Namaz kılmayı artık bir rutin haline getiren fakat içindeki heyecanı azalan kardeşlerime 60 maddelik bir tavsiye listesi hazırladım.
- Seccadenizi değiştirmek, sadeleştirmek veya renklendirmek zihinsel tazelenme sağlar. Beyin, değişikliği “yeni bir deneyim” olarak algılar.
- Kullandığınız tesbihi değiştirmek, mis gibi kokan yeni bir tespih almak dahi ibadetinize bir derinlik katabilir.
- Namaz öncesi güzel bir koku sürün. Efendimiz (s.a.v) kokuyu severdi. Koku, zihni ibadete hazırlar.
- Aynı odaya sıkışıp kalmayın. Farklı odalarda, bazen balkonda, bazen doğada namaz kılmak huşuyu besler.
- Namazı hayatın bir molası değil, hayatın ta kendisi olarak görün. Bu algı değişimi, namazla olan bağınızı yeniden inşa eder.
- Cemaate gitme imkânınız varsa, özellikle sabah ve yatsı namazlarını camide kılmaya çalışın. Orada ruha işleyen başka bir huzur var.
- Her rekatta aynı sureleri okumak, otomatikleşmeye sebep olur. Farklı ayetler ezberleyin, namazınıza yerleştirin.
- Kur’an tilaveti yapan kârîleri dinleyin. Onlardan etkilendiğiniz ayetleri namazınızda okuyun. O seslerin etkisiyle namazın şekli değişir.
- Namazda bir ayetin anlamını bilerek okumak, huşuyu bin kat artırır. Ayetlerin meallerine göz atın.
- Tadili erkân, namazın huzur anahtarıdır. Eğilip kalkarken sindire sindire davranın, acele etmeyin.
- Namazı bitirip kalkmayın hemen. Bir-iki dakika seccadede kalın. O bekleyiş bile ruhu terbiye eder.
- Tesbihatı aceleye getirmeyin. “Sübhanallah” derken gerçekten “her şeyden münezzehsin Allah’ım” diyebiliyor musun, düşün.
- Dua edin. Namazın sonunda edilen içten bir dua, ibadeti tamamlar, kalbi tazeler.
- Namazda ağlamayı hedeflemeyin, ama kalbinizin titremesini isteyin. Bir ayet sizi yakalayana dek arayın.
- “Ben bugün Rabbimle ne konuşacağım?” sorusunu kendinize sorun. Namazınız sohbetleşir.
- Sabah namazına kalkmak için akşamdan niyet edin. Bu, bilinçaltını hazırlar.
- Sabah namazından sonra 10 dakika Kur’an okuyun. O saatler ruha işler.
- Ezanı bekleyerek, “vakit gelse de kılsam” diye hevesle beklemek; aşkı canlı tutar.
- Namazın abdesti bile bir ibadettir. Abdest alırken her azayı hissederek yıkamaya çalışın.
- Evinizde küçük bir “namaz köşesi” yapın. Mum, seccade, Kur’an, güzel bir koku… Hepsi sizi çeker.
- Sessizlik ve huzur, namazda derinlik oluşturur. Gürültülü ortamlardan uzaklaşın.
- Aynada kendinize bakıp “Sen Rabbinin huzuruna çıkacaksın” deyin. Kendinizle yüzleşin.
- Namazdan önce kısa bir duruş yapın. “Kime gideceğim?” sorusunu zihninize bırakın.
- İç ezanı duymaya çalışın. Saat değil, kalp uyandırsın sizi
- Cuma günü namazlarını bayram gibi hazırlıkla karşılayın. Bu özel gün ruhunuzu da temizler.
- Çocuklarınıza namazı sevdirmek için onlarla birlikte kılın. Onların tebessümü bile huşudur.
- Başkalarının namaza olan aşkını izleyin. Onların hali sizi diriltir.
