EdebiyatHaziran-Temmuz '26MünzevîŞiir

Haziran’da Üşümek

Münzevî

Çiçekler çok oldu açalı ağaçlarda

Niyetleri yok mu acep meyveye durmaya

Hechecikler ümitle geldiler bu düz bayıra.

Sana nefes’im, sana mestim, hem de sermestim…

 

Havaya mı yoksa kayaya mı okyanusun öfkesi

Sahile attığı ölü martılar neyin sillesi,

Kaşlarını çatar durmadan bulutlar silsilesi

Sana Şirin’im, sana Leyla’yım, sana Zühre’yim. ..

 

Her geçişimde 238 no’lu köprüden

Uzatır başımı bakarım istikbale maziden,

Trenler alsa beni, götürseler bu meskenden,

Sana muhayyerim, sana hicazım, sana kürdiyim…

 

Üşütür beni yakışıklı Haziran,

Keşke ciğerime de serpse ne olur bir an,

Ne fayda, artik çoktan ettim iman.

Sana kalem’im, sana mürekkep’im, sana defter’im…

 

Nedir bu aşk ırkçılarının çelikten sözleri,

Aşk fırtınadır, sevgi durgun limandır öyle mi?

Su ile çimentoyu karamadıysan suç bizde mi?

Sana Kudüs’üm, sana nur’um, sana şeb-i aruz’um…

 

Münzevî (“Puresoul”)

 

18 Haziran 2009

Anerley / Londra

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment