Mart Bir Mevsim mi, Bir Eşik mi?
Bazı aylar takvimde ilerler; bazı aylar insanın içinde yer değiştirir. Mart, içimizde yer değiştiren aylardandır.
Bir yanında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün toplumsal hafızası, bir yanında baharın dirilişi, bu yıl ise aynı döneme denk gelen Ramazan ve Bayram… Bu buluşma her yıl yaşanmaz. Çünkü Ramazan hicrî takvime göre ilerler ve miladi takvimde her yıl yer değiştirir. Bu yılın Mart’ı ise doğanın uyanışı ile içsel arınmanın aynı eşiğe düştüğü nadir zamanlardan biridir.
Geçiş dönemlerinin umut kapasitesini artırdığı bilinmektedir . Manevi baş etme süreçleri ise bireyin zorlanma dönemlerinde anlam üretme gücünü destekler . Bu nedenle Mart, yalnızca mevsimsel bir değişim değil; psikolojik ve manevi bir davettir.
Kadın Olmak: Güç Nerede Başlar?
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, yalnızca bir takvim günü değildir; görünmeyen emeğin görünür kılındığı bir aynadır.
Kadın çoğu zaman evin duygusal yükünü taşır. Çocukların kaygısı, eşin yorgunluğu, ailenin dağılmaması için gösterilen çaba… Bu görünmeyen emek, çoğu zaman „güçlü olmak „ beklentisiyle birlikte anılır. Oysa psikolojik dayanıklılık, kırılganlığın yokluğu değildir. Esnek dayanıklılık; zorlanırken de ayakta kalabilme kapasitesidir. Güç, her yükü tek başına taşımak değil; gerektiğinde “yoruldum” diyebilmektir.
Kadın güçlü olduğu için mi değerlidir; yoksa değerli olduğu için mi güçlüdür?
Bu soru, Mart ayında yeniden düşünülmeye değerdir. Baharın dirilişi, kadının görünmeyen emeğine ve içsel gücüne de ışık tutar.
Bahar: Doğa Bize Neyi Öğretiyor?
Bahar, toprağın sabrının çiçeğe dönüşmesidir. Aylarca görünmeyen kökler, bir sabah tomurcuk verir.
Pozitif psikoloji literatürü umudu, hedef belirleme ve o hedefe ulaşmak için yollar geliştirme kapasitesi olarak tanımlar . Umut edilgen bir bekleyiş değil; içsel bir yöneliştir.
Kış uzun sürebilir; fakat kök canlıysa diriliş mümkündür. İnsan ruhu da böyledir. Zor bir dönem, gelişim ihtimalini ortadan kaldırmaz. Bazen görünmeyen bir hazırlık süreci başlatır. Gerçek bahar çoğu zaman takvimde değil, kalpte başlar.
Ramazan: Azaltarak Çoğalmak Mümkün mü?
Ramazan’ın bu yıl baharla kesişmesi sembolik bir derinlik taşır. Mevsimler değişse de niyet sabittir.
Bilinçli farkındalık ve öz-denetim süreçlerinin duygusal düzenleme üzerindeki etkileri , yapılan çalışmalarda bilimsel olarak ortaya konmuştur . Manevi baş etme kuramı, ibadet ve anlam arayışının stres karşısında düzenleyici bir rol üstlendiğini göstermektedir.
Ramazan, azaltarak çoğalmanın mevsimidir.
Az tüketmek, daha çok fark etmektir.
Az konuşmak, daha derin duymaktır.
Az acele etmek, kalbi genişletmektir.
Doğada tomurcuklar açarken, insanın iç dünyasında da bir sadeleşme başlayabilir.
Bayram: Bağ Nerede Güçlenir?
Ramazan Bayramı, sabrın sevince dönüştüğü bir eşiktir. Ritüel ve kolektif kutlamaların sosyal bağları güçlendirdiği gözlenmiştir . Sosyal bağların güçlenmesi ise psikolojik iyilik hâlini destekler.
Bayram, temasın ve affın zamanıdır. Küskünlükler azalır, mesafeler kısalır. Sevinç sadece bir duygu değildir artık; dayanmış olmanın meyvesidir.
Öneriler ve Temenniler
1. 8 Mart vesilesiyle kadın emeğinin görünmeyen boyutları üzerine aile içi ve kurumsal farkındalık artırılabilir.
2.Bahar başlangıcında küçük ama sürdürülebilir hedefler belirlenerek umut kapasitesi desteklenebilir.
3.Ramazan sürecinde bilinçli farkındalık ve şükür pratikleri günlük yaşama entegre edilebilir.
4.Bayram ziyaretleri yüzeysel bir zorunluluk değil; gerçek temas alanı olarak değerlendirilebilir.
Martın Sessiz Fısıltısı
Her Mart ayında Ramazan yaşanmaz. Ancak bu yıl bahar, kadın farkındalığı ve Ramazanın aynı döneme denk gelmesi; insanın iç dünyasında bütünlüklü bir çağrı oluşturmuştur.
Umut süreçlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri literatürde güçlü biçimde ortaya konmaktadır. Manevi baş etme süreçleri de benzer şekilde bireyin zorlanma dönemlerinde koruyucu ve düzenleyici bir rol üstlenmektedir.
Bu bağlamda Mart, hem bireysel hem toplumsal düzeyde bir yenilenme alanı sunmaktadır.
Ve belki de Mart’ın bize en derin hatırlatması şudur:
Mevsimler değişirken insan da değişebilir; yeter ki insan kalbini , hem umuda hem merhamete açık tutmayı seçsin.
Sevgiyle ve Umutla kalın…
Canan Say
Kaynakça
1. Snyder, C. R. (2002). Hope theory: Rainbows in the mind. Psychological Inquiry, 13(4), 249–275.
2. Pargament, K. I. (2021). The psychology of religion and coping. Guilford Press.
3. Southwick, S. M., & Charney, D. S. (2021). Resilience. Cambridge University Press.
4. Lopez, S. J., Pedrotti, J. T., & Snyder, C. R. (2020). Positive psychology. Sage.
5. Tang, Y. Y., Hölzel, B. K., & Posner, M. I. (2021). The neuroscience of mindfulness meditation. Nature Reviews Neuroscience, 22, 213–225.
6. Xygalatas, D. (2022). Ritual and cooperation in contemporary societies. Current Opinion in Psychology, 44, 211–216.

