{"id":16071,"date":"2023-07-30T02:05:51","date_gmt":"2023-07-29T23:05:51","guid":{"rendered":"https:\/\/korpekalemler.net\/?p=16071"},"modified":"2023-09-16T19:33:53","modified_gmt":"2023-09-16T16:33:53","slug":"tufandan-once-kitabi-uzerine-notlar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/2023\/07\/30\/tufandan-once-kitabi-uzerine-notlar\/","title":{"rendered":"\u201cTufandan \u00d6nce\u201d Kitab\u0131 \u00dczerine Notlar"},"content":{"rendered":"<p>T\u00fcrk hik\u00e2ye sanat\u0131 en yak\u0131n Sami Pa\u015fazade Sezai\u2019ye kadar uzan\u0131r. Ama hik\u00e2ye denince \u00d6mer Seyfettin ve Ahmed Hikmet M\u00fcft\u00fco\u011flu\u2019nu hat\u0131rlar\u0131m.<\/p>\n<p>\u0130smini zikretti\u011fim bu iki k\u0131ymetli hik\u00e2yecimiz \u00fclkenin en karanl\u0131k d\u00f6nemlerinde ya\u015fam\u0131\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen, milli kimliklerini saklayarak kalem oynatmay\u0131 ak\u0131llar\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7irmediler. \u0130\u015fte bu duru\u015flar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden \u201chik\u00e2ye\u201d denince akl\u0131ma ilk bu iki isim gelir. Zira onlar\u0131n hikayelerini ne zaman okursam okuyay\u0131m, her zaman derin derin d\u00fc\u015f\u00fcncelere dalm\u0131\u015f\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>Her sanatk\u00e2r gibi hikayeciler de toplumun dertleriyle ilgilenmi\u015f, ilgilenmek zorunda kalm\u0131\u015f, hi\u00e7bir zaman s\u0131radan insanlar gibi ya\u015famam\u0131\u015flard\u0131r. Duygu d\u00fcnyalar\u0131, ya\u015fam bi\u00e7imleri, hayat felsefeleri \u00f6ylesine hassast\u0131r ki normal insanlar\u0131n umursamad\u0131klar\u0131 \u00e7o\u011fu meseleler onlar\u0131 derinden yaralam\u0131\u015ft\u0131r. Bu y\u00fcce kalemler hangi \u015fartlar olursa olsun sanatlar\u0131n\u0131 milletimizin fabrika ayarlar\u0131na getirmek i\u00e7in kullanm\u0131\u015flard\u0131r. Her ne kadar \u201cKan Karde\u015fi\u201d, \u201cKa\u015fa\u011f\u0131\u201d gibi insan kalbinin att\u0131\u011f\u0131 hik\u00e2yeler daha \u00e7ok bilinse de, ben daha \u00e7ok \u00d6mer Seyfettin\u2019i \u201cPembe \u0130ncili Kaftan\u201d, \u201cBa\u015f\u0131n\u0131 Vermeyen \u015eehit\u201d gibi milli meselelerle yo\u011frulmu\u015f hik\u00e2yelerinden, M\u00fcft\u00fco\u011flu\u2019nu da \u201c\u00c7a\u011flayanlar\u201d\u0131ndan hat\u0131rl\u0131yorum. Daha sonraki d\u00f6nemlerde hik\u00e2ye d\u00fcnyam\u0131zda Memduh \u015eevket\u2019i, romanc\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00fcnl\u00fc olmakla beraber Refik Halit\u2019i, Sait Faik\u2019i, Sabahaddin Ali\u2019yi, Tar\u0131k Bu\u011fra\u2019y\u0131 ve benzerlerini okuduk. Bunlar\u0131n baz\u0131lar\u0131 sanatlar\u0131n\u0131 ideolojilerinin emrinde, baz\u0131lar\u0131 da hayat anlay\u0131\u015flar\u0131nda kulland\u0131lar. \u0130ki d\u00fcnya sava\u015f\u0131 aras\u0131nda Sovyetler Birli\u011fi kapal\u0131 kutuydu. Ancak en karanl\u0131k dehlizlerde dahi bir propaganda makinesi gibi i\u015f tutmu\u015ftur. \u00dclkece ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ekonomik buhranlar ve ya\u015fan\u0131lan fakirlik y\u00fcz\u00fcnden Rusya\u2019n\u0131n propagandas\u0131 insanlar\u0131m\u0131z \u00fczerinde etkisini artt\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Bu d\u00f6nem hik\u00e2yecilerimizin baz\u0131lar\u0131 Bat\u0131\u2019da esen r\u00fczg\u00e2ra kap\u0131larak kendilerince bir yol se\u00e7tiler. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019n\u0131n bombalar\u0131 Avrupa\u2019ya d\u00fc\u015fmeye ba\u015flad\u0131ktan sonra, fakirle\u015fen, yaln\u0131zla\u015fan Avrupa insan\u0131n\u0131n rehabilitasyona ihtiyac\u0131 vard\u0131. Bunun i\u00e7in o d\u00f6nemin kalem\u015f\u00f6rlerinin, hayat\u0131n sa\u00e7mal\u0131\u011f\u0131n\u0131 bol bol i\u015fledi\u011fine \u015fahit oluyoruz. Halbuki biz o y\u0131llarda Bat\u0131\u2019n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ac\u0131lar\u0131 ya\u015famam\u0131\u015ft\u0131k. Derinlerden gelen ba\u015fka dertlerimiz vard\u0131. Sava\u015flarda t\u00fckenmi\u015ftik, fakirdik ve farkl\u0131 bir medeniyetin \u00e7ocuklar\u0131yd\u0131k. \u00dcstelik bir k\u00fclt\u00fcr muhacirine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fck. Var olabilmemiz ancak hayat\u0131 ciddiye almam\u0131zla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya\u015fayan, gelecekte ise kendisinden s\u00f6z ettirecek g\u00fcn\u00fcm\u00fcz yazarlar\u0131 aras\u0131nda Mustafa Kutlu\u2019nun eserlerini \u00e7ok \u00f6nemsiyorum. Her \u015feyden \u00f6nce Kutlu, bu milletin, bu topra\u011f\u0131n \u00e7ocu\u011fu oldu\u011funun \u015fuurunda bir yazar\u0131m\u0131zd\u0131r. \u0130nsan\u0131n oldu\u011fu yerde mutlaka dert vard\u0131r; dertsiz sadece baz\u0131 delilerdir. Anlayabildi\u011fim kadar\u0131yla Kutlu\u2019nun telakkisine g\u00f6re d\u0131\u015fardan re\u00e7eteler almam\u0131za gerek yok. \u0130nsan\u0131m\u0131za sorumlulu\u011funu duyurur, onu vicdan\u0131n\u0131n sesini dinler hale getirir, sa\u011flam bir ahl\u00e2k sahibi yapar, bir de onu \u00e7a\u011f\u0131n idrakiyle bulu\u015fturursak, o insan b\u00fct\u00fcn dertlerini \u00e7\u00f6zebilir. Dertler bizden kaynakland\u0131\u011f\u0131ndan, merhemi de yine bizdedir. O y\u0131llarca \u00f6nce yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 \u201cYa Tahamm\u00fcl, Ya Sefer\u201d, \u201cYoksulluk \u0130\u00e7imizde\u201d, \u201cYoku\u015fa Akan Sular\u201d ve di\u011fer kitaplar\u0131nda insan\u0131m\u0131z\u0131 bu anlay\u0131\u015fla ele alm\u0131\u015ft\u0131. Kutlu\u2019yu bu eserlerinde ne bir vaiz, ne bir toplum m\u00fchendisi olarak g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Onu sadece ve sadece bir sanatk\u00e2r kayg\u0131s\u0131yla sahip oldu\u011fumuz hazineleri duyurmaya \u00e7al\u0131\u015fan bir yerli olarak tan\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>\u201cBu B\u00f6yledir\u201d, \u201cUzun Hik\u00e2ye\u201d, \u201cBeyhude \u00d6mr\u00fcm\u201d, \u201cMavi Ku\u015f\u201d, \u201cTufandan \u00d6nce\u201d, \u201cUzun Hikaye\u201d kitaplar\u0131n\u0131n hepsini okudum. Kitaplar bitince kendi kendime konu\u015fmaya ba\u015flad\u0131m. De\u011ferlerimiz ki, bizi biz eden o de\u011ferleri uzun uzun d\u00fc\u015f\u00fcnme ve tefekk\u00fcr etme f\u0131rsat\u0131 verdi. Kutlu\u2019nun hikayelerini her okudu\u011fumda i\u00e7erlendi\u011fimi, i\u00e7 ge\u00e7irdi\u011fimi, h\u00fcz\u00fcnlendi\u011fimi bazen de g\u00f6zya\u015f\u0131 d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc itiraf etmeliyim. Di\u011fer b\u00fct\u00fcn kitaplar\u0131n\u0131 severek, hayat\u0131n nabz\u0131n\u0131 duyarak sindire sindire okudum. Eserlerindeki lezzet, sadece hik\u00e2ye tekni\u011fini \u00e7ok iyi bilmesinden de\u011fil, do\u011funun \u00e7izgilerini, sembollerini muhte\u015fem kullanmas\u0131ndan kaynaklan\u0131yor. B\u00f6ylece o kitab\u0131 okuyup bitirdi\u011finizde, hasretini duydu\u011funuz atmosferi teneff\u00fcs etmeye ba\u015fl\u0131yorsunuz. Kutlu, insan\u0131 yaln\u0131zca biyolojik bir varl\u0131k s\u0131\u011fl\u0131\u011f\u0131nda almam\u0131\u015f, bir b\u00fct\u00fcn olarak ele alarak onun ruh d\u00fcnyas\u0131n\u0131, metafizik derinli\u011fini de hi\u00e7 ihmal etmemi\u015f. Onun i\u00e7in kahramanlar\u0131, kuklalar\u0131, plastikleri and\u0131rm\u0131yor; canl\u0131, kanl\u0131, ruhlu insanlar olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p>Evet, d\u00fcn gece sabaha kadar \u201cTufandan \u00d6nce\u201d kitab\u0131n\u0131 okudum. Demokrasinin hayat\u0131m\u0131za getirdi\u011fi e\u011flenceli durumu g\u00f6zlemesi, keskin zek\u00e2s\u0131 ve hi\u00e7 de g\u00f6stermedi\u011fi hiciv yetene\u011fiyle ele