- Namazda hayal kurmak yerine Allah’ın sizi izlediğini hayal edin. Dikkatiniz toplanır
- Sadece farzı kılıp çıkmak yerine, sünnetleri de önemseyin. Onlar ruhun alt yapısıdır.
- Güneşin doğuşuna bakarak sabah namazını hatırlayın. Güneş, Allah’ın bir davetçisidir.
- Tüm vücudun kıbleye yöneldiği gibi kalbin de dönsün. Bu niyetle başlayın.
- Ayakkabınızı giyerken bile “namazımı aceleye getirmeyeyim” deyin.
- Gün içinde ara sıra “ikindi geçti mi?” gibi sorularla vakit bilinci kazanın.
- Uyandığınızda ilk kelimeniz “namaz” olursa, o gün başka olur.
- Gözyaşı olmasa bile iç sızısı Allah’a ulaşır. O sızıya kulak verin.
- Kıyamdayken ellerin göğüste değil, yürekte olduğunu hissedin.
- Kalp “Allahu ekber” diyebilsin diye dilin yavaş konuşsun.
- Telefonu sessize almak değil, kalbi susturmak gerekir.
- Namazın rekâtı değil, derinliği yorar. Sakinlik verim getirir.
- Kıldığınız namazı bir çocuğa anlatacakmış gibi düşünün. O masumiyetle tekrar kılın.
- Rükûda sadece belin değil, nefsin de eğildiğini hayal edin.
- Allah ile göz göze gelinmez ama kalp kalbe dokunulur. Bunu kıyamda yaşayın.
- Ayakta durduğunuzda, dünya sizin ardınızda kalsın.
- Secdeye başınızı değil, yüklerinizi koyun.
- Namazda “acele et” diyen şeytanı değil, “kal” diyen Rahman’ı dinleyin.
- Hızlı kılınan bir namaz, çalınmış bir hazinedir.
- Yavaş kılınan bir rekat, tüm gününüzü kurtarabilir.
- Ayetlerin anlamlarını ezberleyin. Böylece namazda ruhunuz da tercüme eder.
- Namazı bitirirken “elveda” demeyin, “görüşürüz” deyin.
- Namazın sonunda başınızı sağa sola çevirdiğinizde, melekleri değil pişmanlıklarınızı uğurlayın.
- Eliniz cebinizde değil, kalbiniz secdede dursun.
- Huşu, sadece ağlamak değildir; susmak da huşudur.
- Her gün farklı bir vakti “en güzel kılacağım” diye seçin.
- Secdede Allah’a “geldim” deyin. O sizi zaten bekliyordu.
- Namazlarınızı isimlendirin: “Bu sabah namazı huzur için”, “bu ikindi şükür için”…
- İçten içe “beni duyuyor mu?” diye değil, “beni seviyor” diye kılın.
- Kıldığınız her namazı Allah’a yazılmış bir mektup olarak düşünün.
- Bazen sadece sükûtla Rabbine dön. Namaz, kelimelerden büyük.
- “İçimden gelmiyor” diyorsan, o an en çok kılman gereken an odur.
- Ve unutma: Namaz bir yük değil, ruhun en eski dostudur. O dosttan kopma, ona sığın.
Namaz, sadece vakitleri değil, hayatı da düzene koyar. Huşu bir anda gelmez; emek ister. Ama sen her rekatta bir adım attıkça, Rabbin sana daha çok yaklaşır.
Unutma, bu bir yarış değil. Bu bir yolculuk. Ve o yolculuğun başında değil; tam içindesin. Yavaşla. Kalbini duy. Ve bir kez daha seccadeye dön.
Namaz kılma konusunda tembellik yaşayan, bir başlayıp bir bırakanlardan iseniz aşağıdaki beş duaya inanarak devam edin. Bu duaların ilki âyette diğer dördü ise peygamberimizin hadislerinde yer alıyor.
Yazar: Mustafa Yazıcı
X adresi: @myzccc
https://x.com/myzccc/status/1950231597506318512