Hafakan yalnızlığı süzülürken çökmüş çehrelerden
Bir sıcak gül beklenir, kış yudumlamış dost bahçelerden
Ateştir, yakıcı soğukta bir öksüzün gözyaşları
Yakîn gûrbetin kırık dizlerine iz iz dökülürken…
Ürperişlerle sırılsıklam… ıssızlığın kollarında
Çırpınır, kutsî sevgiler kıymık kıymık sökülürken…
Şafak tüllerinde muhabbet üveykleri sarmaş-dolaş;
Kor gecelere bürünmüş, sessiz hıçkırıklarıyla ben…
Yönsüz seklerim çâresizliğin acı sokaklarında
Hüzün çizer yaralı sînem.. acep anlar mısın hâlden?!..
Mart – 1992
Yıldırım / BURSA

