yalnızlığı süzülürken çökmüş çehrelerden Bir sıcak gül beklenir, kış yudumlamış dost bahçelerden   Ateştir, yakıcı soğukta bir öksüzün gözyaşları Yakîn gûrbetin kırık dizlerine iz iz dökülürken…   Ürperişlerle sırılsıklam… ıssızlığın kollarında Çırpınır, kutsî sevgiler kıymık kıymık sökülürken…   Şafak tüllerinde muhabbet üveykleri sarmaş-dolaş; Kor gecelere bürünmüş, sessiz hıçkırıklarıyla ben…   Yönsüz seklerim çâresizliğin acı…

Tamamını Oku

Yol, Yolcu, Yolculuk, Yolluk ve Yolun Sonu -Sâlik, Sülûk, Meslek, Meşreb ve Maksat-

Tasavvufta sâlik, sülûk, meslek, meşreb ve maksad (vuslat) kavramları vardır. İslam Tasavvufunun modern çağlarda doğrudan asr-ı saadetten filizlenmiş bir dalı olan Risale-i Nur Mesleğinde de, bu kavramlar ve bunların eşanlamlıları veya çağrıştıranları olarak ‘yol, yolcu, yolculuk, yolluk ve yolun sonu” manasına pekçok metaforlar sıkça kullanılır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ne göre her insan, kainat çöllerinde…

Tamamını Oku

Halîlü’l-İnsan : Halîlu’r-Rahman İnsânî Dost’luktan İlahî Dost’luğa

“… Saadet kendinin olan kuvvet demektir; umutla kâinata emniyet demektir. Varlıkların tam saadet verebileceklerine inanmak, geçici ve aldatıcı olana bağlanmaktır. Ruh ise kuvvetlerin kuvvetini yaratıcıdır. Ruhun bütünlüğüne ulaşamayan insan kuvvetsizdir. O benliğe yabancıdır, kâinatın kör bir esiridir. Bu insan, kuvvetini yok edici insiyakların tatminile iktidarsızlığa gömüldükçe benliğinden her gün bir parça uzaklaşmaktadır. (Mabedde) umumî bir…

Tamamını Oku

Alınterinde Yetişen Saadet Çiçekleri

“Fransız resim sanatının önemli simalarından Henri Matisse (1869-1954), Auguste Renoir’dan (1841-1919) 28 yaş daha genç olmasına karşın, iki ünlü ressam iyi arkadaşlardı ve sık sık görüşürlerdi. Hayatının sonlarına doğru Güney Fransa’da bir köye yerleşen yaşlı Renoir, son on yılında evinden çıkamazken Matisse onu hemen her gün ziyaret etti. Romatizma nedeniyle neredeyse hiç hareket edemeyen Renoir…

Tamamını Oku

KAFİR OL Kİ MÜ’MİN OLABİLESİN!

Lâilâhe illallâh. Nefy ve ispat içeren iki karşıt cümlecikten oluşan, ve imanın cevheri ve İslam’ın temel taşı olan bu kelime-i tevhide göre: Önce münkir, sonra mü’min olunur. İnkar et ki iman edebilesin. Kafir olmadan mü’min olunmaz. Önce tam ‚kâfir‘ ol, sonra tam mü’min olursun. Yarım kâfir, yarım mü’mindir. Yarım mü’min, yarım kâfirdir. Bütün tanrıları inkar…

Tamamını Oku

Bir Yazgının Öyküsü

……….. bir günbatımı kucağında zehirlenince biricik tutkusu dudağında titreyen bir dilekçe Sonsuz’a yücelince sonlunun ağıtları alevlenince bir yerlinin göğe sevdası ve tamamlanınca gönlün yarım kalan şarkısı bir ulu ışık sızacaktı umutların can çekiştiği kuytudan üstü-başı sırılsıklam güneşin gözyaşları bir ışık. bu nasıl evren, bu nasıl devrandı sağına baktı: ağlayıncaya kadar güldü soluna baktı: gülünceye kadar…

