İbrahim DemirciNisan '24ŞiirYazarlar

Şiir: Nizar Kabbanî
Çeviri: İbrahim Demirci

Bizim halkımızı asla döndüremeyeceksiniz
Kızılderili halkına.
Biz burada kalacağız.
Bileklerine çiçekten bilezikler takınan bu toprakta.
Burası bizim yurdumuz.
Ömrün şafağından beri buradayız.
Burada oynadık, burada sevdik, burada şiir yazdık.
Körfezlerine kök salmışız.
Denizin yosunları gibi.
Kök salmışız tarihine
Yufka ekmeğine, zeytinine,
Sararmış buğdayına
Kök salmışız vicdanına.
Martlarında kalıcıyız
Kalıcıyız nisanlarında
Haçlarında çivi gibi kalıcıyız
Kalıcıyız keremli nebisinde,
Kur’anında ve On Emir’de kalıcıyız.
Zafer sarhoşluğuna kapılmayın sakın
Halid’i öldürdüyseniz Amr gelecek.
Verde’nin / Gül’ün kanını döktüyseniz Itır / Reyhan kalacak!
Mescid-i Aksa yeni bir şehit
Eski hesaba onu da ilave ettik
Ateşler değil, yangınlar değil
Kandiller aydınlatıyor yolumuzu
Cangılların kamışından
Cin gibi çıkarız karşınıza.
Cangılların kamışından
Posta kolisinden,
otobüs koltuklarından
Sigara paketlerinden,
benzin bidonlarından,
Mezar taşlarından,
Tebeşirlerden, tahtalardan,
Kızların saç örgülerinden,
Haçların ahşabından,
tütsü kaplarından,
Namaz örtülerinden,
Mushaf kâğıdından geliyoruz size karşı.
Satırlardan ayetlerden…
Rüzgâra, suya, bitkilere katılmışız biz,
Renklere seslere yoğrulmuşuz biz
Kaçıp kurtulamayacaksınız
Nil kıyısından Fırat’a kadar
Her evde bir tüfek var.
Bizimle rahat edemeyeceksiniz
Öldürdüğünüz her kişi yanımızda
Bin kez daha ölüyor.
Dikkat edin dikkat edin
Pençeleri var nurdan direklerin
On gözü var pencerelerin
Ölüm sizi bekliyor her geçen yüzde
Her bakışta her belde
Sizin için saklanmış ölüm
Her kadının tarağında
Saçının perçeminde.
Ey İsrail oğulları, gurura kapılmayın!
Saatlerin akrepleri durduysa da, dönmesi lâzım.
Yeryüzünü gasb etmeniz korkutmuyor bizi
Kartalların kanatlarından düşen tüy
Uzun susuzluk korkutmuyor bizi
Kayaların kalbinde hep kalacak su
Orduları bozguna uğrattınız ama bilinçleri yenemediniz
Tepelerinden kestiniz ağaçları, kökleri kaldı
Zebur’da gelenleri okumanızı öğütlüyorum size
Tevrat’ınıza dayanmanızı öğütlüyorum size
Tur yolunda peygamberinizin ardından gitmenizi
Size ekmek yok burada, huzur yok size
Her caminin kapısından
Her kırık minberin gerisinden
Haccac çıkacak geceleyin, Mansur çıkacak
Hüznün çocukları var, büyüyecekler
Uzun acının çocukları var, büyüyecekler
Toprağın, mahallelerin, kapıların çocukları var,
Onların hepsi büyüyecek.
Otuz yıldır toplandılar
Sorgulama odalarında, polis merkezlerinde,
Hapishanelerde gözlerde yaş misali toplandılar.
İşte onların hepsi, bir an gelecek, bir an gelecek
Filistin’in bütün kapılarından girecekler…

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment