EdebiyatMayıs '26Meryem Pîrim

Ahmet Selim’den Tekamül Notları 3

Meryem Pîrim

-Sevgi, paylaşarak bütünleşmektir. Lafla, edebiyatla sevgi olmaz. Birbirimizin kalbinde ve hayatında bir yerimiz olacak. Ölsek de olacak. Bediüzzaman’ın “Firkat olmasaydı ölüm yol bulamazdı!” mealinde bir sözü var. Bence bunun arka planı şudur: Gidenlere olan bağlılığımız bize ölümü munisleştirir, onlarla beraber bizden bir şeyler gittiğini hissetmek de bizi ölüme alıştırır.

-Herkesin sadece kendini düşündüğü bir dünyada herkes hiçtir.

-Aslında dünya hayatı, bütünüyle vesile! Tekâmül (olgunlaşma) vesilesi… İnsanın tekâmülü…

-Karışık bir manzara ile karşılaşırsanız merkezindeki insana bakacaksınız. İnsanın küçük şeylerle ilgili tavırları bile büyük neticelerin aynasıdır. Bakmasını bilince görmek çok kolaydır.

-Her gün asgari 6-7 saat okuyarak yaşadım. Babamın kelime hazinesi benimkinden daha genişti. Din eğitimi dil eğitimini de beraberinde getiriyordu.

-Özeleştiriye dayanmayan hiçbir tenkit tavrından hayır gelmeyeceğini hâlâ anlamıyoruz. Bütünlüğümüzü bulmadan kendimizi bulamayız, kendimizi bulmadan kimliğimizi dolduracak olan şahsiyetlilik şuuruna (kişilik bilincine) kavuşamayaz. Şahsiyetlilik şuurunun sorumluluğunu idrak etmeden de aklımız ve irademiz, ne müşahhasa bakmayı bilir ne de mücerrete.

-“Değer hükümleri” ve “değer ölçüleri” olmadan hiçbir şey olmaz. İnanç, ilim, düşünce, sanat…

-Her diyalog, dar da olsa bir müşterekliğe rapt olunabilmesi hâlinde ve o nispette verimli olabilir.

-Kavga da kutuplaşma da düşünceden değil, düşüncesizlikten ve düşünce arızalarından doğar. Daralma, sivrilme, keskinleşme, katılaşma, hep düşüncesizliğin, terkipsizliğin küllî bakış yokluğunun tezâhürleridir.

-Bütünlük sırrını idrak davetinin en güzel tecellilerinden biridir bayram. Gurbetimizi (garipliğimizi) mesrur eyleyen bir ışık düşürsün yüreğimize yüce Rabb’im! Benim duam, bu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment