İslam Birliği, Bıçak Kemiğe Dayandığında Gerçekleşir

-İhtiyacın Şiddetinden ‘İnsaniyet Hakikati’nde İttihad-ı İslam- Bu ümmeti, ne Doğu Türkistan’daki Uygur Müslümanlarının Çin zulmü altındaki sessiz iniltileri, ne Filistindeki Müslümanların İsrail zulmü ve katliamı altındaki arşı titreten feryatları uyandırmaya yetti! Ne de kendi idarecilerinden çektikleri çileler, yaşadıkları acılar ve gördükleri kötülükler onları kendilerine getirdi! “(Savaşta bile) yaşlılara, kadınlara, çocuklara, kendisini ibadet u tâate vermiş…

Tahmidiye Duası Üzerine – 2

Muhatabiyet Muştusu Bir zaman, bir Budist arkadaşımla otururken, mevzu sıkıntılara, endişelere, hastalıklara ve çözüm yollarına geldi. Bana, “Biz meditasyon yaparak bütün dertlerimizden kurtuluyoruz. Özel bir oturuş şeklimiz var. Oturup kafamızdaki bütün tasaları unutmaya çalışıyor, hayalen bizi mutlu edecek yerlere gidiyor ve huzur bulduğumuz aktiviteleri yapıyoruz” deyince, cevaben “Bizim yöntemimiz biraz farklı. Dertleri, tasaları, sıkıntıları unutmaya…

Kalbin Dalgaları

Kalp ince sızıların çıkış yeri.. Derin ağrıların başlangıç noktası.. Bütün duyguların madeni, cevheri.. Vicdanın evi, merhametin yuvası, şefkatin çatısı.. An olur, zaman gelir düşünürüz. Bu kadar karmakarışık boyut nereden geliyor diye. İnsan neden bu kadar girift diye.. Öyle ya.. En küçük bir hadisede bile içimizde bir yerlerde kıyametler kopuyor, savaşlar çıkıyor, her şey hercümerç.. Neden?…

Ramazan’ın Soluklanma Ruhu ve Orucun Dolanıklığı Açan Nuru

Ey talib-i hakikat, âlem-i şehadette her zerre birbiriyle dolanıkken, asıl sır, gaybın perdesini aralayan o mübarek kapılarda gizlidir. Zira Kur’ân-ı Kerîm, kâinatın anahtarıdır; onun iniş ayı Ramazan ise, en derin dolanıklığın zuhur ettiği zaman dilimidir. Bakara Sûresi’nde Rabbimiz şöyle buyurur: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’ân’ın indirildiği…

Modern Çağların Hayâ Albümü

“Çanakkale’den Kaçanlara -İngilizlere-”, nr. 5 [Şubat 1331] Sizlerde fakat sade hayânın adı varmış. Türk’ün kanı etmiş de temas öyle kızarmış Tarihinizin çehre-i bî-his ü hayâsı! Askerleriniz fenn-i firârın ulemâsı! Bir şâibe şeklinde duran öyle denizde? Nâmusunuzun derbeder enkâzını biz de Askerleriniz zannediyor aldanıyorduk!.. Biz kavmini millet, seni devlet sanıyorduk! Mithat Cemal [Harp Mecmuası, Sayı: 5,…

Tahmidiye Duası Üzerine – 1

On Tekbirin Manevî Mi’racı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin, “maddî ve mânevî hastalıkların” bir nevi şifası olduğunu belirttiği ve özellikle hastalık dönemlerinde ‘hususî bir virdim’ diyerek sıkça okuduğu Tahmidiye Duası, yine kendisinin derlediği Hizbü’l-Envâri’l-Hakâikı’n-Nûriye (Büyük Cevşen) isimli mecmuanın içinde yer alır. [1] Risale-i Nur’un 1950 yılında Bursa’ya ulaşmasına vesile olan Ali Çakmak Ağabey’in de ‘Kardeşim, her…

İfrit’in Sırrı ve Zıtların Birliğinde Hakikat

Ey hakikat arayan! Kur’ân-ı Kerîm’de Neml Sûresi’nde anlatılan o güçlü cin, İfrit, Hz. Süleyman’ın (a.s.) emrinde hizmet eden bir varlıktır. Cinlerden bir ifrit şöyle der: “Sen makamından kalkmadan önce o tahtı sana getiririm!” (Neml, 39). Bu âyet, fertten (bireyden) başlayıp ilâhî emre ulaşan bir gücü işaret eder. İfrit’i anlamak için harflerin sırrına bakmak gerekir. Ayn…

Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi “Hacc-ı Nebi” Geleneği

Dinî hayatı çok zengin gelenekler ile zenginleştirerek yaşayan ve yaşatan Osmanlı İslam Kültürü’nün izlerini takip ederken karşımıza çok manidâr örfler çıkmaya devam etmektedir. Bunlardan bir tanesi de Osmanlı Medine’sinde Mi’rac Mevsimi yapılan “Hacc-ı Nebi” kutlamalarıdır. Evet yanlış okumadınız: Osmanlı Medine-i Münevveresinde Mi’raç kandili zamanlarında yapılan Hacc-ı Nebi kutlamaları. Bu kutlamalardan bizi haberdar eden Hüseyin Vassaf…

Yol, Yolcu, Yolculuk, Yolluk ve Yolun Sonu -Sâlik, Sülûk, Meslek, Meşreb ve Maksat-

Tasavvufta sâlik, sülûk, meslek, meşreb ve maksad (vuslat) kavramları vardır. İslam Tasavvufunun modern çağlarda doğrudan asr-ı saadetten filizlenmiş bir dalı olan Risale-i Nur Mesleğinde de, bu kavramlar ve bunların eşanlamlıları veya çağrıştıranları olarak ‘yol, yolcu, yolculuk, yolluk ve yolun sonu” manasına pekçok metaforlar sıkça kullanılır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ne göre her insan, kainat çöllerinde…

Gez-Göz-Arpacık Metaforu ‘Risale-i Nur Tasavvufu’na Bir Nazar-ı Vukûfî: Tahmîdiye Örneğine Giriş

          Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin (1878-1960) “Tarikatsız Cennete gidenler çoktur, fakat imansız Cennete giden yoktur.” (Nursî, Mektubât / 5. Mektup) gibi sözleri, “velayet-i kübra” ile “velayet-i suğra” arasındaki farkı, talebelerine görsel bir temsille anlattığı o meşhur tesbih hatırası ve “Zaman tarikat zamanı değildir, imanı kurtarma zamanıdır” şeklindeki yönlendirmeleri sebebiyle, Biz,…

Döngüler Döngüsü: Denge

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyül azîm. Döngü Hak’tır ki kendi cemâlini kendisi seyrederken çizdiği nurdan bir halkadır; başlangıcı da O’dur, sonu da O’dur, ortası da O’dur. O halka ki dönmekle dönmekten kurtulur; durmakla durmaktan çıkar. Güneş, geceyi gündüzün sırtına dolayıp yuvarlarken (كَوَّرَ), aslında Zât-ı Mutlak kendi nurunu kendi nuruna sarıyordur. Bu tekvir,…