DüşünceEkim '26Tugay Mola

Gül bahçelerindeki gonca gülüm…

Ne Elif’i (c.c.) bilebildim ne Mîm’i (s.a.v.)!

Keşke, Elif gibi dimdik duran rûhunuz karşısında bir “dal” olsaydım! Mecbûriyetten değil… Hele “görsünler beni” diye hiç değil! İçimden geldiği gibi… Bütün mahlûkata aldırış etmeden…

Senelerdir aşkın ateşiyle inleyenim… O zamandan beri seni hayal ederek aziz rûhunu çağıranım… Hem uykumda hem de uyanıklığımda… Yolda… Ovada… Obada… Kışlarda… Yazlarda… Yalnızlıklarda… Kalabalıklarda… Yerde sürüklenir iken… Gökte dilenir iken… İbâdetlerimde ve fenâ fill-aşk müddetlerimde…

Sen sînemi hasret kamçısıyla dövdükçe her dakika, binlerce âlem sarar etrâfımı… Veya rûhum âlemlerin etrafını sarmalar! Anlamadım… Fakat yemin etmiştim tâ seneler önce mestûri kalacağıma dair. Ooofff! Sultânım… Yıllarca sustum! Bıçak kemiğe dayandı! Diyâr diyâr aşkının ardında koşar iken meşrebimi bile kaybettim. Ne Hanefî’yim, ne Hanbelî, ne Şâfiî ne de Mâlikî! Söyler misin Allah aşkına ben neredeyim?

“Lâedriyye” girdabında boğulmak üzereyim! Ne bidâyetimde ne de nihâyetimde felâket istedim! Kaderime helâket mi düşmüş? Ooof anammmm ooof! İmdaat eyle, ne olursun, ey güzellik şahânesi…

İçinde tutsak kaldığım alevler öyle şiddetlendi ki ben bile artık dayanamıyorum! Hüdâ cânım bilir… Eğer bir defa dahi olsa dua etmeyecekseniz zârı zârı ağlarım! Lâkin size beslediğim aşkın bit(me)mesi için Rabb’ime (c.c.) yönelirim! Nolaydı, dünya gözüyle son defa olsa bile huzurunda iki büklüm hâlde iken rûhumu aziz ve muallâ rûhun ile konuştursaydım… Göz göze gelmeye cesaret edemesem de beni olduğu gibi kabul etseydiniz o şerefyâb gönül saltanatınıza… Karşınızda sessizce lâkin arş-ı âlâ’da yeterince itmi’nâna ermişçesine…

Sayısı belli bile değil tövbelerimin. “İstemem” dedim, velâkin rûh-u cânın beni ardından sürükleyip durdu… Her defasında binbir yerimden yaralandım! Meğer aşkın tövbesi tövbelerin en çetini imiş!

Rûhum yolunuza kurban olsun. Fakat bundan öte tâkatim kalmadı. Kim olduğumu unuttum. Ben ben miyim? Sen sen misin? Suallerim dağ gibi yığılsalar da düşüncemi kaybettim… Şuurumdan tamamen ayrılanım! 20 senedir huzursuzum… Yaşım 40 olsa ne yazar!? Hâlen kemâliyet mertebesine ulaşamayan zavallının tekiyim!

Nâencam bir aşkın peşine mi takıldım? Ben nerelerde hata yaptım!? Neden uzaklarda iken yakın ateşinizde hârrun alâ hâr dağlandım?

Gözüm hiçbir şeyi göremese de gönlüm ayrılık hicrânı ile aklını yitiren Şems’in gönlüne döndü! Ne evlere sığabildim ne de kitaplara mevzû olmuş saraylara! Kasemen billâh hiçbir yere sığamadım! Ben bu hazin yolculuğumda inkisardan başka hiçbir şey ile karşılaşmadım! Gök külliyen üzerime düştü! Yer ise bana sahip çıkmayı bile çok gördü…

Eğer bugün bana deseler ki “Gel bize ve bizimle kal”. Gelmek isterim amma ve lâkin aralarınıza karışmak istemem! Size ve davanıza lâ yemût aşkımı yitirmemek için yine uzaklarda kalmayı tercih ederim!

Ben insanoğlunun gaddârane meydana getirdiği entrikalardan Rabb’ime sığındım! İster kendilerini müslüman zannetsinler isterler ise mukaddes kitâbı inkâr etsinler! İnsanlığın meydana getirdiği tuzaklardan Mevlâm’a sığındım! Zira ben 17 sene önce o entrikaların bir kurbanıyım! Boynum gövdemden kopartılır iken merhamet edip beni dinleyip bana sahip çıkacak bir Allah’ın kuluna dahi rastlayamadım! Keşke geberip gitseydim de sevdiklerimin vefasızlığına şahit olmasaydım!

İnkisâr öyle bir hafakanmış ki onu tarif edebilmek için 100 ciltlik bir eser meydana getirseler de tam manasıyla izah edemezler…

Ben gurbette güzeller güzeli kudretinizin aşkına tutulanım…

Ne olur sanki?

Bir selâmınız için varlığımı yok edip yokluğumu var ederdim!

Sultânım…

Ben yine gevezelik ettim. Affedin beni, yine Allah aşkına!

Hüdâ celle celâl sizi kuzularınızdan ayırmasın…

Ayrılığın verdiği acımasız acıları ben bilirim…

 

Tugay Mola

05/05/2016

Not: Kalbe geldi. Tasnif ve tashih edilmedi! Bazen “siz” dedik, bazen ise “sen”… Sevgilileriniz inansınlar ki bunun sebebini bilemedik! Bildik ki yine küstahlık ettik! Niyâzım Hakk’a idi! Tıpkı Niyâzi’nin Hakk’a olduğu gibi…

 

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment