Sarsıl ey Tunusânî…
Ben yabânî, sen barrânî. Hani var ya bir Harranî? İbrahimî. Şimdilerde zeval perdesinin ardında. Tanrı bağıma bülbüller geldi. O bağ ki şimdilerde hâristan oldu… Bir gülüm kalmıştı. Bahçebân ağladı, güller soldu. Bir gelirler.. bir de gidiverirler. Ses yok el-ân… El-ân, her zaman… Derdime dermân yoktur. Derdimden daha çok dermân. Dert olur ki bazen derman… Sen…