Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi “Hacc-ı Nebi” Geleneği

Dinî hayatı çok zengin gelenekler ile zenginleştirerek yaşayan ve yaşatan Osmanlı İslam Kültürü’nün izlerini takip ederken karşımıza çok manidâr örfler çıkmaya devam etmektedir. Bunlardan bir tanesi de Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi yapılan “Hacc-ı Nebi” kutlamalarıdır. Evet yanlış okumadınız: Osmanlı Medine-i Münevveresinde Mi’raç kandili zamanlarında yapılan Hacc-ı Nebi kutlamaları. Bu kutlamalardan bizi haberdar eden Hüseyin Vassaf…

Yol, Yolcu, Yolculuk, Yolluk ve Yolun Sonu -Sâlik, Sülûk, Meslek, Meşreb ve Maksat-

Tasavvufta sâlik, sülûk, meslek, meşreb ve maksad (vuslat) kavramları vardır. İslam Tasavvufunun modern çağlarda doğrudan asr-ı saadetten filizlenmiş bir dalı olan Risale-i Nur Mesleğinde de, bu kavramlar ve bunların eşanlamlıları veya çağrıştıranları olarak ‘yol, yolcu, yolculuk, yolluk ve yolun sonu” manasına pekçok metaforlar sıkça kullanılır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ne göre her insan, kainat çöllerinde…

Gez-Göz-Arpacık Metaforu ‘Risale-i Nur Tasavvufu’na Bir Nazar-ı Vukûfî: Tahmîdiye Örneğine Giriş

          Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) “Tarikatsız Cennete gidenler çoktur, fakat imansız Cennete giden yoktur.” (Nursî, Mektubât / 5. Mektup) gibi sözleri, “velayet-i kübra” ile “velayet-i suğra” arasındaki farkı, talebelerine görsel bir temsille anlattığı o meşhur tesbih hatırası ve “Zaman tarikat zamanı değildir, imanı kurtarma zamanıdır” şeklindeki yönlendirmeleri sebebiyle, Biz,…

Döngüler Döngüsü: Denge

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyül azîm. Döngü Hak’tır ki kendi cemâlini kendisi seyrederken çizdiği nurdan bir halkadır; başlangıcı da O’dur, sonu da O’dur, ortası da O’dur. O halka ki dönmekle dönmekten kurtulur; durmakla durmaktan çıkar. Güneş, geceyi gündüzün sırtına dolayıp yuvarlarken (كَوَّرَ), aslında Zât-ı Mutlak kendi nurunu kendi nuruna sarıyordur. Bu tekvir,…

Halîlü’l-İnsan : Halîlu’r-Rahman İnsânî Dost’luktan İlahî Dost’luğa

“… Saadet kendinin olan kuvvet demektir; umutla kâinata emniyet demektir. Varlıkların tam saadet verebileceklerine inanmak, geçici ve aldatıcı olana bağlanmaktır. Ruh ise kuvvetlerin kuvvetini yaratıcıdır. Ruhun bütünlüğüne ulaşamayan insan kuvvetsizdir. O benliğe yabancıdır, kâinatın kör bir esiridir. Bu insan, kuvvetini yok edici insiyakların tatminile iktidarsızlığa gömüldükçe benliğinden her gün bir parça uzaklaşmaktadır. (Mabedde) umumî bir…

Sessizleşen Vicdan: Şeytanın En Ustaca Fısıltısı

İnsanlara beklemedikleri anlarda, beklemedikleri yönlerden pusu kurarak telkinlerini veren şeytan, fısıldadığı kötü düşünceleri etkili kılmak için kişinin vicdanının devreden çıkması gerektiğinin bilincindedir. Bu nedenle gerçek kimliğini saklar ve verdiği telkinleri insanlara vicdanlarının sesiymiş gibi göstermeye çalışır. Bunun için kullandığı yöntem ise, ‘Allah’ın adını kullanarak yaklaşmak’tır. Organize ordusuyla birlikte insanları gözleyen şeytan, onların zayıf noktalarını, nelerin…

Samimiyetle Ebeveyn Olmak : Kalpten Kalbe Bir Yolculuk

Her evin bir dili vardır. Kahkahanın eksik olmadığı evler de vardır, sessizliğin ağır bastığı evler de… Kimi evde çocuklar koşuşturur, kimi evde bir sandalye yalnız bekler. Ama tüm evlerin ortak bir duası vardır: “Birbirimizi anlayalım. Kaybetmeden sevelim.” Ebeveynlik, insanın kendi içine yaptığı en derin yolculuktur. Bir ucunda şefkat, bir ucunda sabır, bir ucunda da içimizi…

Alınterinde Yetişen Saadet Çiçekleri

“Fransız resim sanatının önemli simalarından Henri Matisse (1869-1954), Auguste Renoir’dan (1841-1919) 28 yaş daha genç olmasına karşın, iki ünlü ressam iyi arkadaşlardı ve sık sık görüşürlerdi. Hayatının sonlarına doğru Güney Fransa’da bir köye yerleşen yaşlı Renoir, son on yılında evinden çıkamazken Matisse onu hemen her gün ziyaret etti. Romatizma nedeniyle neredeyse hiç hareket edemeyen Renoir…

KAFİR OL Kİ MÜ’MİN OLABİLESİN!

Lâilâhe illallâh. Nefy ve ispat içeren iki karşıt cümlecikten oluşan, ve imanın cevheri ve İslam’ın temel taşı olan bu kelime-i tevhide göre: Önce münkir, sonra mü’min olunur. İnkar et ki iman edebilesin. Kafir olmadan mü’min olunmaz. Önce tam ‚kâfir‘ ol, sonra tam mü’min olursun. Yarım kâfir, yarım mü’mindir. Yarım mü’min, yarım kâfirdir. Bütün tanrıları inkar…

Çocuğun Anavatanı: Sevgi

Çocuk eğitiminin en temel koşulu, belki de tüm süreçlerin merkezinde yer alan unsur sevgidir. Çünkü sevgi yalnızca bir duygu değil; insanın varoluşunda yer alan en derin ihtiyaçlardan biridir. Sağlıklı, mutlu ve kendisiyle barışık bireyler yetiştirebilmek, çocuğun fıtratında var olan bazı beklentilerin karşılanmasına bağlıdır. İnsan, dünyaya geldiği andan itibaren şu beş temel mesajı duymaya ihtiyaç duyar:…

Kaderini Sev ve Ölümü Unutma Üzerine

  Tevbe Suresi 51. ve Nahl Suresi 61. ayetlerin zevkiyle, “Ölümü unutma, kaderini sev” bakışıyla: De ki: “Allah bizim için ne yazdıysa, başımıza gelecek ancak odur. O bizim Mevlâmız’dır. Mü’minler, yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar.“ “Ecelleri geldiğinde de onu ne bir an geri bırakabilir, ne de bir an öne alabilirler.“ Ecel ve mevt arasındaki farkı anlamak…