alm\u0131\u015f. Hayattan kopuk geni\u015f kitlelerin cahilli\u011fini istismar ederek yapt\u0131\u011f\u0131 kara mizah\u0131, kitap bitince aya\u011fa kalk\u0131p kendimce alk\u0131\u015flad\u0131m. Politikac\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131, b\u00fcrokratlar\u0131m\u0131z\u0131, hatta halk\u0131m\u0131z\u0131 dikkat \u00e7ekici bir \u015fekilde resmetmesi ger\u00e7ekten takdire \u015fayan\u2026 Kurulacak bir tesisin etraf\u0131nda d\u00f6nen f\u0131r\u0131ldaklar&#8230; Herkesin o tesisi kendisine mal etmeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131&#8230; Millet ekmek, politikac\u0131 ve b\u00fcrokratlar\u0131n hesap pe\u015finde olu\u015fu ve bunun g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile h\u00e2l\u00e2 ayn\u0131 olu\u015fu hem ac\u0131kl\u0131, hem de komik gelmeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Kutlu\u2019nun sade, duru anlat\u0131m\u0131 kesinlikle basit veya alelade de\u011fil, \u015fiirle i\u00e7 i\u00e7e girerek k\u0131vam\u0131n\u0131 bulmu\u015f bir eser olarak kar\u015f\u0131m\u0131zda duruyor. Yazar\u0131n \u201cTufandan \u00d6nce\u201d eserinde ba\u015fkaca kitaplarda g\u00f6rmedi\u011fim o \u201cedebiyat kayg\u0131s\u0131\u201dn\u0131 a\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131na da ayr\u0131ca sevindim. Hatta \u00fcstad\u0131n bilerek, isteyerek hik\u00e2ye sanat\u0131na yenilik, \u00e7e\u015fitlilik, zenginlik getirdi\u011fini rahatl\u0131kla s\u00f6yleyebilirim. Kendisini sanat\u0131n bu alan\u0131nda ortaya koydu\u011fu eserle \u201cBen de var\u0131m\u201d demesinden b\u00fcy\u00fck bir keyif ald\u0131m, haz duydum\u2026<br \/>\nKal\u0131n sa\u011fl\u0131cakla\u2026<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>T\u00fcrk hik\u00e2ye sanat\u0131 en yak\u0131n Sami Pa\u015fazade Sezai\u2019ye kadar uzan\u0131r. Ama hik\u00e2ye denince \u00d6mer Seyfettin ve Ahmed Hikmet M\u00fcft\u00fco\u011flu\u2019nu hat\u0131rlar\u0131m. \u0130smini zikretti\u011fim bu iki k\u0131ymetli hik\u00e2yecimiz \u00fclkenin en karanl\u0131k d\u00f6nemlerinde ya\u015fam\u0131\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen, milli kimliklerini saklayarak kalem oynatmay\u0131 ak\u0131llar\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7irmediler. \u0130\u015fte bu duru\u015flar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden \u201chik\u00e2ye\u201d denince akl\u0131ma ilk bu iki isim gelir. Zira&hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":16091,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"saved_in_kubio":false,"_mi_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"fifu_image_url":"","fifu_image_alt":"","_jetpack_memberships_contains_paid_content":false,"footnotes":""},"categories":[232,237,4,164],"tags":[],"class_list":["post-16071","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kultur","category-temmuz-23","category-yazarlar","category-yusairmak","category-232","category-237","category-4","category-164","description-off"],"aioseo_notices":[],"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/korpekalemler.net\/wp-content\/uploads\/2023\/07\/images-32.jpeg","jetpack_sharing_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/16071"}],"collection":[{"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=16071"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/16071\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":16072,"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/16071\/revisions\/16072"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/16091"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=16071"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=16071"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/korpekalemler.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=16071"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}