Ağustos '25DüşünceRukiye Anar

İnsanlığın son hızla yok oluşa sürüklendiği bu zamanda müslüman kalabilmek ne kadar zorlaştı. Halbuki insan olmak o kadar zor iken birde orda durmak daha da güç hâle geldi.

Kıyametin yaklaştığını  belirten manevi ve ahlakî tüm alametler çıkmışken birde gözle görülür derecede fiziki ve doğal alametler görülmeye başlandı. Tarık yıldızının dünyaya yaklaşması gibi

Zamanın kısalmasi ve  iklim değişiklikleri buna bağlı olarak tüm bunların İnsanlığın yok oluşu için silah olarak kullanılması olayları gerçekten ürkütücü.

Ayrıca ormanı ve canlıları yakan, hayvanları  yokeden   sistematik bir saldırı ve yıkım ile dünya ateşe verilmiş durumda.

Bunun yanında hava modifikasyonlari ile yapay yağmur ile sel oluşturmak, bulutların çalınması ile bazı bölgelerin  çoraklaşması,  bazı çöllerin  yeşillenmesi gibi büyük hadiseler kainatın doğal akışına müdahale olarak dehşetli bir gelişmedir.

Efendimizin ahir zaman hadiselerinden haber verdiği şeylerden biri de “Arap Yarımadası ırmakların aktığı yemyeşil hale gelmedikçe, Kıyamet kopmaz.”

Son yıllarda bu gerçekleşmiştir. Bu hayır mı şer mi? bilmiyoruz ama bu tür olayların ardında iklim silahlarını kullanan seytani bir elin varlığı söz konusudur.

Havayı ve iklimi savaş enstrümanı olarak kullanmak ABD de daha 70 li yıllarda tartışılmış ve yasaklanmıştı ancak dünyaya hükmeden seytani akıl bu sistemi ve silahları kullanıyor. En çok  üçüncü dünya ülkelerinde ve İslam beldelerinde deneniyor. Islam ülkelerinin yönetimleri müslüman halkı temsil etmedikleri için bu tür proje ve planların uygulanmasını çıkar hesapları ve siyasi makam yüzünden normal karşılıyorlar.

Mesela Suriye’de ve Irak ‘da savaşta nelerin denendiğini bilmiyoruz. Hâli hazırda ülkemizde de bir çok projeler uygulanmaya devam ediyor.

Havaya,suya, ormana ve hayvanlara yapılan fıtrat dışı müdahale Allah korusun  kıyameti koparacak cinsinden.

Yine başka bir hadiste ” yabancı kavimlerin, yiyicilerin birbirini  sofralarına davet ettiği gibi, birbirlerini sizin üzerinize çullanmaya çağıracakları zaman yakındır.” (Ebu Davud, mulahim 5/4297).

İslam ülkelerine enerji , maden  yatakları ve daha bir çok doğal kaynaklarımızı sömürmek için gayrı müslimler üşüşmüşlerdir. Orta Doğuda bitmeyen savaş bunun göstergesidir.

Filistin’de direnen o aziz insanları zillete mahkum eden de İslam ümmeti oldu.

Yine efendimizin  verdiği haberde şöyle geçmektedir “Herc vakaları çoğalmadıkça kıyamet kopmaz buyurdu. Sahabeler “herc nedir? ya resulullah” diye sordular. Allah Resulü: “Öldürmek, öldürmek!” dedi. (müslim  fiten 18).

Bütün bunlar gösteriyor ki, insanlık koşarak kıyamete gidiyor.

Biz müslümanlar olarak imanımızı muhafaza etmeye, bir başkasının da imanına kuvvet vermeye devam edeceğiz inşallah…Allah’tan selam ve selamet ola…

Rukiye Anar

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment