Acz
Sessizliğin taşları altından son bir güçle çıkıyorum, içimdeki kalabalığa selam vererek: “Esselâmu aleyküm yerin ve göğün sahibinden bîhaber nefes alan ölüler; Musa’nın asasından, İsa’nın duasından nasiplenemeyenler…” “Fark etmez” dediklerimi fark ettiğim günün sabahına amennâ; dört kitabın İlahına hamdüsenâ… Nazarlı bir bakışla çatlayan kütük gibi; olandan ve kendimden muaf… Sayfaları koparılan kitapların darmadağın olmuş cümleleri gibi…