Tamamını Oku

Bir Gizli İsyanın İstiâzeleri

  YALANIN KENDİSİNİ ‘DOĞRULATTIĞI’ CİNNET SINIRI veya YALANA İSYAN Yahut Bir Gizli İsyanın İstiâzeleri (2007 Arşivim’den)   Be hey Yunus sana söyleme derler Ya ben öleyim mi söylemeyince! Yunus Emre Söylesem tesiri yok, sussam gönül râzı değil. Çektiğim âlâmı bir ben, bir de Allah’ım bilir. Fuzulî   HAK DUALARA YANSIYAN HAYIRLI HAYATLAR Bursa’dan 1993 yılında…

Tamamını Oku

Ulu Ağaçların Gölgeleri mi, Müstakilliğin Yalnızlığı mı? (2)  

(…) En Büyük Yalnız, Allah’tır. Allah kendine özel seçtiklerini yalnız kılar; onları halkla beraber olsalar da, Kendisiyle birlikte tutar, Kendisine mahsus eyler. Eşya ve insanlardan onu ruhu itibariyle o kadar ayırır ki nihayette ona Hz. Peyamber (sav)’e bırakmadığı gibi, halil (insanî dost) bile bırakmaz. Çünkü O, Allah’ın halilidir. Nitekim Allah’ın En Sevgilisi Habib-i Kibriya Efendimiz…

Tamamını Oku

Ulu Ağaçların Gölgeleri mi, Müstakilliğin Yalnızlığı mı? (1)  

  Ulu Ağaçların Gölgeleri mi, Müstakilliğin Yalnızlığı mı? Mutlak tercih konumunda her ikisi de hem isabetli, hem de isabetsiz bir tercih olabilir. Bu, o şahsın ilmî ve manevî konumuna bağlı olduğu gibi, kaderin kendisine biçtiği fıtrî ve tabii ki iradî misyona da bağlıdır. Ailevî yapının, içtimâî düzenin, zamanî ve mekânî şartların fıtrî ve iradî tercihler…

Tamamını Oku

Vefanın Gözyaşları

Düşlerde dönüşler; dönüşlerde düşüşler.. ne acı! Girdaplara kurbân düşünceler, yaralarda sancı… Hüzün cenderesinden vefânın gözyaşları sızar; Gül gerdanlığı diken diken; ağlasın bülbül-ü zâr.. Zinhâr dağılmasın şafak takından, kristal edâ! Buruk inletir; cefâ döşeğinde vefâya vedâ… Hasret yamaçlarını dupduru ışık seli aklar.. Kimbilir sîneler neler; kimler ne sîneler saklar? Kaybolup gitmiş amansız koylarda; izler pek hissiz..…

Tamamını Oku

İdeal Hayaller ve Hayal İdealler

– Nesilleri Yönlendirmede İdeal-Reel Dengesi Üzerine –   Gençliğimin ‘idealler listesi’ne çivilenen gözlerimden madde madde (damla damla) süzüldü gönlümün âhları, keşke’lere düştü. Keşke’lerim geçmişi/kaderi değiştiremezdi. Hâlin kalemi, maziye bir çizgi çekemezdi; ancak istikbali yazabilirdi. Kalemle değil, amelle yazmalıydım. el-Kalem’in yazgılarını ellerimle yaparak gerçekleştirmeliydim. Gençliğim kan-ter içinde emeklerle, emellerle, ideallerle ve hayallerle geçmişti, bari olgunluk yaşlarımı…

Tamamını Oku

Son Ramazan Duamız

İmam Şâtıbî’nin (ö. 790/1388) el-Muvafakât’ında genişçe izah ettiği üzere: Allah’ın, kendisine her ne lutfetmiş ise, onun zıllî planda bir benzerini veya cüz’ünü ümmetine de bağışladığı Hz. Muhammed Mustafa aleyhi ekmelü’t-tehâyâ Efendimiz, en büyük hayra, peygamberliğe 610 yılı Ramazan ayında bir Kadir gecesi mazhar olmuş, ümmet-i Muhammed için de Kadir gecesi ve içinde bulunan Ramazan ayı,…

Tamamını Oku

DÎL ü DİL

Dîl ve dil. Gönül ve söz. Cevher ve araz. Ruh ve cesed. Zâhir/görüntü ve bâtın/hakikat. Birbirinin ikizi olması gereken bir ikili değil bunlar. Bunlar aynı şeyin iki ayrı şey olarak mevcudiyeti belki. Belki de değil, sadece zarf ve mazruf gibi bir şey. Mühim olan ikilik görüntülü birliği farketmektir. Kâinatta cebrî olan bu hassas hakikatin insanda…

