Takatim kesildi, yolum daraldı,
Medet beklediğim kapı kapandı;
Güvendiğim dağlara da kar yağdı,
Sığındım sana Mevlâ’m, dağıldı kasvet,
Nura gark oldu kalbim, eridi zulmet.
Şu fani dünyada attım yükümü;
Tevekkül sulamış ömür kökümü,
Hoştur gözümde Kader’in hükmü;
Sığındım sana Mevlâ’m, dağıldı kasvet,
Nura gark oldu kalbim, eridi zulmet.
Bileğim pek cılız, tükendi gücüm,
Çökünce eşiğine, kalmadı hüznüm,
Nokta-i istinad, en büyük mülküm;
Sığındım sana Mevlâ’m, dağıldı kasvet,
Nura gark oldu kalbim, eridi zulmet.
“Lâ ilâhe illâ Hû” yıkılmaz kale,
O’na yaslanan gönül düşmez zevale,
Başlar eğildikçe erer kemâle;
Sığındım sana Mevlâ’m, dağıldı kasvet,
Nura gark oldu kalbim, eridi zulmet.
Kerem kıl, yoluna adayım canı,
Seninle biter nefsin ah u figanı,
Nasip et fazlından Cennet bostanı;
Sığındım sana Mevlâ’m, dağıldı kasvet,
Nura gark oldu kalbim, eridi zulmet.

