Kelebek

Kelebek deyince aklımıza dünyanın en güzel hayvanlarından biri gelir. Hepimizi büyüler, hiçbiri diğer eşcinslerindekilere benzemeyen kanatlarında doğanın en çarpıcı renklerini ve motiflerini taşıyan o narin yaratık. Her kelebek farklı farklı kanat desenlerine, renklerine sahiptir bilindiği gibi. Karakterleri de birbirlerinden değişik midir acaba? Havada umarsızca uçuşurken eşsiz bir zerafeti anlatır bu sevimli mahluk; insanlarda çok hoş…

Tanımlarımız

Herhangi bir konuyu ele alırken en evvel yapılacak olan şey, kavramlarımızı tanımlamak olmalı. Böylece anlaşabiliriz, anlaşılabiliriz. Herkesin hava gibi, su, ekmek gibi sürekli elinden, dilinden düşürmediği kavramlar olsa bile. Bunu yapabildiğimizce görebiliriz ki, çok farklı şeylerden bahsetme riskimiz her zaman için var imiş. Çok üstenci bir giriş oldu. Sanki bilinmiyor. Kendimle çelişiyorum. Ne olacak şimdi?…

Ruhun Yakîni

Bey-tâ-hâ ki, mağrurlanır insan! Be hey, es geç sen, her şeyden! Mahviyet sarayındaki zenginlik kadar ikinci bir bereket evi bulabilmişler mi ki?! Toprak gibi savrulmak, su gibi akmak, rüzgâr gibi uçmak, ateş gibi yakılmak mı? Sen seç! Ne Sünnîyim ne de Şia! Kehânetlere konu ve harplere sebep olmuş ayrılık fırkalarının hepsine isyan bayrağını çekenin tâ…

İdeal Hayaller ve Hayal İdealler

– Nesilleri Yönlendirmede İdeal-Reel Dengesi Üzerine –   Gençliğimin ‘idealler listesi’ne çivilenen gözlerimden madde madde (damla damla) süzüldü gönlümün âhları, keşke’lere düştü. Keşke’lerim geçmişi/kaderi değiştiremezdi. Hâlin kalemi, maziye bir çizgi çekemezdi; ancak istikbali yazabilirdi. Kalemle değil, amelle yazmalıydım. el-Kalem’in yazgılarını ellerimle yaparak gerçekleştirmeliydim. Gençliğim kan-ter içinde emeklerle, emellerle, ideallerle ve hayallerle geçmişti, bari olgunluk yaşlarımı…

İnsan Nedir? 2

Bir tanım yapabilmek için mümkün olduğunca tüm kümeyi, geniş bir zaman diliminde, değişen şartları da değerlendirerek ele almak zorunluluktur. Bunu sağlayabildiğimiz ölçüde doğru sonuçlara ulaşabilmemiz mümkün olabilir. Aksi halde Sofistler gibi „Herkesin kabul etmesi gereken genel doğrular yoktur. Gerçek ve doğru dediğimiz şey, tek tek insanlara göre değişir.“ derken bulabiliriz kendimizi. Böyle bir ifade insan…

Körpe Kalemlere Merhaba

V”Dİ”SİN”İ G”ÖRENİN onu ÂN”latması Gördüğümü, kelimelere dökecek bir ses arıyorum… Emin olduğum tek şey, eğer gördüğüm benim sesimle söylenmezse, hiç söylenmeyecek olmasıdır. [And Our Faces, My Heart, Brief as Photos] Aslında, olanca netliğiyle çarpar hakikat, bir yerlerde yüzüne herkesin… Ne var ki olup biteni idrake ve ifâdeye yok imkân Eğer bir şeyi, normalde konuşulamayan yeni…

Dünya Nereye Gidiyor?

Dünyanın gidişatı hakkında herkes bir şeyler biliyor ve kötüye doğru gittiğini görüyor. Ama görmediğimiz kötülükler ne olacak? Peki bilmediğimiz ve görmediğimiz kötülükten veya günahtan sorumlu değil miyiz? Eğer bizim şerri ve günahın her çeşidini bilmemiz gerekmeseydi, Kuran’da bunlar ne diye tek tek anlatılacaktı. Kişi kötülüğü ve kötüyü tanıyacak ki ondan çekinsin ve kurtulsun. İmam-ı Âzâm’ın…

İnsan Nedir? 1

Bu soruya cevap bulabilmek için binlerce ciltlik kitaplar yazılmış. Yine de yeterli gelmiyor ki, dostlarla sohbetlerimizde cümleler cümlelere, tecrübeler tecrübelere eklenirken yolumuz bu soru ile kesişiyor. Nedendir acaba? Bilmiyor muyuz, yetinmiyor muyuz, kabul edemiyor muyuz, yaşanmışlıklarımızı açıklayamıyor muyuz? Aradığımız ne ola ki? İlmine itimat ettiğim bir şahsın, Kuran’a göre insan psikolojisinin henüz yazılmadığını söylediğini duymuştum.…

Rüya mıydı?

  Rüya mıydı, hakikat mi, seçemedim; seçilemedim. Bir sille daha yedim. Ayrılık zehrine bir kez daha yenildim. Ne olurdu, atıp gitseydim her şeyi… Terk etseydim, geriye bakmadan, zelil hapishanemi. Koşarak… Uçarak… Hızır (a.s) hızında ulaşsaydım kutlu meclisinize. Dizlerinizin dibine. Sımsıcak, sıcacık beytinize. Kabul eder miydiniz, dünyanın binbir günahını çekmiş bendenizi? Günler, haftalar, aylar sessiz sedasız……

Felsefesiz Edebiyat 1

Veya edebiyatsız felsefe? Birisini tercih etmemiz istense idi, neler söylerdik? Herkesin kendisince düşünceleri var. Bekleyişlerinin, arayışlarının, kapasitesinin, kabiliyetlerinin, tercihlerinin izlerini taşıyan… Bu çok normal bir şey. Ama ilerlemek şart. Tabii ki özgürce. İstiyorsak eğer, istediğimiz kadar, isteyenlerle birlikte. Kızım yeni evlendi. Birkaç gün önce „Nasılsınız?“ diye sordum ona. Alışmaya çalışıyorlarmış. Duygularını pek anlatmayı sevmediğini düşündüğüm…

68’li Bir Yazar

Atilla Keskin. Dernekte söyleşi organize etmişler. Programı haber veren dostum katılmaya değer olduğunu söyledi. Beni can evimden vurarak. 80 yıllık bir ömür, tecrübe, yaşanmışlık… Politik-kültürel gelişimimizi-değişimimizi ele alabilirdik, muhasebe yapabilirdik, neyi farklı yapmamız gerektiğini masaya yatırıp tartışabilirdik. Çünkü istenilen sonucu elde edemediğimiz aşikar. Atilla Keskin kimdir? Merak edenlerin, öğrenmek isteyenlerin hiç zorluk çekmeden yeterince bilgiye…