Tamamını Oku

Sonsuzluk Yolcusu

Dünya yaman, âhir zaman Arzda deprem, semada kan Herşey alt-üst, herşey talan;           Bu diyardan kaçmam gerek           Bu dik yardan uçmam gerek   Beden kafes, hayat tuzak Hedef yüce, yollar zik-zak Vakit kısa, menzil uzak;           Dünya-ukba geçmem gerek           Daim O’nu seçmem gerek   Âtî gelmiş, mâzî olmuş Ömür bitmiş, mîâd dolmuş Gönül…

Tamamını Oku

Olmak veya Görünmek

“Biz üç şeyi kaybettik -ki kaybetmeyenleri çevremde tek-tük görüyorum-: 1.  Güzel yüzlerden iffeti, 2. Güzel sözlerden diyaneti, 3. Dostluklardan sadakati kaybettik.”   Hicrî üçüncü yüzyılın ahvâlinden haber veren Yahya b. Muâz er-Râzî’nin (ö.258/872) hâlen geçerliliğini sürdüren bu sözü, 11 asır önce kendi devrindeki sadakatsiz dostluklardan, diyanetsiz güzel sözlerden ve iffetsiz güzel yüzlerden dert yanmasıyla, kısaca…

Tamamını Oku

Ey Gül-i Ruhsârım

  Darende’li Seyyit Osman Hulûsi –Ateş- Efendi’nin (1914-1990) Ruhuna İthâfen…   Ey Gül-i ruhsârım sana hakkıyla gönül bağlayamadım Huzûrunda durup şöyle doya doya ağlayamadım Nemli bir tomar kağıt gibi için için tüttümse de Bir salıverip kendimi, şöyle göz göz çağlayamadım Besmelesinde kaldım her başladığım güzel amelin Aşk ocağında ciğerimi şöyle bir dağlayamadım Nefsin nârâlarından karıştırdım…

Tamamını Oku

Sünnet Mirkâtı

Mirkâtü’s-Sünnet Âyeti’nin Gölgesinde: Peygamber Yolunun Dereceleri (2)   Kur’an-ı Kerim’de Minhâcü’s-Sünnet Âyeti’ni (9/128) müteâkip Mirkâtü’s-Sünnet Âyeti gelir: ﴾ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ﴿ Meâl-i münîfi şöyledir: “(Ey Rasûl! Sen onlara, onların içinden, kendilerinden bir rasul olarak gönderildin, geldin. Buna rağmen senden ve senin beraberinde…

Tamamını Oku

Mazinin Kalbi Hatıralarda Atar

  Hatıraların Hatrına İthafen…   (1) Bir düşün: İnsan mı yaşlanır, zaman mı? Ne gam! Zaman delikanlı, zaman bahar. Ömür dediğin altmış yıl mı, bir ân mı? Gerçek, bedenimde kış, saçlarımda kar. Gençlik bir varmış bir yokmuş, çerden-çöpten Masal gibi varı yoka bağlıyorum. Garip, her gün bende zaman gençleşirken, Zamanda ben her ân ihtiyarlıyorum. Mazinin…

Tamamını Oku

Sünnet Minhâcı

 (1) – Hz. Peygamber’in 7 Sıfatı ve Dine Hizmetin 7 Prensibi –   Minhâcü’s-Sünnet Âyeti’nin Gölgesinde: Hz. Peygamber’in Vasıfları ve Peygamber Yolunun Prensipleri ﴾ لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ﴿  “(Ey insanlar ve ey araplar!) Size kendinizden bir rasul/elçi geldi. (O sizdedir ve) sizin herhangi bir zahmete…

Tamamını Oku

RUHÎ BUHRAN’DAN TAHKİKİ İMANA YOLCULUK

Eski Said’in ‘ruhî buhran’la başlayan ve Yeni Said’in tahkiki imanla taçlanan seyr ü sülûk serüveni gösteriyor ki: İnsanı buhrana sokan inkisarlar, onun insaniyet hakikatini kaplamış olan gaflet perdelerini veya duvarlarını da paramparça ediyorlar. En büyük inkisarlar, inkişafların ateşleyeni oluyor. Çünkü karanlığın dibine çakılmak, bir çakmak gibi idrake çakar ve çıkan kıvılcım şuuru ateşler ve kalpte…

