Gözleri Uykusuz Bir Yalnızlık

Sabah olsun kalkacağım ellerimi göklere kaldırarak bir dua eşliğinde. Besmele ile… Uyandım işte ellerim hava semada bir dilim dua, bir dilim aşk. Bir sabahsız uyanışta gözlerim seherin nihayetinde. Birleşmiş altın kanatlı iklimlerin ellerime düşen yapraklarıyla kaldırıyorum gözlerimi dualara. Ve dua dua ilerliyorum acılara. Acı ki olduran bir fiilin oldurgan eylemi. Pişme süreçlerinde tarifsiz bir seyirleniş.…

Bişnev

Bişnev!! Bişnev ey yolcu! Mesnevi’nin girizgâhında bişnev dendiği gibi dinle! Tasavvufta “söyle” emrinin önüne geçme “dinle” emriyle bişnev! Gerçi sen nasıl dinliyorsen dinle… Ben dinlemek istiyorum… Dinle! Yoksa sus! ”Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidayetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zeban edelim. Evet, söz kokusu ve ona derler.…