Tamamını Oku

ÖRTÜYE TUTUNMUŞ DUA

Bütün tadlar senin adına vardır: Adını anmanın tadına vardır Bütün yâdlar senin adına vardır: Yâdına yanmanın tadına vardır   Dünyayı içtim bir bir, kanamadım Âbına kanmanın tadına vardır Zehirledi ağyar balı kalbimi Balına banmanın tadına vardır   Dayandığım çoklar yıkıldı gitti Tek’e dayanmanın tadına vardır Boyandığım renkler soldu silindi Yoka boyanmanın tadına vardır. Musa Hûb…

Tamamını Oku

İNSANLIĞIN FİLİSTİN’LE İMTİHANI

  Dün, önceki günün çocuğudur. Bugün dünün, yarın da bugünün eseridir. Şimdiki sen, bütün bir mazinin birikimisin. İnsan, bütün hayalleriyle yaşadıklarının sonucu olarak bugüne, şimdiye ulaşır. Duygu-düşüncelerinin kökleri, geçmişinin derinliklerine doğru bir sinir ağı gibi uzanır. İnsanın ömrünü harcadığı bir mahalden ayrıldıktan sonra, geriye dönük çıkarımlar yapması, ilmel öğrendiği, aynel gördüğü ve hakkal yaşadığı şeylerden…

Tamamını Oku

YAZIK OLMUŞ EFENDİM

Ey göynük* gönlüme can, kalb sancıma dermânım Gelip Ravza’nda her an, yanmadığıma yazık… Şu tövbekâr dîlimle ey gül şefâatkânım, Şeker şerbet adını anmadığıma yazık… Günah çölünde nasıl da susamışım cânım, İstiğfar kevserine kanmadığıma yazık… Tadı tuzu kalmamış ağzımla ey cânânım, Senin ballar balına banmadığıma yazık… Yolda oyalanmışım ey sebeb-i cinânım Uğruna bütünümü sunmadığıma yazık…ª Kirlenmişim…

Tamamını Oku

KÖRPE GÖNÜL MAKAMI’NA…

Elest bezminden tanıştığımız kıymetli büyüklerimiz, sevgili dostlarımız! Kağıtlara gönüllerinin muhtevasını resmeden genç ruhlu düşünürler, olgun ve göynük dökümlüler! Modern yüzyılda belki fiziken birbirinden çok uzak yaşayan, ancak kalben ve ruhen birbirine yakın, hatta yan yana, omuz omuza, kol kola bulunan bizim Gönül Dostlarımız, Can! Şu Şubat soğuna inat, tâ ezel cânibinde ruhlar âleminden beraberimizde, içimizde…

Tamamını Oku

İSLAM’IN UMUDU, İSRAİL’İN KÂBUSU: FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR!

“Tarihte bir ülkenin %80’inin yok edildiği, nüfusun %100’ünün yerinden edildiği ve ölenlerin %50’sinin çocuk olduğu bir savaş hiç yaşanmamıştır…” Bütün soruların kalbinde can alıcı soru şu: İsrail neden hunharca Filistinli bebekleri, çocukları öldürüyor, öldürebiliyor? Bu sorunun İsrail’in genetik mantalitesine bakan tarafına geleceğiz, fakat Müslümanlara bakan tarafı şu: Çünkü İslam ümmeti uyuyor! Uyananları da yeniden başka…

Tamamını Oku

FİLİSTİN’DE KIRILAN İNSANLIK ÇİÇEKLERİ

7 Ekim 2023’ten beri ana gündemim Filistin oldu! Bir asırdır işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail toplu katliamlara başladı. Hususiyle dört bir tarafından İsrail ablukası altındaki Gazze şehrine yönelik tarihte eşi görülmemiş bir etnik kıyımı canlı yayında izliyoruz. İçim kıyıla kıyıla çaresizce ‘seyrettiğim’ videoların ve gördüğüm dramatik resimlerin zihin dünyamda oluşturduğu tablo kelimenin tam manasıyla bir…

Tamamını Oku

FİLİSTİN’İ KURTARMAK DUALARA MI KALDI?

  İslam devletlerinin İslamiyeten sahipsiz bıraktığı Filistin’e dünya halkları insaniyeten sahip çıktı, destek mitingleriyle, yürüyüşleriyle, protestolarıyla insan evladları olduklarını ortaya koydular. Ne ilginçtir ki bazı müslüman devlet adamları da mitingler organize edip konuşmalar yaptılar, fakat hiçbir şey yapmamakla hiç şaşırtmadılar. Eğer İsrail’e lanet, Filistin’e destek mitinglerini sivil halk kuruluşları yapsaydı hak’tı! Devletler/Hükumetler miting yapmazlar, icraat…

Tamamını Oku

Sen Böyle Değildin !

Sen Böyle Değildin! Işığı önüne al, yürü! Gölgen arkadan ister gelsin, ister gelmesin! Arif Nihat Asya Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak.. Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak. Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle. İmânı olan kimse gebermez bu ölümle. Ey dipdiri meyyit, “İki el bir baş içindir.” Davransana.. Eller de senin, baş da senindir!…

Tamamını Oku

İnsanlık, Nesli Azalan Bir Canlı Türüdür

“Acı duyuyorsa, canlıdır. Başkasının acısını da duyabiliyorsa insandır.” Bu ölçüye göre insanoğlu, nesli tükenmekte olan bir canlı türüdür. İnsanlık ile acı özdeştir. Acımak insanîlikdir, acımamak gayr-i insaniliktir. Başkalarına acı vermekten zevk alanlar, insan olamazlar. Terör, masum insanları haksız yere öldürmektir ve bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir. Her türlü terörizm karşısında ehl-i vicdan olan insan acı…

Tamamını Oku

PROF. DR. HASAN ONAT İLE MUAREFE VE “ÜSTAD BEDİÜZZAMAN” ÜZERİNE SÖYLEŞİ TADINDA MUSÂHABE

“Bazı yollar vardır; gökyüzünde de devam etsin istersiniz. Bazı yollarda yürümek içinizden gelmez. Bazen doğayı insandan koruyabilmenin yolunun ‘yol açmamak’ olduğunu farkedersiniz. Yol, zannettiğimizden daha mühim. En mühimi de sırat-ı müstakîm (dosdoğru yol). Yolunuz açık olsun…” 5 Eylül 2020 Cumartesi günü twitter’dan bu güzel sözleri paylaşan kıymetli Prof. Dr. Hasan Onat Hoca, 3 hafta sonra,…

Tamamını Oku

BİR YAZGININ ÖYKÜSÜ

……….. bir günbatımı kucağında zehirlenince biricik tutkusu dudağında titreyen bir dilekçe Sonsuz’a yükselince sonlunun ağıtları alevlenince bir yerlinin göğe sevdası ve tamamlanınca gönlün yarım kalan şarkısı bir ulu ışık sızacaktı umutların can çekiştiği kuytudan üstü-başı sırılsıklam güneşin gözyaşları bir ışık… bu nasıl evren, bu nasıl devrandı sağına baktı: ağlayıncaya kadar güldü soluna baktı: gülünceye kadar…

Tamamını Oku

İdealin Acıları, Reelin Hazzından Çalar

Acıların içinde tadımlık sevinçlerle imrâr-ı hayat ediyoruz. Anlık ve tadımlık sevinçlerin ucu cennete uzanıyor, iz sürebilirsek ne âlâ. Fakat mükemmeliyetçilik ve idealistlik, ânı zevketmeye mâni oluyor. İdeal(istlik), esir eder; vazgeç özgürleş… İyi de, idealsiz özgürlüğün seni mutlu edeceğini nereden biliyorsun, kemâle meyil, fıtratın isteğiyken diyor bir ses. Kendini ve hayatı mükemmelliğe taşıma idealindeki tekellüften vazgeçip…

Tamamını Oku

Göynük Gönüller

Biz gönül hizmetkârıyız, dost cenneti bahtımız Postluk kavgası gütmeyiz, gönüllerdir tahtımız Nefsimizedir kahrımız, vefâyadır kahtımız… Düşmanın duâcısıyız, dostumuza yârânız; Her kalbe âşık bir kalbimiz var elhamdülillah Kahkahalarda olmasak da, gözyaşında varız Gönlü hicâz’a âhlı, günahına vâhlılarız Bütün gülleri severiz, dikenleri sayarız… Unutulmuşu unutmayan, arayıp soranız; Her yola açık bir kapımız var elhamdülillah Bizler gönülleri göynük,…

Tamamını Oku

BEŞERÎ MEŞRÛİYET SEÇİMLE, İLAHÎ MEŞRÛİYET ADALETLE OLUR

“Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur. Hatta haberi olmadığından dahi habersizdir.” (Noam Chomsky). Çünkü habersiz bırakılır, haberlerle aldatılır. Doğruyu söylediğinde de dinlemezler. O sebeple “açıklamalarla vaktini harcama; insanlar sadece duymak istediklerini duyarlar.” (Paulo Coelho). Anlamak istemeyene zorla duyuramazsın. “Uğraşma boşuna. Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Gördükleri de ancak kendi anladıkları kadarı olacak.” (Hz.…

Tamamını Oku

Fitnemizden İnsanlığımız İle Çıkabiliriz

Ey nefsim! “Günahlarınla Allah’a değil, ancak kendine zarar verirsin.” (Bediüzzaman Said Nursî, Habbe Risalesi, 27. İ’lem, s.229). Hz. Eyyûb aleyhisselâm’ın yüreğiyle “Rabbim zarar bana dokundu. Merhametlilerin en merhametlisi sensin.” (Enbiyâ 21:83) diye yakarışa geçtin de Rabbin merhamet göstermedi mi? İnsanlardan şikayet ediyorsun, ama sen de biliyorsun ki, sana, senin verdiğin zararı, hiç kimse veremez ve…

Tamamını Oku

Hepimiz “Seçimler”imizin Çocuğuyuz

– Allah’ın Meşîeti ve Muradı Bağlamında Sebeplere Riayetle Muvaffakiyet veya Mağlubiyet Tecellileri Üzerine Bir Tefekkür Gezisi – Hak, eninde-sonunda sahibine döner. Kâinatın işleyiş sistemi boşluk kabul etmez. Çarkların dişlileri birbirinin boşluklarını doldurarak devr-i dâim eder. Keyfimize göre kullandığımız imkânlar, gün gelir elimizden alınır ve hakkını vermeye aday olanlara verilir. İmkânlar eldeyken insan âdil olmalı, yoksa…

Tamamını Oku

Hüsnü Bayram Ağabey ile Nurlu Hatıralar

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) en yakın talebelerinden, yanındaki hizmetkârlarından, nüfûsuna aldığı manevî evladlarından ve vefatı sonrası vârislerinden birisi de Safranbolulu Hüsnü Bayram ağabeydir (1935-2020). Memleketim olan Safranbolu’lu ilk Nur Talebelerinden olması hasebiyle Hüsnü Bayram ağabeyi hemşehrim bir Nur Ağabeyi olarak kendime çok yakın hissetmişimdir, onunla aynı ilçeden, aynı ilden olmakla iftihar etmişimdir. Nitekim…

Tamamını Oku

DEPREM GEÇİRMİŞ DUYGULARIN RAMAZAN ŞÜKRÜ

Ramazan ayı, deprem geçirmiş duygularla-düşüncelerle ‘şükür içinde’ geçirilirse, sâhibini bir ayda insanî kemâlâtın zirvelerine (mi’râca) çıkarır. Ramazan ayında gizlenmiş olan büyük hayra, rahmete, berekete, mübarekiyete, sırra erebilmek için, o hayırla benliği arasındaki kalın gaflet duvarının yıkılması gerekiyor. Devasa binaları bile yerle bir eden depremler düşünüldüğünde, Ramazan ayını deprem geçirmiş duygularla idrak etmenin ne demek olduğu…

Tamamını Oku

MENKIBESİ DÜNYAYI DOLAŞAN SEYYAH-I HAKİKAT

MENKIBESİ DÜNYAYI DOLAŞAN SEYYAH-I HAKİKAT – Bediüzzaman’ın Vefatı Sonrası Lehinde Yayınlanan Tek Yazı – Dr. Musa Hub Nizamettin Nazif: “Said Nursî Efendi Hazretleri”, Yeni İstanbul Gazetesi Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, 23 Mart 1960’ta Urfa’da vefat edince, Türkiye’de hiçbir gazete veya mecmuada lehinde tek haber veya yazı neşredilmez. Bediüzzaman’ın “Benim üç Sinan’ım var: Mimar Sinan,…

Tamamını Oku

M. Said Özdemir Ağabey İle Nurlu Hatıralar

Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin ve Risale-i Nur’un Vâris-i Vekili M. SAİD ÖZDEMİR AĞABEY İLE NURLU HATIRALAR Dr. Musa Hub SAİD ÖZDEMİR VE SERGÜZEŞT-İ HAYATI Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerini (1878-1960) ile Üçüncü Said devresinde (1949-1960) Isparta’daki şimdi müze olan evde ziyaret edip ona talebe olan (1953) ve geri kalan 63 yıllık ömrünü Bediüzzaman’ın vârisi, vekili…

Tamamını Oku

Zaman Saati Çaldığı An: Kıyamet Depremi

[ Kur’an, kıyamete “saatin zelzelesi (depremi)” diyor. Demek kâinatta kıyamete kurulmuş bir zaman saati var; çaldığında sarsıntısıyla en büyük deprem yaşanacak ve kıyamet kopacak! Kâinatta “Zaman Saati Çaldığı An” neler olacak, Kur’an ve Hadislerden hareketle kaleme almaya çalışmıştım. Kıyamet depremiyle ilgili yıllarca içimde biriken sıkışmış duygu-düşüncelerim, volkan gibi patlamış ve bana adeta o depremi yeniden…

Tamamını Oku

Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin Talebelerinden Hekimoğlu İsmail Ağabey İle Nurlu Hatıralar

HEKİMOĞLU İSMAİL’İ İLK GÖRÜŞÜM/DİNLEYİŞİM: 1988 Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni (1878-1960) ilk defa Zonguldak İHL’de ortaokulu bitirdikten sonra geldiğim Bursa İmam Hatip Lisesi’nde, Devlet Parasız Yatılı Yurdu’nda kalırken gitmeye başladığım bir Nur Dersanesi’nde, 1984 sonbaharında tanıdım, tanımaya başladım. Bediüzzaman’ın talebelerinden ilk tanıdığım şahsiyet de merhum Hekimoğlu İsmail ağabey (1932-2022) oldu, 1988 yılında, lise son sınıfta…

Tamamını Oku

Üstad Bediüzzaman’ın Vâris ve Vekil Talebelerinden MUSTAFA SUNGUR AĞABEY İLE NURLU HATIRALAR

FENA Fİ’N NUR ‘MUSTAFA SUNGUR’ İSMİNİ İLK DUYUŞUM Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) en yakın talebelerinden, yanındaki hizmetkârlarından, nüfûsuna aldığı manevî evladlarından, hayatındaki vekillerinden ve vefatı sonrası vârislerinden birisi de Kastamonu Eflani’nin Çalışlar Köyünden Mustafa Sungur (1929-2012) ağabeydir. Memleketim olan Safranbolu’nun eskiden bir bucağı olan Eflani 40 km yakın bulunması sebebiyle M. Sungur ağabeyi…

Tamamını Oku

Çoğulu Bayram Yüksel Ağabey ile Nurlu Hatıralar

Üstad Bediüzzaman’ın Vekillerinden/VârislerindenÇOĞULU BAYRAM YÜKSEL AĞABEY İLE NURLU HATIRALAR Dr. Musa Hûb BAYRAM YÜKSEL AĞABEY KİMDİR?Babası Ali Efendi’den olma, annesi Güllü Hanım’dan dogma olan Çoğulu Bayram Yüksel ağabey (1931-1997)¹ , Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) yıllarca yanında bulunan hususî hizmetkârlarından, manevî evlatlarından, en yakın vâris talebelerinden ve mutlak vekillerinden biri idi. 1993’te 23 yaşımdayken…

Tamamını Oku

Prof.Dr. İbrahim Canan İle Nurlu Hatıralar

Üstad Bediüzzaman’ın TalebelerindenPROF.DR. İBRAHİM CANAN İLE NURLU HATIRALAR“İkinci Zübeyir ” Dr. Musa HÛB İnsan yaşlandıkça, hatıraları hafızasında silikleşmeye başlıyor. “Asla unutmam” denilen nice önemli hadiseler unutulabiliyor. O sebeple hayatımda çok özel yeri ve değeri olan Üstadım Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) talebeleriyle olan Nurlu Hatıralar’ımı daha fazla geciktirmeden kaleme almaya karar verdim. Menâkıb veya Tabakât…

Tamamını Oku